REHBER / YAZGI · CAMUS VE KARAR

Yazgı, Yabancı’dan nasıl esinleniyor? Musa’nın karar vermeme hâli

Yazgı ile Albert Camus’nün Yabancı romanı arasındaki ilişki. Zeki Demirkubuz’un açıklamalarıyla Musa’nın kayıtsızlığını ve karar vermemesini okuma rehberi.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Yabancı ilişkisi yönetmenin kendi açıklamasına dayanıyor

Yazgı’nın Albert Camus’nün Yabancı romanıyla bağı, yalnız eleştirmenlerin benzerlik kurmasından kaynaklanmıyor. Zeki Demirkubuz’un kendi film sayfası senaryoyu bu romandan esinlenerek yazdığını açıkça belirtiyor. Yönetmenin sitesinde korunan arşiv söyleşisi de aynı ilişkiyi birinci ağızdan doğruluyor. Bu nedenle film için doğru başlangıç, kaynağı gizli bir benzerlik olarak aramak yerine esinlenmenin neyi değiştirdiğini sormak.

Romanı okumamış olmak filme başlamayı engellemez. Ancak karşılaştırma yapmak isterseniz yalnız hangi olayların aynı olduğuna bakmakla yetinmeyin. Bir karakterin çevresine verdiği tepki, bu tepkinin başkalarınca nasıl karşılandığı ve kişinin kendisine ilişkin açıklaması da ayrı karşılaştırma alanları. Esinlenme bilgisini bütün sahnelerin birebir çevirisi garantisi gibi almamak, filmin kendine ait koşullarını görmeye yardım eder.

Musa’nın sorunu yalnız hareketsiz görünmesi değil

Yönetmenin resmî özetinde Yazgı, iradesini kullanmayı reddeden ve belirli bir neden olmadan kendisini suçlu hisseden bir insanın hikâyesi olarak tanımlanıyor. Buradaki ayrım önemli: karar verecek imkânı olmamakla o imkânı kullanmayı reddetmek aynı durum değil. Musa’yı yalnız güçsüz biri saymak, karakterin kayıtsızlığıyla açılan soruyu daraltabilir.

İzlerken hareket edip etmediği kadar hangi noktada tercih bildirmediğine bakın. Başkasının önerisini kabul etmek, karşı çıkmamak ya da susmak bir olayın sonucunu yine etkileyebilir. Bu, Musa’nın her davranışının gizli bir hesap olduğu anlamına gelmiyor. Rehberin yorum önerisi, karar vermemenin de ilişkiler içinde etkisi bulunduğunu düşünmek. Bir kişinin kendi bakışında fark yaratmayan şey, aynı olayın içindeki başka biri açısından belirleyici olabilir. Böylece görünür sakinliğin çevresinde oluşan sonuçlar izlenebilir hâle geliyor.

Kayıtsızlık, dünyanın durmasını sağlamıyor

Cannes’ın resmî sinopsisi Musa’yı gümrükte muhasebeci olarak tanıtıyor; yaşamını değiştirmek için uğraşmak yerine olayların akışına bıraktığını belirtiyor. Aynı özet, evlenme kararında da karşısındaki kişinin isteğine uymasını öne çıkarıyor. Önemli olan yalnız Musa’nın ne hissettiği değil, onun tepki vermediği sırada diğer kişilerin davranmaya devam etmesi.

Bu ilişki, filmin adını düşünmek için somut bir yol sunuyor. Yazgıyı yalnız kişinin dışındaki açıklanamaz bir güç gibi almak yerine, kararların başkaları tarafından verildiği bir ortamda kayıtsız kalmanın ne yarattığını izleyebilirsiniz. Musa seçmediğinde ortaya çıkan hayat, kimsenin seçmediği bir hayat olmak zorunda değil. Kendisinin müdahale etmediği alanda başka istekler ve iradeler bulunuyor. Film üzerine tartışma, edilgenlikle bütün sonuçların dışında kalma düşüncesi arasındaki mesafeye böylece açılabiliyor.

Yönetmen kayıtsızlığı bir deney olarak anlatıyor

Demirkubuz, kendi sitesindeki arşiv söyleşisinde Yazgı’da kayıtsızlık duygusunu vermeye çalıştığını anlatıyor. Kendisinin güçlü biçimde bağlandığı meseleler karşısında kayıtsız kalsaydı ne olacağını düşünmesini de bu açıklamaya katıyor. Bu sözler, Musa’yı yönetmenin kişiliğinin doğrudan kopyası gibi görmek yerine bir olasılığın araştırılması olarak değerlendirmeye yardımcı oluyor.

Karakterin davranışıyla yaratıcı kişinin hayatını eşitlemek, filmin kurduğu soruyu biyografik bir bilmeceye çevirebilir. Bunun yerine hangi kabulün sınandığını düşünün: insanın mutlaka tepki vermesi mi bekleniyor, tepki göstermenin biçimi mi önem taşıyor, başkaları kişinin duygusunu hangi işaretten anlıyor? Söyleşi bu sorulara tek bir cevap vermiyor. Rehberdeki işlevi, yönetmenin hangi duyguyla ilgilendiğini açıklamak; Musa’nın her kararını onaylayan bir talimat sunmak değil. Bir olasılığı anlatmakla onu herkes için yol olarak önermek ayrı şeyler.

Romanla karşılaştırmada duygudan önce beklentiyi düşünün

Can Yayınları’nın Yabancı tanıtımı, Meursault’nun toplumun beklediği kalıplara uymamasını ve çevresiyle arasındaki mesafeyi vurguluyor. Bu çerçeveyi Yazgı’nın Musa’sıyla yan yana koyarken, iki karakterin aynı kişi olduğunu varsaymak gerekmiyor. Karşılaştırmanın verimli alanı, görünen tepkinin başkaları için nasıl bir anlam kazandığı olabilir.

Örneğin bir kişi beklenen üzüntüyü göstermediğinde, çevresindekiler onun hakkında hangi sonuca varıyor? Bir olayın hukuki ya da maddi gerçekliğiyle kişiden beklenen duygusal davranış birbirine ne ölçüde karışıyor? Bunlar film ile romanı birlikte düşünmek için önerilen sorular. Her iki eserdeki bütün ayrıntıların eşleştiği iddiasını taşımıyor. Karşılaştırmayı karakter adlarını ve olayları eşleştirme oyunundan çıkartıp, insanı hangi davranış üzerinden tanıdığımız sorusuna yöneltiyor. Romanı sonradan okursanız da bu ayrım kullanılabilir.

2001 yapım, 2002 Cannes: kayıtları ayrı okuyun

Yönetmenin film sayfası Yazgı’yı 2001 yapımı olarak kaydediyor. Cannes’ın sayfasındaki 2002 ise filmin Un Certain Regard seçkisinde yer aldığı yıl. Musa’yı Serdar Orçin canlandırıyor. Süreler de aynı değil: yönetmenin kendi kaydı 113, Cannes 115, İstanbul Modern 120 dakika veriyor. Elimizde bu farkların nedenini kanıtlayan sürüm bilgisi olmadığı için ayrı kurgu açıklaması yapmıyoruz.

Filme başlarken üç soruyu akılda tutabilirsiniz: Musa hangi durumlarda tercih bildirmiyor, diğer kişiler bu boşlukta nasıl davranıyor, onun görünür tepkisiyle ona atfedilen anlam nerede ayrılıyor? Bu çerçeve, Camus ilişkisini bilmenin ötesinde film boyunca kullanılabilecek bir izleme yolu sunuyor. Felsefi bir tanımı önce öğrenip her sahneye uygulamak zorunda değilsiniz. Musa’nın gündelik ilişkilerini takip etmek, esin kaynağının açtığı sorulara filmin kendi olayları içinden yaklaşmayı sağlıyor.

Sık sorulan sorular

Yazgı hangi romandan esinleniyor?

Zeki Demirkubuz’un kendi açıklamasına göre Albert Camus’nün Yabancı romanından.

Yazgı’da Musa’yı kim oynuyor?

Serdar Orçin. Cannes’ın resmî oyuncu kaydı rolü Musa olarak eşleştiriyor.

Yazgı 2001 mi 2002 mi?

Yönetmenin kaydında 2001 yapımı. 2002, Cannes’ın Un Certain Regard seçkisindeki festival yılı.

Yazgı kaç dakika?

Yönetmenin kaydı 113, Cannes 115, İstanbul Modern 120 dakika veriyor. Bu farkların ayrı kurgu anlamına geldiği doğrulanmış değil.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →