REHBER / İNSANLAR İKIYE AYRILIR · FİLM REHBERİ

İnsanlar İkiye Ayrılır: Prim yarışı Duygu, Bahadır ve Ceren’in ilişkisini nasıl kuruyor?

İnsanlar İkiye Ayrılır’da tahsilat primi ve Ceren dosyası; Tunç Şahin’in senaryo çıkışı, kara film tercihi ve karakterlere bakışıyla bir rehber.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

İki çalışan, aynı dosya ve farklı kazanç hesapları

İnsanlar İkiye Ayrılır’da Duygu ile Bahadır’ın Ceren’e yaklaşımını yalnız işlerini yapma isteği açıklamıyor; en yüksek tahsilata verilen prim, iki meslektaşı rakip hâline getiriyor. İstanbul Modern’in başlangıç özetinde Duygu’nun borç tahsil eden bir şirkette işe başladığı, Bahadır’la yollarının borçlu Ceren’in dosyasında kesiştiği belirtiliyor. İşin kurum için hedefiyle çalışan için getirisi aynı işlemde birleşiyor.

Bu kurulum, üç kişinin ilişkisini basit bir alacaklı-borçlu karşılaşmasından çıkarıyor. Duygu ile Bahadır aynı tarafta görünseler de ödül için birbirleriyle yarışıyorlar. Ceren ise yalnız karşılarında duran bir dosyanın adı değil, bu rekabetin yöneldiği kişi. Başlangıcın somut sorusu, tahsilatın nasıl gerçekleşeceği kadar başarı diye tanımlanan sonucun kime ne yaptırdığı.

Prim sistemi iş arkadaşlığını neden değiştiriyor?

Bir kurum ortak bir hedef belirleyip ödülü tek tek çalışanlara dağıttığında, birlikte çalışmakla birbirini geçmek aynı anda gerekli hâle gelebilir. Filmde doğrulanan prim düzeni, bu çelişkiyi görünür kılıyor. Tahsilat miktarı yükseldikçe şirketin kazancı artabilir; fakat çalışanlar arasındaki güvenin de aynı ölçüde arttığı söylenemez.

Bu nedenle Duygu ile Bahadır’ın rekabetini yalnız kişisel hırsa bağlamak, hikâyenin kurumsal başlangıcını eksiltir. Ödülün hangi davranışı teşvik ettiği de ilişkiyi biçimlendiriyor. Buna karşılık teşvik sisteminin varlığı, karakterlerin kendi seçimlerini önemsiz kılmaz. Filmin sorusu bu iki alanın birlikte düşünülmesine dayanıyor: Kişi hem bir düzenin çalışanı olabilir hem o düzenin içinde başkasına karşı sorumluluk taşıyabilir. Aynı davranışın iş başarısı ve insani maliyet olarak farklı okunabilmesi, gerilimin temel kaynaklarından biri.

Tunç Şahin hikâyenin çıkışında neyi merak etmiş?

Zeynep Naz İnansal’ın Dadanizm söyleşisinde Tunç Şahin, ailesinin bir bankayla yaşadığı süreçte eksik ve yanıltıcı bilgiyle karşılaştıklarını düşündüğünü anlatıyor. Başlangıçtaki öfkeden sonra, zor durumdaki insanları her gün arayıp sıkıştırmayı iş olarak yapanların ne hissettiğini merak etmeye yöneldiğini söylüyor. Bu, belirli bir şirket hakkındaki doğrulanmış inceleme değil, yönetmenin hikâyeye gelişini anlattığı kişisel deneyim.

Yaratıcı soru borçlunun öfkesini aktarmakla sınırlı kalmayınca, anlatının bakış alanı da genişliyor. Çalışanların ne hissettiğini anlamaya çalışmak, yaptıklarını haklı bulmakla aynı şey değil. Tam tersine, bir davranışın hangi sıradan ihtiyaçlarla sürdürülebildiğini incelemeyi sağlıyor. Geçinme ve yükselme hedefiyle başkasını baskı altına alma işi arasındaki mesafe, hikâyenin kişisel ve kurumsal alanlarını birbirine bağlıyor.

Ceren’in dosyası neden yalnız hedef sayılamaz?

İKSV’nin resmî programı Duygu ile Bahadır’ın Ceren üzerinde baskı kurarken birbirlerine karşı da prim mücadelesi yürüttüğünü açıklıyor. Böylece dosya, yalnız hakkında bilgi toplanan kişiyi değil, onu takip edenlerin birbirleriyle ilişkisini de değiştiriyor. Bilginin nasıl kullanılacağı, kimin elinde bulunduğuna göre başka bir anlam kazanabiliyor.

Bu başlangıcı takip etmek için Ceren’in sonraki hamlelerini bilmek gerekmiyor. Asıl ayrım, bir insanın durumuyla o durumun çalışma sistemi içindeki karşılığını birbirinden ayırabilmek. Çalışanlar için dosya kapanması bir performans sonucu olabilir; dosyanın konusu olan kişi içinse hayatının başka alanlarına uzanan bir olaydır. Aynı ilişkiyi iki taraftan düşünmek, kimin daha sempatik olduğuna karar vermekten daha açıklayıcı bir yaklaşım sunuyor.

Altı kişi fikri ve senaryo danışmanlığı ne ekliyor?

Şahin Dadanizm’de, fikrin 7Yüz için geliştirdiği hikâyelerden ayrılıp uzun metraj biçimine yöneldiğini anlatıyor. Altı karakter ve altı mekân üzerinden düşünme alışkanlığının bu yapıda da iz bıraktığını belirtiyor. Senaryo danışmanı Derya Yanmış’la yapı ve diyalogların üzerinden tekrar tekrar geçtiklerini söylüyor.

Bu bilgiler, hikâyenin yalnız bir güncel meseleyi konu seçmekle oluşmadığını gösteriyor. Aynı sisteme farklı konumlardan bakan kişilerin sayısı ve birbirlerine ne kadar bilgi açtıkları, anlatının kurulma biçimini belirliyor. Bir fikrin dizi içindeki kısa formdan ayrılması da, anlatılmak istenen sorunun başka bir süre ve düzen gerektirebildiğini düşündürüyor. Burada doğrulanan bağlantı yaratıcı gelişim süreci; seyircinin diziyi önceden bilmesini zorunlu kılan bir devam ilişkisi değil.

Kara film tercihi ve romantik beklentinin sınırı

Şahin Dadanizm söyleşisinde filmi finans dünyasında geçen bir kara film olarak düşündüğünü, klasik ve yeni kara film örneklerine baktığını açıklıyor. Fatih Tuncay’ın Fil’m Hafızası söyleşisindeyse Duygu’nun merkezinde romantik bir çizgi değil, hayatta kalmaya çalışırken etik sorunlarla uğraşmanın bulunduğunu belirtiyor. Bu iki açıklama birlikte, tür beklentisini somutlaştırıyor.

Karakterler arasında bir yakınlaşma ihtimali bulunması, bütün hikâyenin aşk üzerinden çözüleceğini vaat etmez. Aynı şekilde gerilim, yalnız kimin gizli bilgi sakladığını bulmaktan ibaret olmayabilir. İnsanların iş gereği başka yüzlerini göstermesi, anlatının ilişki biçimiyle ilgilidir. Filmi seçerken hem borç dünyasına hem bu dünyada kurulan belirsiz yakınlıklara ilgi duymak anlamlı; tek bir romantik veya polisiye sonucun bütün soruları kapatması beklenmemeli.

Hangi seyirci sorusu için tercih edilmeli?

İşyerindeki ödül düzeninin kişiler arasındaki bağı nasıl değiştirdiğini merak edenler için İnsanlar İkiye Ayrılır somut bir hikâye sunuyor. Prim yarışı, Duygu ile Bahadır’ın aynı kurumda bulunurken neden bütünüyle ortak hareket edemediğini açıklıyor. Ceren’in dosyası ise bu rekabetin soyut bir sayı üzerinde yaşanmadığını hatırlatıyor.

Başlangıcın en verimli sorusu, üç kişiden hangisinin hangi tarafta olduğuna kesin karar vermek yerine, tarafların nasıl kurulduğunu düşünmek. Kurum, çalışan ve borçlu aynı olayın farklı sonuçlarıyla ilgileniyor. Şahin’in yaratıcı açıklamaları, bu ilişkilerin yalnız şaşırtıcı bir son üretmek için değil, başarı ve sorumluluğun birbirine nasıl bağlandığını araştırmak için kurulduğunu gösteriyor.

Sık sorulan sorular

İnsanlar İkiye Ayrılır’ın yönetmeni ve senaristi kim?

İKSV’nin 2020 yapım kaydında iki görev de Tunç Şahin’e ait.

Duygu, Bahadır ve Ceren’i kim canlandırıyor?

Biletinial’ın rol tablosunda Burcu Biricik Duygu, Aras Aydın Bahadır, Pınar Deniz Ceren olarak eşleştiriliyor.

7Yüz’ü önceden izlemek gerekiyor mu?

Şahin bağlantıyı fikirlerin gelişimi ve yazım yapısı üzerinden açıklıyor; İnsanlar İkiye Ayrılır ayrı bir uzun metraj olarak kurulmuş.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →