REHBER / Film rehberi

Neden Tarkovski Olamıyorum: Bahadır’ın geçim işi kendi filmine neden yol açmıyor?

Murat Düzgünoğlu’nun Neden Tarkovski Olamıyorum filminde ücretli televizyon işi, kişisel senaryo ve başarı arzusunun çatışması üzerine rehber.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Film çekmekle istediği filmi çekmek arasındaki mesafe

Neden Tarkovski Olamıyorum’da Bahadır zaten yönetmenlik yapıyor; sorun, film çekmeye hiç başlayamaması değil, istediği sinemayla geçimini sağladığı iş arasındaki açıklık. İstanbul Modern’in tanıtımı, onun kendi senaryosuna yapımcı ararken televizyon filmleri çektiğini belirtiyor. Bu başlangıç, mesleğe girmek ile yaratıcı hedefe ulaşmanın aynı şey olmadığını somutlaştırıyor.

Bahadır’ın çatışmasını yalnız hayalperestlik diye açıklamak da yalnız dış engellere bağlamak da dar kalır. Ücretli iş, bir yandan yaşamını sürdürmesini sağlar; diğer yandan zamanını ve enerjisini kullanır. Kişisel proje geleceğe ertelenirken, onu mümkün kılması beklenen çalışma düzeni kendi devamlılığını kazanabilir. Böylece film, sanatçının gündelik hayatından bağımsız büyük bir ideal anlatısı kurmak yerine, idealin her gün hangi kararlarla yaşatıldığını sorar. Yönetmen olmak, bu sorunun bitmesi değil, başka bir biçimde başlamasıdır.

Tarkovski adı bir sınav mı, bir ölçü mü?

Murat Düzgünoğlu, Banu Bozdemir’in 2015 tarihli özgün söyleşisinde temel meselenin başarılı görünmek ile içten bir hikâye anlatmak arasındaki ayrım olduğunu söylüyor. Başlıktaki isim bu yüzden yalnız büyük bir yönetmene duyulan hayranlığı bildirmiyor. Kişinin kendi anlatma isteğini daha önce kurulmuş bir büyüklük ölçüsüyle değerlendirmesi de gündeme geliyor.

Bir örnekten öğrenmekle o örneğin yerini almaya çalışmak farklı yaratıcı hareketlerdir. Hayranlık, kişinin kendi sorusunu daha açık görmesini sağlayabilir; aynı hayranlık, yaptığı her şeyi ulaşılmaz bir karşılaştırmada yetersiz bulmasına da yol açabilir. Bahadır’ın sorusu bu gerilimi gündelik dile taşıyor. Başlıktaki esprinin etkisi, yalnız büyük sanatçı olamamakta değil, kişinin neden kendi sesini bulmak yerine sürekli başka birinin adına bakarak kendisini ölçtüğünde yatıyor. Filmi anlamak için bütün Tarkovski filmlerini bilmekten daha doğrudan bir giriş bu.

Senaryonun kendi geçmişi ne söylüyor?

Düzgünoğlu söyleşide metni 2004–2006 arasında yazdığını, daha sonra eski projeyi yeniden ele aldığını anlatıyor. İlk filminden sonraki dönemde borçları ve geçim koşulları nedeniyle dizi işleri yaptığını da açıklıyor. Bu süreç bilgisi, mesleki deneyimin kurmaca soruya nasıl malzeme sağlayabildiğini gösteriyor. Ancak Bahadır’ı yönetmenin birebir yaşamöyküsü saymaya yetmiyor.

Kendi deneyiminden bir durum tanımak, o deneyimi olduğu gibi aktarmak zorunda olmak demek değildir. Kurmaca, tanınan bir çıkmazı başka ilişkilere açabilir, farklı zamanları bir araya getirebilir ve yaşanmamış ihtimalleri araştırabilir. Bu yüzden yaratım sürecini bilmenin yararı, hangi olayın gerçekte olduğunu tahmin etmekten çok, ücretli iş ile kişisel üretim arasındaki sorunun niçin yalnız teorik bir tartışma gibi ele alınmadığını anlamaktır. Yazım ile filme dönüşme arasındaki zaman da aynı sorunun üretim tarafını görünür kılıyor.

Bitmeyen proje neden güvenli olabilir?

Yönetmen özgün söyleşide tamamlanmamış bir projenin insanı sürekli potansiyel olarak koruyabildiğini; bitmiş eserin ise değerlendirilme ve başarısız olma riskini taşıdığını tartışıyor. Bu açıklama, yapımcı bulma güçlüğünü ortadan kaldırmıyor. Dış koşulların yanına kişinin kendi çalışmasıyla kurduğu ilişkiyi de ekliyor.

Bir proje henüz yapılmadığında kusursuz bir gelecek ihtimali taşır. Somut bir seçime dönüştüğünde ise her karar başka bir ihtimali dışarıda bırakır. Tamamlamak, yalnız yeterli kaynağa sahip olmak değil, anlatının artık değiştirilemeyecek bir biçimiyle karşılaşmayı da göze almaktır. Bahadır’ın arayışını ilginç kılan, bu riskin ekonomik ihtiyaçla birbirine karışması. Para yokluğu gerçek bir engel olabilir; fakat para bulunursa bütün yaratıcı belirsizliğin çözüleceğini varsaymak da kişiye rahat bir erteleme alanı sağlayabilir. Film sorusunu bu iki kolay açıklama arasındaki alanda kuruyor.

Gündelik ilişkiler yaratıcı soruya nasıl katılıyor?

Bir insanın kendi filmini yapması yalnız masa başındaki yazıyla ilgili değildir. Arkadaşlıklar, aile ilişkileri ve geçim düzeni, ne kadar zaman ayırabildiğini ve kendisini başkalarına nasıl anlattığını da belirler. Kişi henüz yapmadığı eser üzerinden tanındığında, gelecekteki başarısı bugünkü ilişkilerde de bir karşılık kazanabilir.

Bu durumda proje yalnız üretilecek nesne olmaktan çıkar; kişinin kendisini tanımlama biçimine dönüşür. Onu değiştirmek, daraltmak veya bitirmek, çevresine anlattığı hayatı da yeniden kurmayı gerektirebilir. Bahadır’ın yönetmenlik hedefini tek başına büyük bir estetik iddia olarak ele almak bu gündelik tarafı kaçırır. Kendi hikâyesini anlatmak isteyen biri, önce kendi hayatını hangi cümlelerle açıklamaya alıştığını da sorgulamak zorunda kalabilir. Yaratıcı tıkanmanın anlatıdaki değeri, yalnız üretim takvimi gecikmesinde değil, kişinin kendi konumunu koruma biçimleriyle birleşmesindedir.

Nasıl bir sinema filmi beklenmeli?

Neden Tarkovski Olamıyorum, sinema üretiminin gündelik iş ve kişisel beklentilerle ilişkisini merak eden izleyiciye uygun bir trajikomik hikâye. Bahadır’ın işi bildiği hâlde istediği yere ulaşamaması, mesleki başarının yalnız yetenek veya arzu sözcükleriyle açıklanamayacağını gösteren bir başlangıç sunuyor. Aynı zamanda bütün sorumluluğu piyasaya bırakmanın rahatlığını da tartışmaya açıyor.

Filmi seçerken en yararlı beklenti, büyük yönetmen olmanın tarifini almak değil, büyük olma isteğinin kişinin kendi işine ne yaptığını düşünmek. Düzgünoğlu’nun yazım süreci ve bitmeyen proje açıklamaları bu soruya somut bir yaratım zemini sağlıyor. Bahadır’ın kişisel filmi ile ücretli işleri arasındaki açıklık, yalnız iki ayrı sinema türünün farkı değildir. Gününü geçirmesini sağlayan hayat ile kendisini anlamlı bulacağı hayat arasındaki mesafedir. Film bu mesafeyi, kendine de bakabilen bir mizahla araştırmaya açıyor.

Sık sorulan sorular

Bahadır ne iş yapıyor?

Yönetmenlik yapıyor; geçimini televizyon filmleriyle sağlarken kendi senaryosu için yapımcı arıyor.

Filmin yönetmeni kim?

Murat Düzgünoğlu. Bahadır’ı Tansu Biçer canlandırıyor.

Önceden Tarkovski filmlerini izlemek gerekir mi?

Ana çatışmayı anlamak için zorunlu değil. Başlık, Bahadır’ın örnek aldığı sinema ile kendi üretimi arasındaki mesafeyi belirginleştiriyor.

Film yalnız sinema sektörünü mü eleştiriyor?

Düzgünoğlu söyleşide dış koşulların yanında kişinin kendisine bakmasını ve kendi hikâyesiyle ilişkisini de temel sorun olarak tartışıyor.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →