REHBER / UZAK · FİLM REHBERİ

Uzak: Mahmut ile Yusuf’un aynı evdeki mesafesini işleri nasıl kuruyor?

Uzak’ta fotoğrafçı Mahmut ile gemide iş arayan Yusuf’un ortak evi; meslek, geçicilik, sessizlik ve gündelik sınırlar üzerinden filmi anlama rehberi.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Aynı ev, iki ayrı gelecek

Uzak’ın başlangıcında Mahmut’un İstanbul’da kurulmuş bir hayatı var; Yusuf ise köyden, gemide iş bulup yurt dışına gidebilme isteğiyle geliyor. Cannes’ın resmî özeti fotoğrafçı Mahmut’un idealleriyle yaşadığı hayat arasındaki açıklığı da özellikle belirtiyor. Dolayısıyla karşılaşma, yalnızca ev sahibi ile misafir arasındaki gündelik bir uyumsuzluk değil. Birinin yerleştiği düzen, ötekinin henüz ulaşamadığı başlangıç noktasını oluşturuyor.

Evin anlamını bu iki gelecek tasarımını yan yana tutarak izlemek mümkün. Mahmut açısından ev, alışkanlıklarının sürdüğü alan; Yusuf açısından geçici bir barınma ve iş ararken tutunma imkânı. Aynı odada bulunmaları, oradan sonra nereye gidecekleri konusunda aynı şeyi düşündüklerini göstermiyor. Fiziksel yakınlığın neden duygusal yakınlığa dönüşmediğini açıklayan ilk ayrım bu olabilir.

İş aramak, şehirde başka türlü dolaşmak

Yusuf’un gemide çalışma isteği, İstanbul’a gelişini sınırsız bir keşif gezisi olmaktan çıkarıyor. Şehir, aynı zamanda ulaşması gereken bir gelecek için aracılık edecek yer. Onun açısından hareket etmek, bir imkân bulunup bulunmadığını öğrenmeye de bağlı. Mahmut’un fotoğrafçı olması ise çalışmanın daha yerleşik bir hayatın içinde sürdüğünü düşündürüyor.

Buradan iki erkeği çalışkan ve tembel diye sınıflandırmak yerine, işin her birine nasıl bir zaman duygusu verdiği sorulabilir. İş arayan kişi için geçici sayılan bir bekleyiş, ev sahibinin gözünde ucu açık bir misafirliğe dönüşebilir. Günün nasıl geçtiğine dair küçük anlaşmazlıklar, aslında ne kadar beklenebileceği ve kimin kime karşı sorumlu olduğu sorularını taşır. Bu ayrım, ev içindeki huzursuzluğu yalnızca kişiliklerin birbirine uymamasıyla açıklamaktan daha somut bir zemin sunuyor.

Fotoğrafçılık neden yalnız bir meslek bilgisi değil?

Cannes özetindeki ideal ile gerçek hayat arasındaki açıklık, Mahmut’un fotoğrafçılığını da başka türlü düşünmeye çağırıyor. Bir işi yapabiliyor olmak, o işin kişinin kendisinden beklediği hayatı sağladığı anlamına gelmeyebilir. Buradaki temel soru başarısız olup olmadığı değil, yaptığıyla yapmak istediği arasındaki uzaklık olabilir.

Böyle bakınca Yusuf’un gelişi, Mahmut’un evine yalnızca yeni bir insan getirmez; alışılmış düzenin dışından bir beklenti de sokar. Yusuf için ihtimal gibi görünen şehir, Mahmut için daralmış bir çevreye dönüşmüş olabilir. Bu, yönetmenin her sahneye verdiği açıklama olarak değil, iki mesleki konumu karşılaştıran bir izleme önerisi olarak kullanılabilir. Fotoğrafçı ile iş arayan akraba arasındaki farkı, kültürlü kişi ile deneyimsiz kişi karşıtlığına indirgemeden düşünmek özellikle işe yarar.

Sessizlikte neyi takip etmeli?

Ceylan, Şubat 2003 tarihli Altyazı söyleşisinde bazı sahnelerin önce uzun diyaloglarla yazıldığını, daha sonra diyalogsuz alternatifleri tercih ettiğini anlatıyor. Ayrıca Muzaffer Özdemir’in, karakterin tek başına kaldığı durağan anları canlandırma biçimini önemsediğini söylüyor. Bu bilgiler, sessizliği eksik bırakılmış açıklama saymak yerine anlatımın kurulduğu yer olarak değerlendirmeyi sağlar.

İzlerken her susuşa tek bir duygu adı bulmaya çalışmak gerekmiyor. Kimin konuşma ihtiyacı duyduğu, kimin cevap vermek zorunda kaldığı ve bir konuşmanın ne zaman bittiği de ilişkideki sınırları gösterebilir. Bir karakterin kendini anlatmamasıyla, ötekinin onu anlamaya çalışmaması aynı durum değildir. Bu farkı korumak, sessiz anları yalnızca hüzünlü atmosfer diye adlandırmaktan daha fazla ayrıntı açığa çıkarabilir.

Kendi evinde çekmek, kendini anlatmak mı?

Aynı söyleşide Ceylan, çekimlerde kendi evini kullanmanın kolaylık ve maliyetle ilişkisini açıklıyor. Mahmut’ta kendisine ve arkadaşlarına ait özellikleri birleştirdiğini, buna karşılık karakterle kendisini eşitlemediğini de belirtiyor. Bu nedenle gerçek bir mekânın kullanılması, filmdeki her olayın yönetmenin yaşamından aynen alındığı sonucunu vermiyor.

Ev üzerine düşünürken daha yararlı soru, mekânın kime ait olduğu kadar alışkanlıkları kimin belirlediği olabilir. Bir insanın düzeni, bir başkasının kendini rahat hissedebilmesinin önüne geçtiğinde konukseverliğin sınırı görünür hale gelir. Akrabalık bu sınırı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yardım etmek ile kendi hayatına birini dahil etmek arasındaki mesafe, filmin adını yalnız coğrafi uzaklık olarak okumamayı sağlayan güçlü bir tartışma alanı açıyor.

İki kişiyi taraf seçmeden karşılaştırmak

Resmî Cannes künyesinde Mahmut’u Muzaffer Özdemir, Yusuf’u Mehmet Emin Toprak canlandırıyor. Aynı kayıt filmi 2002 yapımı, yarışma katılımını ise 2003 olarak ayırıyor. Bu tarihlerden birini ötekini düzelten bilgi gibi kullanmak gerekmiyor; yapım ile festivalin farklı aşamaları söz konusu.

Filmin ardından iki sütunlu küçük bir düşünce deneyi yapılabilir: Mahmut neyi korumak istiyor, Yusuf neyi değiştirmek istiyor? Ardından her birinin diğerinden beklediği şeyi ekleyin. Birinin makul görünen ihtiyacı, ötekinin yük diye hissettiği şeyle örtüşebilir. Böylece kimin bütünüyle haklı olduğunu seçmekten önce çatışmanın nasıl üretildiği anlaşılır. Uzak’ın ortak evini önemli kılan, iki insanı bir araya getirmesi kadar aynı yerde bulunurken bile farklı zamanlara, işlere ve ihtimallere bağlı bırakmasıdır.

Sık sorulan sorular

Uzak’ta Mahmut ve Yusuf’u kim oynuyor?

Mahmut’u Muzaffer Özdemir, Yusuf’u Mehmet Emin Toprak oynuyor.

Yusuf İstanbul’a neden geliyor?

Gemide iş bulup yurt dışına gidebilme isteğiyle geliyor ve akrabasının evinde kalıyor.

Uzak 2002 filmi mi, 2003 filmi mi?

Cannes kaydı yapım yılını 2002, festival yarışmasını 2003 olarak gösteriyor.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →