REHBER / TEREDDÜT · FİLM REHBERİ

Tereddüt: Şehnaz ile Elmas’ın farklı hayatları hangi bağımsızlık sorusunda buluşuyor?

Yeşim Ustaoğlu’nun Tereddüt filminde Şehnaz ve Elmas’ın karşılaşması; doktor-hasta ilişkisi, farklı baskılar ve yönetmenin mekân ile başlık tercihleri.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Karşılaşma aynı koşulları değil, ortak bir soruyu açıyor

Yeşim Ustaoğlu’nun 2016 tarihli Tereddüt filminde psikiyatrist Şehnaz ile zorla evlendirilmiş Elmas’ın karşılaşması, özel hayatta kendi kararını verebilmenin farklı sınırlarını düşündürüyor. İstanbul Modern’in başlangıç özetinde birbirinden uzak koşullarda yaşayan iki kadının hayatının, Elmas’ın geçirdiği bir travmadan sonra kesiştiği belirtiliyor. Ortak soru bağımsızlık; fakat bu soruya geldikleri yollar ve sahip oldukları imkânlar aynı değil.

Bu ayrım, filme girişte korunması gereken temel ölçü. Meslek sahibi olmak, bir insanın özel ilişkilerinde bütün güçlükleri çözmüş olduğunu göstermez. Bununla birlikte Şehnaz’ın yaşadığı sorunları görmek, Elmas’ın zorlandığı hayatın maddi ve yaşamsal koşullarını onunkiyle eşitlemeyi gerektirmez. Film, farkları kaldırmadan iki yaşamı yan yana düşünmek için bir karşılaşma kuruyor.

Doktor-hasta ilişkisi neden arkadaşlıktan farklı?

Banu Bozdemir’in Cinedergi söyleşisinde Ustaoğlu, iki kadın arasındaki bağı yalnız dayanışma diye adlandırmaya mesafeli yaklaşıyor. Şehnaz’ın profesyonel bir doktor olarak konumunu koruması gerektiğini, karşılaşmada empatinin önemli olduğunu söylüyor. Böylece anlatıdaki temasın, eşit koşullarda kurulmuş bir arkadaşlık gibi okunmaması gerektiğini belirginleştiriyor.

Birinin yardım etme konumunda bulunması, kendi hayatında bütün soruların cevabına sahip olduğu anlamına gelmez. Öte yandan onun kişisel soruları da mesleki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bu iki alanın aynı kişide bulunması, Şehnaz’ın konumunu ilginç kılıyor. Filmdeki karşılaşmayı anlamak için sadece kadınların birbirini anladığını söylemek yetersiz; aralarındaki yetki, ihtiyaç ve yakınlık farkını da hesaba katmak gerekiyor.

Şehnaz’ın seçilmiş hayatındaki sorun nasıl tarif ediliyor?

Karin Karakaşlı’nın Agos söyleşisinde Ustaoğlu, Şehnaz’ın ilişkisindeki baskıyı daha örtük bir alanda tartışıyor; sevgi iddiasının da karşıdakini yönetmenin parçasına dönüşebileceğini söylüyor. Bu, dışarıdan düzenli görünen bir hayatın neden içeriden aynı şekilde hissedilmeyebileceğine dair yaratıcı bir açıklama.

Burada önemli olan, hayatını seçmiş olmanın o seçimin sonuçlarından memnun kalma zorunluluğu yaratmaması. Bir ilişkiyi kurmakta söz sahibi olmuş kişi, o ilişkinin içinde değişen ihtiyaçlarını ifade etmekte zorlanabilir. Şehnaz’ın konumu bu nedenle basit bir dışarıdan kurtarıcı figürüne sığmıyor. Başkasının sorunuyla mesleki düzeyde çalışabilmek, kendi deneyiminin adını kolayca koyabilmekle aynı yetenek değildir. Filmin iki yaşamı yan yana getirmesi bu mesafeyi düşünmeye açılıyor.

Elmas’ın durumu neden aynı ölçüye konmamalı?

Müzenin özetindeki zorla evlendirilme bilgisi, Elmas’ın başlangıcında seçim alanının nasıl daraltıldığını açıkça gösteriyor. Bu bilgi tek başına, onun hayatına yüklenen sorumlulukları bir yetişkinin kendi tercihi gibi değerlendirmemek için yeterli. Kişinin bir evde bulunması, o evin koşullarını kabul ettiği anlamına gelmez.

Şehnaz ile ortak soru kurmak, iki kadının aynı güçle itiraz edebileceğini varsaymak değildir. Bağımsızlığı yalnız içsel cesaret olarak anlatmak; yaş, eğitim, geçim ve güvenlik gibi farklılıkları siler. Tereddüt’ün başlangıcından çıkan daha dikkatli okuma, kimin hangi koşulda konuşabildiğini düşünmektir. Karşılaşma ancak bu farklar korunduğunda anlam kazanır; birinin deneyimi diğerinin sorununu küçültmek veya doğrulamak için kullanılmaz.

İki başlık aynı filmi nasıl farklı açıyor?

Agos’taki görüşmede Ustaoğlu, Tereddüt adını hikâye oluşmadan önce düşündüğünü açıklıyor. Uluslararası Clair Obscur adının ise çevirmeni Fatoş Urgancı’nın önerisiyle ortaya çıktığını belirtiyor. İki başlık, tek bir kelimenin doğrudan çevirisi olarak değil, çağrışımları birlikte taşımak üzere benimsenmiş.

Tereddüt kararın öncesindeki açıklığı, duraksamayı veya ikilemi düşündürebilir. Clair Obscur ise açıklık ve koyuluk arasındaki ilişkiye yöneltir. Bu çağrışımları olayların çözümünü veren şifreler gibi kullanmak gerekmiyor. Daha yararlı olan, filmin kişiler hakkında hızlı ve kesin sonuçlara varmayı zorlaştıran bir alan açtığını fark etmek. Birbirinden çok farklı iki hayatı tek bir başlık altında toplamak, farkların silindiğini değil, birden fazla açıdan bakılabileceğini düşündürüyor.

Karasu ve dalga imgesi hangi yaratıcı süreçten geliyor?

Ustaoğlu Cinedergi söyleşisinde, Karadeniz’de büyümesinin dalga imgesiyle ilişkisini anlatıyor. Yazarken Karasu’ya ilişkin bir fırtına hatırasının yeniden çağrıldığını söylüyor. Mekân burada yalnız olayların yerleştirildiği bir kasaba değil, yazma sürecine geri gelen duyusal bir hafızanın parçası.

Bu açıklama, kasabayı baştan yalnız sıkışmışlığın simgesi saymayı güçleştiriyor. Bir yer bir karakter için yabancı ve daraltıcı olabilirken başka bir deneyimi veya hatırayı da taşıyabilir. Görüntünün anlamını tek bir sembolik karşılığa kapatmak, yönetmenin tarif ettiği çağrışım alanını azaltır. Doğayla özel hayat arasındaki bağ, bütün kadınların aynı duyguyu yaşadığı gibi geniş bir iddiaya ihtiyaç duymadan, filmin belirli karakterleri içinde düşünülebilir.

Hangi beklentiyle seçilmeli?

Özel hayatın dışarıdan görünen düzeniyle içeriden yaşanan bağımsızlık arasındaki farkı merak edenler için Tereddüt belirgin bir konu sunuyor. Şehnaz’ın mesleği ile Elmas’ın zorlandığı hayat, aynı soruya eşit olmayan konumlardan yaklaşılmasını sağlıyor. Yönetmenin profesyonel ilişki vurgusu, bunu kolay bir karşılıklı iyileşme formülüne dönüştürmemek için özellikle değerli.

Filmi seçerken temel ölçü, iki kadından hangisinin daha güçlü olduğunu sıralamak değil, her birinin karar alanının nasıl kurulduğunu düşünmek. Meslek, evlilik ve karşılaşma arasındaki bağlantı bu alanı açıyor. Buradaki Tereddüt, Yeşim Ustaoğlu’nun Clair Obscur adıyla da bilinen filmi; Şehnaz ve Elmas’ın öyküsüne odaklanan bu başlangıç, kişilerin son kararlarını öğrenmeden anlaşılabiliyor.

Sık sorulan sorular

Tereddüt’ün uluslararası adı ne?

Clair Obscur. Ustaoğlu, Agos söyleşisinde bu adı çevirmeni Fatoş Urgancı’nın önerdiğini anlatıyor.

Şehnaz ile Elmas hangi ilişki içinde karşılaşıyor?

Şehnaz psikiyatrist; Ustaoğlu iki kadın arasındaki teması profesyonel doktor-hasta ilişkisi ve empati üzerinden açıklıyor.

Bu yazı hangi Tereddüt filmi hakkında?

İstanbul Modern’in 2016 olarak kaydettiği, Yeşim Ustaoğlu’nun yönettiği Tereddüt / Clair Obscur hakkında.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →