REHBER / Film rehberi

Tepecik Hayal Okulu: Ahmet Uluçay’ın sinema tutkusu neden ailesiyle birlikte anlatılıyor?

Güliz Sağlam’ın Tepecik Hayal Okulu belgeselinde Ahmet Uluçay’ın kendi sözleri, aile tanıklığı, gündelik emek ve değişen yapım amacı üzerine rehber.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Sinema tutkusunu mümkün kılan hayat

Tepecik Hayal Okulu, Ahmet Uluçay’ın sinemasına onun kendi sözleriyle ve yakınlarının tanıklıklarıyla yaklaşmak isteyenler için bir portre sunuyor. Güliz Sağlam’ın yönettiği belgeselde aile hayatı, sinema çalışmalarıyla birlikte ele alınıyor. İstanbul Modern’in resmî tanıtımı bu iki alanın yanında yönetmenin hastane dönemini de filmin çerçevesine yerleştiriyor. Böylece yaratıcı tutkuyu açıklayan soru genişliyor: Bir insan film yapmak isterken çevresindeki hayat bu isteğe nasıl katılıyor?

Bu yaklaşım, Uluçay’ın filmlerinden hareketle kurulacak bir kariyer listesinden farklı bir yarar sağlıyor. Tamamlanmış eser, ona ulaşan gündelik emeğin tamamını göstermeyebilir. Yakınların konuşması, aynı üretim sürecinin evin içinden nasıl yaşandığını duyurabiliyor. Portreyi yalnız yönetmenin kendisini anlatmasına bırakmamak, onun yaratıcı dünyasının başka insanlarda bıraktığı karşılığı da tanımaya alan açıyor. Sinema tutkusu böylece tek kişinin içindeki bir özellikten, ilişkiler içinde sürdürülen bir faaliyete dönüşüyor.

Tanıtım fikrinden hatırayı korumaya

Sağlam, Çağrı Kınıkoğlu’nun soL söyleşisinde projeye Uluçay’ın Avrupa’da tanınmasını ve yapımcı bulmasını kolaylaştıracak bir çalışma düşüncesiyle başladıklarını anlatıyor. Çekimler 2002’de başlıyor; kaynak bulma güçlükleriyle verilen araların ardından film 2014’te tamamlanıyor. Yapımcının daha sonra BİSAV’da katıldığı söyleşinin kurum tarafından yayımlanan kaydı da başlangıçtaki tanıtım niyetini doğruluyor.

Bu amaç değişimi, eldeki görüntülerin anlamını da etkiliyor. Bir sanatçının gelecek filmlerine destek aramak için kaydedilmiş konuşma, yıllar sonra onun yaratıcılığını hatırlatan bir malzeme olabiliyor. İlk kayıt anında henüz açık olan gelecek, tamamlanmış belgeselin zamanında başka bir ağırlık taşıyor. Portreyi bu üretim tarihiyle düşünmek, görüntünün yalnız gösterdiği kişiye değil, çekilme amacı ve yeniden kullanıldığı bağlama da bağlı olduğunu anlamayı sağlıyor.

Ayşe Uluçay’ın tanıklığı neden belirleyici?

Sağlam, soL söyleşisinde Ayşe Uluçay olmadan filmin eksik kalacağını düşündüğünü açıkça söylüyor. Aynı görüşmede Ayşe’nin ve çocukların Uluçay’ın üretim sürecinde yer aldığını vurguluyor. BİSAV’ın İlker Berke buluşması kaydı, aile görüntülerinin Uluçay’ın vefatından sonra çekilebildiğini belirtiyor. Dolayısıyla belgeselde bir araya gelen sesler, aynı zaman diliminden gelmiyor.

Bu fark, tanıklığın neden basit bir doğrulama işleviyle sınırlı olmadığını açıklıyor. Yönetmenin hayalini anlatmasıyla yakınının o hayalin ev içindeki karşılığını hatırlaması, aynı konuya farklı mesafelerden yaklaşmak demek. Aile, ünlü kişinin arkasında duran isimsiz bir çevre gibi düşünüldüğünde bu mesafeler kaybolur. Tepecik Hayal Okulu’nun araştırma ekseni ise üretimin ortaklaşa taşınan tarafına bakmaya elverişli. Bir film fikrinin yazılması, çekilmesi ve onunla birlikte yaşamın sürdürülmesi birbirine bağlı emek alanları olarak beliriyor.

Köyde yaşamakla yaratıcılığı açıklamak arasındaki fark

Sağlam’ın soL’deki cevapları, Uluçay’ın edebiyat, resim ve sinemayla bilinçli olarak kurduğu ilişkiye dikkat çekiyor. Yönetmenin kendisine yöneltilen köylü yönetmen etiketine itirazını da aktarıyor. Bu yaratıcı beyan, onun çalışma yerini kişiliğinin ve sanatının tek açıklamasına dönüştürmenin portreyi daraltacağını düşündürüyor.

Köy, bu hikâyede gerçek bir yaşam ve çalışma çevresi. Fakat o çevreden çıkan yaratıcılığı şaşırtıcı bir istisna olarak anlatmak, okuma, yazma ve fikir paylaşma emeğini görünmez bırakabilir. Tepecik Hayal Okulu’na yaklaşırken daha verimli soru, sanatın nereden beklenebileceği yerine nasıl sürdürüldüğü. Bir kişinin bulunduğu yerle kurduğu bağ, onun başka sanatlarla ve düşüncelerle kurduğu bağı dışlamıyor. Böyle okumak, filmin adındaki hayali doğuştan gelen gizemli bir yeteneğin adı olmaktan çıkarıp üzerinde çalışılan bir üretim alanına yerleştiriyor.

İç içe geçen zamanlar ve seçilen görüntüler

BİSAV’ın yayımladığı yapımcı söyleşisi özeti, sinema çalışmalarıyla hastane döneminin paralel kurgulandığını aktarıyor. Berke’ye göre bu alanlar Uluçay’ın hayatında birbirinden ayrılamıyor. Aynı kayıt, elde bulunan her görüntünün kullanılmadığını da açıklıyor. Bu bilgiler, belgeselin kapsamını bir yaşamdan geriye kalan her şeyi gösterme iddiasıyla karıştırmamayı sağlıyor.

Portrede seçim yapmak, hatıranın nasıl taşınacağına da karar vermek. Bir kişinin üretirkenki hâliyle başka koşullardaki hâlini yan yana getirmek, onun hayatını yalnız eserleriyle açıklamayı güçleştiriyor. Burada sağlık ayrıntılarını bir teşhisin bilgisi olarak almak yerine, yaratıcı çalışmanın devam ettiği koşulların parçası olarak düşünmek gerekiyor. Böylece belgeselin yapısına ilişkin soru korunuyor: Farklı zamanlara ait konuşmalar, aile tanıklıkları ve çalışma anıları bir araya geldiğinde aynı insanın hangi yönleri birbirini tamamlıyor?

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak’tan sonra nasıl bir kapı açıyor?

İstanbul Modern, Uluçay’ı Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak üzerinden tanıyan izleyiciyi belgeselin portresine yöneltiyor. O filmi bilmek burada bir başlangıç noktası sağlayabilir; Tepecik Hayal Okulu’nun değeri ise kurmaca hikâyedeki çocukları yönetmenin bütün hayatıyla eşitlemeden çevresini tanıtmasında.

Bu nedenle iki eseri birbirinin açıklama kılavuzu gibi kullanmak yerine, sordukları soruları ayırmak yararlı. Birinde sinemaya duyulan tutkunun hikâyeleştirilmiş dünyasına, diğerinde bu tutkuyu taşıyan insanın ilişkilerine yaklaşılır. Sağlam’ın projesi, film yapma arzusunun yanında o arzunun başkaları için yarattığı sorumlulukları da konuşmaya açıyor. Sinemacı portresi arayan okura sunduğu somut giriş, yaratıcı kişinin kendi anlatısıyla çevresindeki insanların hafızasını aynı düşünce alanında buluşturması.

Sık sorulan sorular

Tepecik Hayal Okulu’nun yönetmeni kim?

Güliz Sağlam. İstanbul Modern ve yönetmenin özgün söyleşileri bu künyeyi doğruluyor.

Belgesel ne zaman tamamlandı?

Sağlam, 23 Haziran 2014 tarihli soL söyleşisinde filmi 2014’te tamamladıklarını anlatıyor. Çekimlerin başlangıcını 2002 olarak veriyor.

Aile tanıklığı neden önemli?

Sağlam, Ayşe Uluçay ve çocukların yaratım sürecinin içinde olduğunu, Ayşe’nin anlatısı olmadan filmin eksik kalacağını açıklıyor.

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak ile aynı eser mi?

Hayır. Tepecik Hayal Okulu, o filmin yönetmeni Ahmet Uluçay üzerine Güliz Sağlam’ın hazırladığı belgesel portre.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →