REHBER / SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM · UYARLAMA

Selvi Boylum Al Yazmalım: Kaynak eser ile sinema katkıları nasıl ayrılıyor?

Selvi Boylum Al Yazmalım’da Aytmatov’un kaynak eseri, Ali Özgentürk’ün senaryo katkısı, Atıf Yılmaz’ın yönetimi ve Asya’nın sevgi sorusunu birlikte okuma rehberi.

Yazıyı oku
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Kaynağı bilmek bütün katkıları tek kişiye bağlamak değildir

Selvi Boylum Al Yazmalım’ı bir uyarlama olarak anlamanın yararlı yolu, kaynak eserin yazarıyla filmi kuran yaratıcı katkıları ayrı ayrı adlandırmak. Kadıköy Belediyesi’nin resmî programı eser hanesinde Cengiz Aytmatov’u, senaryoda Ali Özgentürk’ü, yönetmenlikte Atıf Yılmaz’ı kaydediyor. Bu ayrım, Asya’nın sevgi üzerine sorusunu yalnız bir kitaptan alınmış fikir veya yalnız yönetmenin kişisel sözü olarak görmeyi engelliyor.

Uyarlama, önceden yazılmış bir eseri başka bir anlatım aracında yeniden kurma işlemidir. Kaynakla bağın korunması, sinemadaki her diyalog, görüntü ve müzik tercihinin otomatik olarak kaynak yazara ait olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde filmin kendi biçimi olması da edebî çıkışı önemsizleştirmez. Bu rehberin sorusu bir katkıyı diğerinden üstün göstermek değil; filmi konuşurken hangi yaratıcı işlemden söz ettiğimizi açık tutmak.

Asya’nın sorusu yalnız iki isim arasında seçim yapmak mı?

Kadıköy programı Asya’nın aşk, aile ve annelik arasındaki ikilemini öne çıkarıyor. Show TV’nin kendi film özeti de Asya, İlyas, çocukları Samet ve sonradan hayatlarına giren Cemşit’in ilişkilerini tanımlıyor. Bu çerçeve, soruyu yalnız hangi erkeğin daha sevilebilir olduğuna indirmeden düşünmeye elverişli. Asya’nın kararı, çocuğuyla birlikte sürdüreceği yaşamı da içeriyor.

Romantik çekim ile gündelik sorumluluk aynı zaman ölçeğinde yaşanmaz. Bir karşılaşma yoğun bir duyguyu başlatabilir; birlikte bir hayatı sürdürmek ise devam eden davranışlar gerektirir. Filmin sevgi sorusunu anlamak için bu iki ölçeği birbirinden ayırmak işe yarar. Bu, duyguyu değersizleştirmek değildir. Duygunun hangi koşullarda bir yaşam ilişkisine dönüştüğünü, kimlerin hayatına nasıl etki ettiğini ayrıca tartışabilmektir.

Emek kelimesi ilişkinin hangi bölümünü görünür kılıyor?

Sevgiyi yalnız kişinin içinde hissettiği şeyle tanımladığımızda, o duygunun karşıdakinin hayatında neye karşılık geldiği geri planda kalabilir. Emek sorusu bu boşluğa yönelir: İlgi nasıl sürer, sorumluluk kim tarafından taşınır, zor zamanda kimin yanında kalınır? Bu sorular filmin başlangıçta tanıtılan aile düzenine ilişkin bir yorum çerçevesidir; burada belirli bir sahneyi gördüğümüzü ileri sürmüyoruz.

Emek de tek bir büyük fedakârlıkla sınırlı düşünülmemeli. İlişkide devamlılık, çoğu zaman aynı işi tekrar tekrar üstlenebilme ve karşıdaki insanın ihtiyacını hesaba katabilmeyle ilgilidir. Bir sözün samimi olmasıyla o sözün koşullarını sürdürmek arasında fark bulunabilir. Asya’nın sevgi sorusu bu açıdan ele alındığında, yalnız geçmişte ne hissedildiği değil, şimdiki hayatın nasıl kurulduğu da değerlendirmeye girer.

Senaryo katkısı hangi anlamda önem taşıyor?

Kadıköy’ün künyesinde Ali Özgentürk’ün senaryo hanesinde bulunması, edebî malzemenin filmdeki dramatik ilişkilere dönüştürülmesindeki katkısını görünür kılıyor. Bir kaynak eserin ana sorusuyla, o sorunun sinemada hangi bilgi sırasıyla ve hangi kişiler etrafında kurulacağı ayrı yaratıcı işlerdir. Uyarlamayı yalnız aktarma saymak, bu ikinci işlemi görünmezleştirebilir.

Bu nedenle bir repliğin kökenini araştırırken yalnız filmin uyarlandığı yazarın adını bilmek yeterli değildir. Cümle düzeyindeki atıf, kitabın metni ve güvenilir yapım belgeleriyle ayrıca doğrulanmalıdır. Burada böyle bir köken iddiası kurmadan da senaryonun önemini anlatmak mümkün: Asya’nın karşısındaki seçeneklerin nasıl düzenlendiği ve izleyicinin hangi ilişkiye ne zaman yaklaşabildiği, anlamın kuruluşunun parçasıdır. Eser künyesiyle senaryo künyesi bu yüzden birbirinin yerine geçmez.

Yönetmenlik ve oyunculuk aynı soruya beden kazandırıyor

Resmî program Atıf Yılmaz’ı yönetmen, Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin’i başlıca oyuncular olarak listeliyor. Bu bilgiler, uyarlamanın yazılı metinden sonra da yaratıcı işlemler taşıdığını hatırlatıyor. Karakterler yalnız bir düşüncenin adları değildir; onları seslendiren ve canlandıran insanların tercihleriyle seyirci karşısına çıkarlar.

Bir ilişkiyi okumak, ne söylendiği kadar söylenen şeyin nasıl taşındığıyla da ilgilidir. Bekleme, tereddüt ve yakınlık gibi durumlar edebiyatta açıklanarak, sinemada farklı yollarla kurulabilir. Belirli bir oyunculuk anını kanıt olmadan tarif etmek yerine, araçlar arasındaki bu farkı korumak daha doğru. Filmi kaynak eserin resimli bir özeti saymadığımızda, oyuncuların ve yönetmenin katkısını da yalnız tanınmış isimleri sıralamanın ötesinde düşünebiliriz.

Cahit Berkay’ın tanıklığı müziği nereye yerleştiriyor?

Kadıköy Belediyesi’nin gerçekleştirdiği gösterimden kendi aktardığı kayıtta Cahit Berkay, filmin müziklerini yapmış olmaktan söz ediyor ve müziğin Türkan Şoray’la birlikte sevilmesini vurguluyor. Bu doğrudan yaratıcı tanıklığı, filmin hatırlanışında sesle oyuncu görüntüsünün birlikte yer alabildiğini gösteriyor. Müziğin bestecisini bilmek, uyarlama zincirinde başka bir katkıyı doğru adlandırmak demek.

Müzik, kaynakta yazılı bir düşünceyi yalnız tekrar etmek zorunda değildir. Duygunun süresini, yoğunluğunu ve hafızada bıraktığı izi başka bir araçla kurabilir. Bu yüzden eserin ne anlattığıyla filmin nasıl hatırlandığı arasında ayrıca düşünülmesi gereken bir alan vardır. Bir tema, bir yüz ve bir ilişki aynı hafızada buluştuğunda, izleyicinin filmle bağı tek bir cümleden daha geniş hâle gelebilir.

Kitapla filmi karşılaştırırken önce hangi soru sorulmalı?

En yararlı başlangıç, hangisinin daha iyi olduğuna hemen karar vermek yerine aynı ilişki sorusunu hangi araçlarla kurduklarını ayırt etmek. Kadıköy programı kaynak adı olarak Kırmızı Eşarp’ı kullanıyor. Bu kayıt bağlantıyı doğrular; fakat tek başına iki metnin bütün ayrıntılarının aynı kaldığını göstermez. Bir karşılaştırmanın somutlaşması için kaynak metinle filmdeki işlemleri ayrı ayrı incelemek gerekir.

Selvi Boylum Al Yazmalım’ı seçen izleyici için bu katkı haritası, sevgi sorusunu daha açık bir yerden tartışmayı sağlar. Aytmatov’un edebî çıkışı, Özgentürk’ün senaryo katkısı, Yılmaz’ın yönetimi, oyuncular ve Berkay’ın müziği aynı eserde buluşur. Asya’nın sorusu da bu ortak çalışmada yalnız soyut bir tanım olmaktan çıkar; aile, çocuk ve devam eden hayatla birlikte düşünülür. Kimin son kararı verdiğini önceden öğrenmeden bu ayrımı kurmak mümkündür.

Sık sorulan sorular

Kaynak yazar kim?

Kadıköy Belediyesi’nin programı kaynak eseri Cengiz Aytmatov adına kaydediyor ve Kırmızı Eşarp adını kullanıyor.

Ali Özgentürk’ün katkısı ne?

Resmî Kadıköy programında senaryo hanesinde Ali Özgentürk bulunuyor. Yönetmen Atıf Yılmaz.

Filmin müziklerini kim yaptı?

Cahit Berkay. Belediyenin gösterim kaydında Berkay kendi bestecilik katkısından söz ediyor.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →