REHBER / İTİRAF · BİLMEK VE SÖYLETMEK

İtiraf: Harun zaten bildiğini Nilgün’e neden söyletmek istiyor?

İtiraf’ta ihaneti öğrenmekle itiraf ettirmek arasındaki fark; Harun ile Nilgün’ün uzun gecesinde bilgi, belirsizlik ve güç ilişkisi.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Gerilim, sırrın varlığını öğrenmekle başlamıyor

İtiraf’ın resmî özeti, başarılı ve varlıklı mühendis Harun’un karısı Nilgün tarafından aldatıldığını öğrendiğini, ancak başlangıçta bunu onunla konuşmadığını belirtir. Dolayısıyla filmi yalnızca eşinin bir şey saklayıp saklamadığını bulmaya çalışan adamın hikâyesi olarak takip etmek eksik kalır. Seyircinin önündeki temel ayrım, bir gerçeği bilmek ile o gerçeğin karşıdaki kişi tarafından söylenmesini istemek arasındadır.

Bilgiye sahip olmak, yaşananla ne yapılacağı sorusunu kendiliğinden çözmez. Harun’un bildiklerini içinde taşıdığı süre, ilişkideki belirsizliği de ortadan kaldırmaz. Bunu izlerken kendi beklentinizi gözden geçirmek işe yarar: Yeni bir kanıt mı bekliyorsunuz, yoksa konuşmanın ilişkiyi nasıl değiştireceğine mi bakıyorsunuz? Film ikinci soruya alan açtığında, gerilim yalnız saklanan olayın içeriğinden doğmaz; iki kişinin o olayla yüzleşme biçimine yerleşir.

Susmak, ilişkiyi olduğu yerde tutmaya yetmiyor

Harun’un başlangıçta bildiğini söylememesi, görünür çatışmayı erteleyebilir. Ancak erteleme ile sorunun ortadan kalkması aynı şey değildir. İstanbul Modern’in tanıtımı da zamanın ağır ve acılı geçtiğini vurgular. Bu başlangıç düzeni, konuşmamanın pasif bir boşluk gibi düşünülmemesi gerektiğini gösterir. Söylenmeyen bilgi, konuşmaların ve bekleyişin arkasında ağırlık taşımaya devam eder.

Bu bölümde izlenebilecek somut ayrım şudur: Gündelik hayatın sürmesiyle karşılıklı güvenin sürmesi birbirini garanti etmez. Bir ilişki dışarıdan devam ederken içeride hangi soruların biriktiğini bilmeyebiliriz. Harun açısından suskunluk neyi koruyor olabilir; konuşmak ise neyi kaybetme ihtimalini artırıyor? Bu soruların yanıtını tek seferde vermek yerine, beklentilerinin değişimini takip etmek karakterin kararsızlığını anlaşılır kılar. Bilmek, harekete geçmekle aynı hızda ilerlemez.

İtiraf istemek neden bir güç ilişkisi kuruyor?

Harun sonunda Nilgün’e her şeyi itiraf ettirmeye karar verdiğinde, resmî tanıtımın uzun gece dediği karşılaşma başlar. Burada söylenmesini istediği şey yalnızca yeni bilgi değildir. Karşısındaki kişinin hangi cümleyi, hangi koşullarda kuracağını belirlemeye çalışmak da ilişkinin parçası haline gelebilir. Bu nedenle konuşmayı yalnızca iki tarafın eşit biçimde düşüncelerini paylaştığı bir alan olarak varsaymamak gerekir.

İzlerken soruların işlevine dikkat edin: Bir soru cevap duymak için mi soruluyor, yoksa yalnızca belirli bir cevabı kabul ettirmek için mi? Karşıdaki kişinin konuşma veya susma hakkı nasıl karşılanıyor? Bunlar sahnelerin sonucunu önceden açıklamadan takip edilebilecek ayrımlardır. İtiraf beklentisi, hakikate yaklaşma isteğiyle kontrol kurma isteğini aynı anda taşıyabilir. Bu ikisini birbirinden ayırmak, Harun’un acısını görürken davranışlarını otomatik olarak haklı saymamayı sağlar.

Acı çekmek, şiddetin gerekçesi haline gelmemeli

Yönetmenin özetinde gecenin ilerleyişi yalvarma, şiddet, gözyaşı ve çığlıklarla tarif edilir. Filmdeki duygusal baskıyı anlamaya çalışırken, zarar görmüş hissetmekle zarar vermek arasındaki ayrımı korumak önemlidir. Bir karakterin yaşadığı acıya yaklaşmak, başkasına uyguladığı baskıyı meşrulaştırmayı gerektirmez. İzleyicinin aynı anda hem kırılganlığı hem gücü fark etmesi mümkündür.

Bunu yapabilmek için yalnız kimin daha çok acı çektiğine odaklanan bir karşılaştırmadan uzaklaşabilirsiniz. Konuşma hangi anda talebe dönüşüyor, talep hangi anda zorlamaya yaklaşıyor? Birinin cevap arayışı, diğerinin hareket alanını nasıl etkiliyor? Bu sorular, ilişkiyi bir haklılık yarışına kapatmadan incelemeyi sağlar. Gecenin ağırlığı, kişilerin kendileri hakkında bildikleriyle birbirlerine yaptıkları arasındaki farktan da doğabilir; yalnızca geçmişteki ihanetin tekrarlanmasından değil.

Yönetmenin kendi hikâyesi dediği şey ne anlama geliyor?

Demirkubuz, Sevin Okyay’la Sanat Dünyamız’ın 2001 güz sayısındaki söyleşisinde Yazgı’nın Camus’den esinlendiğini, onun ardından söz ettiği İtiraf ve diğer projenin ise kendi hikâyeleri olduğunu açıkça ayırır. Bu açıklama, İtiraf’ı yazarın kendi geliştirdiği bir kurmaca olarak ele almak için önemlidir. Kendi hikâyesi ifadesi, yaşananların birebir otobiyografi olduğu sonucunu vermez.

Bu ayrım izleme açısından da işe yarar. Filmi anlamak için yönetmenin özel hayatında bir karşılık aramak veya roman karakterleriyle zorunlu bir eşleştirme yapmak gerekmez. Harun ile Nilgün’ün kurduğu ilişki, kendi dramatik koşulları içinde değerlendirilebilir. Yönetmenin açıklaması eserin oluşumuna dair sınırı netleştirir; gecedeki her davranışın açıklamasını dışarıdan hazır getirmez. Karakterlerin birbirleri üzerinde kurduğu etkiyi filmin kendi akışı içinde izlemek daha sağlam bir başlangıçtır.

Konuşmanın sonucundan önce konuşmanın koşullarına bakın

İtiraf üzerine düşünürken tek bir cümlenin her şeyi çözeceği beklentisini sınamak yararlı. Bir şeyin söylenmesi, dinleyenin onu kabul etmesi veya onunla yaşayabilmesiyle aynı olay değildir. Harun’un öğrenmiş olduğu bilgiyi Nilgün’den duymak istemesi tam bu aralığı açar. Cevap, soruyu bitirmek yerine başka bir beklentiyi ortaya çıkarabilir.

İlk izleme için üç soruyu yanınızda tutabilirsiniz: Harun başlangıçta ne biliyor, Nilgün’den tam olarak ne istiyor ve konuşma ilerledikçe istenen şey değişiyor mu? Bu, final açıklaması yerine ilişkinin hareketini takip eden bir yoldur. 2001 tarihli filmin temel sorusu, bir olayın gerçekten olup olmadığı kadar, ortak hayatın hangi sözlerle ve hangi güç dağılımıyla sürdürülebileceğidir. Bilinenin dile gelmesi, bu nedenle yeni bilgi edinmekten çok daha büyük bir karşılaşmaya dönüşür.

Sık sorulan sorular

İtiraf’ta Harun ihaneti baştan biliyor mu?

Resmî özet, Harun’un eşinin kendisini aldattığını öğrendiğini ve önce bildiklerini ona söylemediğini belirtiyor.

İtiraf, Camus’nün Yabancı romanının uyarlaması mı?

Demirkubuz’un 2001 Sevin Okyay söyleşisi, Camus esinini Yazgı için açıklıyor; İtiraf’ı kendi geliştirdiği hikâyeler arasında ayırıyor.

Harun ile Nilgün’ün karşılaşmasında neye dikkat etmeli?

Yeni bilgi arayışıyla belirli bir cevabı söyletme isteğinin ayrıldığı anlara ve konuşmanın iki kişiye ne kadar hareket alanı bıraktığına bakabilirsiniz.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →