Yakınlığın dili işin adını örtebiliyor
Gündelikçi’de işvereni abla veya kardeş gibi görmek, ücret karşılığında yapılan işle aile içinde üstlenildiği varsayılan sorumluluğun sınırını bulanıklaştırıyor. Emel Çelebi, Evrim Kaya’nın Agos’taki özgün görüşmesinde, filmdeki kadınların kendilerini çalışan olarak tanımlamak yerine sevgi ve akrabalık bağları kurabildiğini anlatıyor. Belgeselin sorusu, yakınlık bulunup bulunmadığından çok bu yakınlığın işi nasıl adlandırdığı.
İzlerken ailevi sözcükleri hemen samimiyetin kanıtı veya tamamen boş bir ifade olarak sınıflandırmayın. Aynı söz farklı bir yük de taşıyabilir: Bir isteği reddetmek, işi bitirmek veya yapılan emeğin karşılığını konuşmak nasıl etkileniyor? Bu rehberin önerdiği dikkat, kişiler arasında hiçbir sevgi bulunmadığını varsaymıyor. Sevgi dilinin, çalışma ilişkisindeki farklı konumları görünmez kılabildiği ihtimalini açık tutuyor.
Başkalarının evinde çalışan kadınlar hangi şehirde yer arıyor?
İstanbul Modern’in Housekeeper adıyla sunduğu program kaydı, Çelebi’nin belgeselini kırsaldan büyük şehre göç eden ve başkalarının evlerini temizleyerek geçinen kadınların yaşamı üzerinden tanıtıyor. Dolayısıyla ev işi, şehir hayatının dışında kalan küçük bir konu olarak değil, o şehirde ayakta durmanın yollarından biri olarak düşünülmeli.
Bir evin içinde geçen çalışma ilişkisinin dışarıyla bağını takip etmek için kişinin o işe neden ihtiyaç duyduğunu akılda tutabilirsiniz. Göç, geçim ve kendine bir yer açma isteği, aynı odanın sınırlarını aşan koşullar yaratır. Evin tanıdık görünmesi, orada herkesin aynı hakla bulunduğu anlamına gelmez. Bir kişi için gündelik yaşam alanı olan yer, bir diğeri için para kazandığı işyeridir. Bu iki anlamın aynı mekânda bulunması, belgeselin başlangıç sorusunu daha somut kılar.
Kendi evindeki görevle ücretli işi ayırmak
Çelebi’nin aktardığı sorunlardan biri, başkasının evindeki çalışmanın kendi evlerinde yerine getirdikleri görevlerden kolay ayrılamaması. Böyle bir ayrım kurulmadığında yapılan iş, beceri ve zaman isteyen bir emek yerine zaten yapılması gereken şey gibi algılanabilir. Bu, yönetmenin filmdeki deneyimlere dair açıkladığı bir yorum.
İzleyici kendi bildiği ev düzenine bakarak da soruyu anlayabilir: Bir işin yapılmış olması kolay fark edilir, fakat onu yapmak için harcanan zaman görünmez kalabilir. Temiz bir odanın olağan sayılması, o sonucu kimin sağladığı sorusunu geri plana iter. Filmde yapılan işi yalnız ortaya çıkan sonuçla değerlendirmemek, kişinin kendi gününü nasıl kullandığını da hesaba katmayı gerektirir. Bu dikkat, ev işini doğal bir kadınlık özelliği gibi değil, yapılması için emek gereken bir faaliyet olarak düşünmeye alan açar.
Abla sözü hangi farkları aynılaştırıyor?
Ailevi hitaplar eşitlik duygusu yaratabilir; fakat ücret ödeyenle ücreti alanın konumu kendiliğinden eşitlenmez. Birinin evde kalma, çıkma veya talepte bulunma alanı ötekinden farklı olabilir. Gündelikçi’yi izlerken sözcüklerle bu konumların ilişkisine bakmak, tek tek kişilere iyi veya kötü etiketi yapıştırmaktan daha açıklayıcı olabilir.
Bu nedenle bir konuşmayı değerlendirirken yalnız nasıl seslenildiğini değil, hangi isteğin hangi yönde ilerlediğini düşünün. Karşılıklı saygı sözü ile işin sınırını konuşabilmek aynı şey mi? Kişisel bir iyilik, düzenli yapılması beklenen işe dönüşürse bunu kim fark ediyor? Bunlar filmde belirli bir konuşmanın geçtiği iddiası değil, yönetmenin açıkladığı yakınlık ve emek sorununa yöneltilen izleme soruları. Soruları açık tutmak, görünürde küçük bir kelimenin neden daha geniş bir ilişkiyi taşıyabildiğini anlamaya yardımcı olur.
Kül Kedisi Değiliz aynı anlatının başka aşaması
Agos’un yönetmenle görüşmesi, Gündelikçi ile daha sonra çekilen Kül Kedisi Değiliz arasında bir ayrım kuruyor: İlk çalışmada yakınlık dili ve işi algılama sorunu öne çıkarken, sonraki film örgütlü mücadeleye yöneliyor. Bu iki başlığı aynı film veya aynı aşamanın farklı adı gibi düşünmemek gerekir.
Burada önerilen başlangıç, Gündelikçi’nin kendi sorusunu önce kendi içinde izlemek. Bir çalışma ilişkisini iş olarak adlandırabilmenin neden gerekli olduğunu düşünmek, sonraki ortak hareket deneyimini merak etmek için bir zemin sağlayabilir. Fakat ikinci filmin anlattığı gelişmeleri ilkinde görmüş gibi kabul etmeyin. Bir devam ilişkisi, ilk eserin bütün anlamını sonraki sonuca bağlamak zorunda değildir. İki filmi karşılaştırmak isterseniz değişimin nasıl adlandırıldığını izleyebilirsiniz: Kendini çalışan olarak tanımakla başkalarıyla birlikte talepte bulunmak hangi farklı adımları gerektiriyor?
Bu belgeseli hangi beklentiyle seçmeli?
Ev içindeki emeğin nasıl görünmezleşebildiğini, göçle geçim arasındaki ilişkiyi veya samimiyetin işyerinde ne anlama geldiğini merak edenler için Gündelikçi somut bir giriş sunuyor. Filmdeki dönemi ve yönetmenin 2014 tarihli açıklamalarını bugünün bütün çalışma ilişkilerinin eksiksiz tarifi saymadan, o deneyimlerin ortaya çıkardığı soruyu takip etmek mümkün.
İzleme sonrasında yalnız kimin kime nasıl davrandığını değil, yapılan işin hangi kelimelerle anlatıldığını hatırlayın. Yardım etmek, görev yapmak ve çalışmak aynı eylemi farklı biçimde çerçeveleyebilir. Bu kelimelerin hangi ihtiyacı görünür, hangi emeği görünmez bıraktığını düşünmek, belgeselin sorusunu kendi gündelik dilinize taşır. Bir evin temizliğini görmekle o evde çalışan kişiyi görmek arasındaki fark, filmin sonrasında da açık kalabilecek en somut tartışma noktalarından biri olabilir.
Sık sorulan sorular
Gündelikçi’nin yönetmeni kim?
Emel Çelebi. İstanbul Modern’in arşiv programı filmi İngilizce Housekeeper adıyla listeliyor.
Kül Kedisi Değiliz ile aynı film mi?
Hayır. Agos görüşmesi bunları ayrı çalışmalar olarak ele alıyor; sonraki filmin örgütlü mücadeleye yöneldiğini açıklıyor.
Abla-kardeş ilişkisi yorumu nereden geliyor?
Çelebi’nin Evrim Kaya’yla özgün görüşmesindeki açıklamasından. Yönetmen, filmdeki kadınların işverenle kurduğu ailevi dilin işi algılama biçimine etkisini anlatıyor.
KAYNAKLARIYLA


