REHBER / GÖLGESİZLER · ÇOK KARAKTERLİ UYARLAMA

Gölgesizler: kayıp kişileri ve 22 karakterli köyü nasıl takip etmeli?

Hasan Ali Toptaş’ın romanından uyarlanan Gölgesizler’de kayıplar, geri dönüşler ve 22 ana karakterli yapı için spoilersız bir anlatım rehberi.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Tek kahraman aramak neden başlangıcı zorlaştırabilir?

Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş’ın aynı adlı romanından Ümit Ünal’ın sinemaya uyarladığı film. İstanbul Modern’in tanıtımı, alışılmış birkaç başrol yerine 22 ana karaktere yayılan yapıyı vurguluyor. Köyde açıklanamayan kayıplar ve tuhaf olaylar yaşanırken, izleyicinin tek bir kişinin bildikleriyle ilerlemesi beklenmiyor. Bu yüzden filme başlarken herkesin aynı ölçüde yakınınızdaki kahraman olmasını beklemek yorucu olabilir.

Daha kullanışlı bir yol, kişileri birbirleriyle kurdukları bağ üzerinden tanımak. Kim kimi bekliyor, bir kayıp kimin gündelik hayatını değiştiriyor, dönen kişi hangi boşluğu dolduruyor? Bu sorular, kalabalık kadroyu yalnızca ad ezberleme işine çevirmeden takip etmeyi sağlar. Burada 22 kişinin tamamı için bir sonuç listesi vermiyoruz; çok karakterli yapının gerektirdiği farklı dikkat biçimine odaklanıyoruz.

Birinin dönüşü neden bütün kayıp duygusunu bitirmiyor?

Resmî kısa özette yıllardır kayıp olan berberin geri gelmesiyle, bu kez onun yolunu bekleyen eşinin kaybolması yan yana anlatılıyor. Güvercin’in kaybı da köydeki bir başka büyük belirsizlik. Bu başlangıç bilgileri, kaybolmayı yalnızca bir kişinin nerede olduğunu bulma problemi olarak ele almanın yetersiz kalabileceğini gösteriyor: birinin yokluğu, geride kalanların birbirleriyle ilişkisini de etkiliyor.

İzlerken her yeni gelişmenin önceki soruyu tamamen kapattığını varsaymamak yararlı. Geri dönen bir kişi, herkesin eski yerini bulmasını sağlar mı? Bekleyen kişinin hayatı, dönüşle birlikte aynı hale gelir mi? Bunlar filmdeki belirli bir sırrın çözümü değil, anlatının kayıp ile dönüşü birlikte düşünme biçimine yöneltilen sorular. Böyle bakınca merak, yalnızca nerede olduklarından nasıl bir boşluk bıraktıklarına da açılır.

Belirsiz köyü gerçek bir yer adıyla doldurmamak

İstanbul Modern kaydı filmin nerede olduğu belli olmayan bir köyde geçtiğini ve zaman duygusunu uzayan bir baharla ilişkilendirdiğini belirtiyor. Bu anlatı tercihi üzerine düşünürken, hikâye mekânı ile kameranın gerçekte kurulduğu yerin ayrı sorular olduğunu hatırlamak gerekiyor. Köyün kurmaca içindeki belirsiz konumunu, doğrulanmamış bir çekim yeri bilgisiyle açıklamak anlatının kurduğu alanı daraltabilir.

Bu mekâna yaklaşmanın başka bir yolu, köydeki ilişkilerin hangi bilgileri birbirine taşıdığına bakmak. Bir kişinin kayboluşu ortak konuşmayı nasıl etkiliyor? Şaşkınlık, kuşku veya bekleyiş kimler arasında dolaşıyor? İzlerken bunları takip etmek için coğrafi bir koordinat bulmak şart değil. Yer duygusunun belirsiz olması, bütün ayrıntıların önemsiz olduğu anlamına gelmez; dikkati başka tür bağlantılara çevirebilir.

Romanın bütün katmanlarını aynı biçimde aramak gerekir mi?

Everest’in kendi kitap kaydı Gölgesizler’i Hasan Ali Toptaş’ın romanı olarak doğruluyor ve kayboluşlarla beklenmedik dönüşleri öne çıkarıyor. Ünal ise Gazete Duvar söyleşisinde yoğun şiirsel dilli metinden politik bir katmanı ve olay örgüsünü seçerek kendi yorumunu oluşturduğunu açıklıyor. Bu nedenle uyarlamayı, romandaki her katmanın aynı ağırlıkla yeniden üretildiği bir kopya olarak değerlendirmek zorunlu değil.

Kitabı okuduysanız verimli karşılaştırma sorusu yalnızca hangi olayın çıkarıldığı değildir. Film hangi ilişkiye daha çok görünürlük veriyor, yazıdaki bir belirsizlik görüntüye geçtiğinde nasıl değişiyor? Bu sorular, yönetmenin yaptığı seçimleri değerlendirmeyi sağlar. Romanı okumadıysanız da önceden bütün açıklamaları öğrenmek zorunda değilsiniz. Film kendi kişilerini ve ilişkilerini kurarken onları kendi akışı içinde takip edebilirsiniz.

Sözcükten görüntüye geçerken belirsizlik de biçim değiştiriyor

Ünal aynı söyleşide yazıyla sinema arasındaki farkı, sözcüklerin okurun zihninde farklı imgeler oluşturmasına karşılık filmin somut bir görüntü göstermesi üzerinden açıklıyor. Bu düşünce, uyarlamayı yalnızca metnin kısaltılması olarak görmemek için önemli. Bir kişiyi veya yeri görünür kılmak, onun hakkında ne bildiğimizi ve hangi ayrıntıyı fark ettiğimizi de düzenler.

Gölgesizler’i bu açıdan izlerken, belirsizliğin görüntü olmadığı için değil, gördüklerimiz arasındaki bağ açık olmadığı için de doğabileceğini düşünebilirsiniz. Bir yüzü tanımak o kişinin bütün hikâyesini bilmek değildir; bir yeri görmek olayları kesin bir takvime yerleştirmeyebilir. Bu yorum, filmdeki her tuhaflığın aynı anlama geldiğini söylemiyor. Görünürlük ile açıklanmışlık arasındaki ayrımı koruyarak kalabalık anlatıyı takip etmek için bir yaklaşım sunuyor.

İlk izleme için kişi listesi yerine ilişki soruları

Başlangıçta üç şeyi takip etmeyi öneriyoruz: kimin yok olduğu, bu yokluğun kimi beklemeye zorladığı ve yeni bilginin hangi eski kabulü değiştirdiği. Böylece kayıpları birbirinden bağımsız dosyalar gibi ayırmak yerine köyün ortak hayatı içinde düşünebilirsiniz. Bütün karakterleri hemen aynı açıklamaya bağlamak gerekmiyor; bir süre bilmediğiniz ilişkilerin açık kalması izlemeyi bozmaz.

Filmden sonra romanla karşılaştırmak isterseniz önce yapımların kullandığı araçlara dönün: yazı hangi şeyi kelimelerle açık bırakıyor, film hangi şeyi yüz, mekân veya olay bağlantısıyla kuruyor? Bu rehber nihai bir açıklama ya da final çözümü vermiyor. İzleyicinin kalabalık kişiler arasında bir tek kahraman aramak zorunda kalmadan, kayıp ve dönüşlerin oluşturduğu ağı takip edebilmesi için somut bir başlangıç yolu öneriyor.

Sık sorulan sorular

Gölgesizler hangi romandan uyarlama?

Hasan Ali Toptaş’ın aynı adlı romanından. Uyarlamayı yöneten isim Ümit Ünal.

Gölgesizler’de kaç ana karakter var?

İstanbul Modern’in film tanıtımı, birkaç başrol yerine 22 ana karakter bulunduğunu belirtiyor.

Filmdeki köyün yeri belli mi?

Resmî tanıtım, hikâyenin nerede olduğu belli olmayan bir köyde geçtiğini söylüyor. Bu, gerçek çekim yeriyle aynı soru değil.

Ünal romanın tamamını birebir aktardığını mı söylüyor?

Hayır. Söyleşisinde politik bir katmanı ve olay örgüsünü seçerek kendi Gölgesizler yorumunu oluşturduğunu belirtiyor.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →