REHBER / DELİ DELİ OLMA · FİLM REHBERİ

Deli Deli Olma: Alma’nın müzik ilgisi Mişka’yla bağını neden önemli kılıyor?

Deli Deli Olma’da Alma’nın müzik yeteneği, Mişka’nın piyanosu ve Popuç’un tutumu; kuşaklar arasındaki farklı yakınlıkları anlama rehberi.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Bir çocuğun yakınlığı eski anlaşmazlığı tekrarlamıyor

Deli Deli Olma’da Alma’nın Mişka’yla iyi anlaşması, büyüklerin geçmişten gelen tutumlarının sonraki kuşağa zorunlu olarak aynı biçimde geçmediğini düşündürüyor. Münih Türk Film Günleri’nin resmî programında Popuç’un Mişka’ya karşı olduğu, torunu Alma’nın ise onunla dostluk kurduğu belirtiliyor. Alma’nın müzik yeteneği keşfedilince Mişka’nın piyanosu da bu ilişkinin içine giriyor.

Burada yararlı soru, piyanonun bütün aileleri hangi olayda karşı karşıya getirdiği değil. Açılan resmî kaynak bu kadar kesin bir neden zinciri kurmuyor. Daha somut olan, aynı insanın iki kuşak tarafından farklı biçimde karşılanması. Popuç’un uzak durmak istediği kişi, Alma için yakınlık kurabildiği biri. Müzik yeteneği de bu yakınlığın yalnız duygusal bir anlaşma olarak kalmadığını; bir imkânla, bir eşyayla ve öğrenme ihtimaliyle ilişkili düşünülebileceğini gösteriyor.

Yetenek tek başına yol açmaya yeter mi?

Bir çocuğun müziğe yatkın olması ile o yatkınlığı sürdürebileceği koşullara sahip olması farklı şeylerdir. Bu ayrım, Alma’nın yeteneğiyle Mişka’nın piyanosunun aynı başlangıç açıklamasında buluşmasını anlamlı kılıyor. İlgi kişinin içinde bulunabilir; fakat onu geliştirecek araçlara erişmek ilişkiler ve çevre koşulları üzerinden mümkün hâle gelebilir.

Bu nedenle piyanoyu yalnız gizli bir sırrın simgesi gibi düşünmek yerine, somut bir imkân olarak ele almak verimli. Bir eşyanın sahibi olmakla ona ihtiyacı olan kişiye alan açmak arasında karar vardır. Rehber, bu kararın filmde hangi sonuçla verildiğini önceden anlatmıyor. Başlangıcın açtığı soruyu belirginleştiriyor: Yetenek görünür olduğunda, çevredeki insanlar onu kişinin kendi geleceğinin bir parçası olarak kabul edebiliyor mu?

Aynı piyano iki ayrı zamana ait olabilir

Bir müzik aleti, onu uzun süredir elinde tutan kişi için geçmişle bağ; çalmaya yeni başlayabilecek biri için geleceğe açılan araç olabilir. Mişka ile Alma’nın piyano etrafında düşünülmesi, bu iki zamanı karşılaştırma imkânı veriyor. Bu, belirli bir sahnenin açıklaması değil, programda doğrulanan kişi–eşya ilişkisinden çıkan bir yorum çerçevesi.

Eşyanın maddi varlığı değişmeden anlamı değişebilir. Eski bir sahiplik ilişkisi, yeni bir paylaşım ihtimaline dönüşebilir. Fakat böyle bir dönüşüm geçmişi silmek anlamına gelmez; geçmişin başka birinin hayatında nasıl devam edebileceğini sorar. Alma’nın yeteneğini yalnız bireysel başarı yarışının başlangıcı saymadığımızda, müziğin kuşaklar arasında ne taşıyabileceği de görünür olur. Değer, yalnız kimin daha iyi çaldığıyla veya hangi ödülün kazanıldığıyla ölçülmek zorunda değildir.

Popuç’un tutumu neden kendi başına ayrı değerlendirilmeli?

Alma’nın Mişka’yla dostluğu, Popuç’un bütün geçmişini bildiğimiz veya ona ilişkin kesin bir hüküm verebildiğimiz anlamına gelmez. Kaynakta doğrulanan tutum ile o tutumun bütün nedenleri aynı bilgi değildir. Bir karakteri yalnız engel çıkaran büyük kişi kalıbına yerleştirmek de, bütün davranışlarını geçmişindeki bilinmeyen bir gerekçeyle haklı çıkarmak da aceleci olur.

Bu ayrım, kuşak farkını romantikleştirmeden düşünmeyi sağlar. Çocukların her zaman doğru, yaşlıların her zaman yanlış olduğu bir karşıtlık kurmak gerekmez. Asıl mesele, bir ilişkinin önceki kuşağın hükmüyle tamamen belirlenip belirlenmediği. Alma’nın yakınlık kurabilmesi, başka bir insanı farklı bir deneyim üzerinden tanımanın mümkün olduğunu düşündürür. Bunun büyükler arasındaki anlaşmazlığı ne kadar değiştireceği ise hikâyenin açık bıraktığı ayrı bir sorudur.

Büyük oyuncuları tek tek değil, hikâyenin ilişkileri içinde görmek

Murat Saraçoğlu, Independent Türkçe’nin özgün söyleşisinde yönetmen–oyuncu ilişkisini anlatırken oyuncunun hikâyenin bütününe katkısını merkeze koyuyor. Deli Deli Olma’nın Tarık Akan ve Şerif Sezer’li kadrosu sorusuna verdiği bu genel açıklama, filmi yalnız tanınmış oyuncuların bir araya gelmesi üzerinden seçmemeye yardımcı oluyor.

Yıldız oyuncuyu izlemekle karakterin çevresindeki ilişkileri anlamak birbirini dışlamaz. Ancak yalnız tek kişinin gücüne bakıldığında, Alma gibi hikâyedeki başka bir konumun açtığı alan geri planda kalabilir. Yönetmenin anlattığı bütünlük fikrini bu rehbere uyguladığımızda sorulacak şey, karakterlerin birbirini nasıl değiştirdiğidir. Bu, söyleşide belirli bir performans anının açıklanmış olduğu iddiası değil; yaratıcı yaklaşımın film seçimine sağlayabileceği bir ölçüdür.

Çocuk karakteri yalnız büyükleri uzlaştıran araç saymamak

Saraçoğlu aynı görüşmede çocuklarla çalışırken onların kendilerini rahat ve güvende hissetmelerine önem verdiğini, yapay bir duygusal tepkiyi zorlamaktan kaçındığını anlatıyor. Bu, yönetmenin kendi çalışma anlayışına ilişkin bir tanıklık; Deli Deli Olma’nın her çocuk sahnesinin nasıl çekildiğini tek tek doğrulayan bir kayıt değil. Yine de çocuk karaktere bakış için anlamlı bir bağ kuruyor.

Alma’yı yalnız büyükler arasındaki sorunu çözecek sevimli bir aracı olarak düşünmek, onun kendi ilgisini küçültebilir. Müzik yeteneği, yetişkinlerin ilişkisine hizmet ettiği ölçüde değerli değildir. Çocuğun kendi geleceği de hikâyenin konusu olarak tutulmalıdır. Bu yüzden piyanonun neyi hatırlattığı kadar, Alma’ya hangi yeni ihtimalleri düşündürdüğü de önemli. İki kuşağı buluşturan ilişki, küçük olanın bağımsız ihtiyacını ortadan kaldırmamalı.

Nasıl bir kuşak hikâyesi beklemeli?

Deli Deli Olma, aileden devralınan tutumlarla kişinin kendi kurduğu bağların aynı olmak zorunda olmadığını merak eden izleyiciye uygun bir başlangıç sunuyor. Müzik bu soruda süs olarak durmuyor; yeteneğin fark edilmesiyle araçlara, insanlara ve yeni bir geleceğe erişme ihtimali arasında somut bir bağ kuruyor.

Rehberin merkezindeki karşılaştırma, Popuç’un Mişka hakkında taşıdığı tutum ile Alma’nın onunla yaşadığı yakınlık arasında. Aynı kişiye ilişkin iki farklı deneyim yan yana durabiliyor. Hangisinin nasıl değişeceğini önceden söylemeden de filmin yararlı sorusu kurulabilir: Kendi ilişkimizi kurarken büyüklerimizin hükmünü ne kadar devralırız? Piyano ise bu soyut soruyu elde tutulur bir şeye bağlar; geçmişten kalan bir imkân, yeni bir kuşağın hayatında başka bir anlam kazanabilir.

Sık sorulan sorular

Alma’nın Mişka’yla ilişkisi ne?

Resmî festival programı, Popuç’un tutumuna rağmen Alma’nın Mişka’yla iyi anlaştığını belirtiyor.

Piyano neden gündeme geliyor?

Programda Alma’nın müzik yeteneğinin keşfiyle Mişka’nın piyanosu ilişkilendiriliyor.

Deli Deli Olma’yı kim yönetiyor?

Murat Saraçoğlu. Resmî festival künyesi ve yönetmenin özgün söyleşisi eser bağlantısını doğruluyor.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →