REHBER / BİZİ HATIRLA · FİLM REHBERİ

Bizi Hatırla: Eşref’in İstanbul’a gelmesi baba ile oğlunu neden hemen yakınlaştırmıyor?

Kaan’ın babasını evine getirmesi, Eşref’in yük olma kaygısı ve metropolün zaman düzeni; Çağan Irmak’ın açıklamalarıyla Bizi Hatırla’ya giriş.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Aynı evde olmak hangi mesafeyi kapatmıyor?

Bizi Hatırla’da Kaan’ın babası Eşref’i İstanbul’daki evine getirmesi, fiziksel uzaklığı azaltırken aralarındaki yabancılığı kendiliğinden bitirmiyor. Avşar Film’in resmî özetinde, kariyeri, eşi ve iki çocuğuyla yoğun bir hayat yaşayan Kaan’ın, sağlık sorunu geçiren babasını yanına aldığı belirtiliyor. Eşref ise oğluna yük olduğunu düşünüp kendi evine dönmek istiyor. Birinin çözüm olarak gördüğü yakınlık, diğeri için rahatsızlık yaratabiliyor.

Filme giriş için yararlı soru, babanın hangi şehirde kalacağından önce, oğlunun hayatında nasıl yer bulacağı. Bir evde oda açmak ile o kişinin alışkanlıklarına, sözlerine ve zamanına yer açmak farklı işler. Hikâyenin başlangıcı, bu farkı iki tarafın iyi niyetini peşinen geçersiz saymadan düşünmeye elverişli.

Kaan’ın çözümü kendi takvimine göre kuruluyor

Resmî tanıtımda Kaan’ın babasının yanına gitmek yerine onu İstanbul’a getirmesi, yoğun iş temposuna bağlanıyor. Böylece yardım kararı, mevcut düzenin içinde uygulanabilecek bir çözüm olarak beliriyor. Fakat bu düzenin babaya da uygun olduğu henüz belli değil.

Buradan yapılabilecek editoryal okuma, bakım ve ilginin yalnız bir işi tamamlamak şeklinde ele alınmasının sınırları. Birini yanına almak somut bir sorumluluk üstlenmek demek; aynı anda onun kendi hayatından ayrılması demek de olabilir. Kaan’ın yıllarca emek vererek kurduğu düzen, Eşref’in kaybetmek istemediği düzenle karşılaşıyor. İki tarafın zamanının değerini birlikte düşünmek, oğlun yalnız ilgisiz, babanın yalnız uyumsuz olduğu kolay açıklamaların ötesine geçiyor.

Eşref’in yük olma kaygısı neyi görünür kılıyor?

Eşref’in dönmek istemesi, resmî sinopsiste ailesine yük olmaktan çekinmesiyle açıklanıyor. Bu ayrıntı, babanın yakınlığa bütünüyle kapalı olduğu anlamına gelmiyor. Birine ihtiyaç duymakla onun düzenini bozduğunu hissetmek aynı anda yaşanabilir. Yardım alan kişinin ilişki içinde nasıl konumlandığı, yardımın kendisi kadar önemli hâle geliyor.

Seyir sırasında izlenebilecek ayrım, misafir ağırlamak ile birlikte yaşamak arasında. Misafirin varlığı geçici bir programla yönetilebilir; aile üyesinin ihtiyaçlarıysa o programın dışına taşabilir. Eşref’in hangi noktada kendisini fazlalık gibi gördüğünü takip etmek, duygusal mesafeyi yalnız eski bir kırgınlığa bağlamadan bugünkü evin koşullarıyla birlikte düşünmeyi sağlar.

Irmak şehir ile kasabayı nasıl ayırıyor?

Çağan Irmak, Ayşe Arman’ın 25 Kasım 2018 tarihli özgün söyleşisinde, metropoldeki hız ve vakitsizliği filmin merkezindeki dert olarak anlatıyor. Bununla birlikte büyük şehri kötü, Ege’deki hayatı iyi ilan eden bir güzelleme yapmadığını özellikle belirtiyor. Onun sorusu, insanların neye zaman bulamadığı ve neyi ıskaladığı üzerine.

Bu açıklama, iki yerin karşılaştırmasını hazır bir yaşam tavsiyesine çevirmemek için yararlı. Hikâyede şehirler, karakterlerin kurduğu düzenleri görünür kılıyor; ahlaki değerleri tek başına belirlemiyor. Eşref’i İstanbul’a getirmek coğrafi bir karar olduğu kadar, onun Kaan’ın hızına girmesini istemek olarak da düşünülebilir. Yakınlaşma, taraflardan birinin ötekinin bütün hayatını terk etmesine eşitlendiğinde yeni bir mesafe doğabilir.

Baba–oğul hikâyesinin çıkış noktası

Aynı söyleşide Irmak, öykünün çıkışının yapımcı Şükrü Avşar’a ait olduğunu, anlatılan fikirden hareketle senaryoyu kendi yönünde yazdığını ve filmi çekmeye karar verdiğini açıklıyor. Avşar Film sayfası ise hem yönetmenliği hem senaristliği Irmak’a kaydediyor. Fikir kaynağı ile tamamlanan filmin yazarlığı böylece birbirinden ayrılabiliyor.

Bu ayrım, bir eserin oluşumunu tek kişinin bir anda bulduğu fikir gibi beklememeye yardımcı olur. Yapımcının getirdiği başlangıç, yazarın seçimleriyle başka bir ilişki düzenine dönüşebilir. Seyirci açısından önemli olan da bu üretim bilgisinin konuya ne kattığı: Baba ile oğlun yakınlaşması, yalnız bir hatıra anlatısı olarak değil, belirli bir çağın çalışma ve yaşama temposu içinde kurulmuş.

2018 kaydı bugünün duyurusu değil

Yapımcının sayfası Bizi Hatırla’yı 2018 olarak listeliyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesinin gösterim arşivi 30 Kasım–6 Aralık 2018 tarihli; yönetmen ve senarist Çağan Irmak olarak belirtiliyor. Bu tarihler filmin tarihsel dolaşımına ait. Buradaki rehber güncel seans saatleri veya Türkiye için platform koşulları sunmuyor.

Irmak’ın söyleşide Babam ve Oğlum’la yaptığı dönem ayrımı da aynı bağlamda okunmalı: Bizi Hatırla için kullandığı bugün ifadesi, konuşmanın yapıldığı 2018’i anlatıyor. Bu ayrıntı, filmi 2026’nın yeni aile draması gibi sunmadan kalıcı sorusunu koruyor. Birlikte geçirilen zamanın niteliği, fiziksel yakınlığın tek başına cevaplayamadığı mesele olarak hâlâ anlaşılır.

Yakınlık ve ev için hangi okumalar sürdürülebilir?

Aynı aile içinde ortak geçmişin neden ortak bir yaklaşım yaratmadığını düşünmek isteyenler Pandora’nın Kutusu rehberine bakabilir. Bir evin düzeninin çiftin ilişkisini nasıl görünür kıldığını merak edenler için Hayatboyu yazısı başka bir devam noktası. İki referansta da mekân, insanların aynı yerde bulunmasını açıklarken birbirlerini ne ölçüde duyduğunu ayrıca sormayı gerektiriyor.

Bizi Hatırla’nın ayırt edici düğümü, yardım etme kararı ile bir başkasının hayatını paylaşabilme arasındaki fark. Kaan’ın evine geliş Eşref’in bütün geçmişini geride bırakmıyor; Kaan’ın yoğunluğunu da ortadan kaldırmıyor. Film seçerken bu başlangıç, baba–oğul ilişkisinde büyük bir yüzleşme kadar küçük zaman paylaşımlarının anlamını da izlemek isteyenlere somut bir yön sunuyor.

Sık sorulan sorular

Bizi Hatırla’yı kim yazıp yönetti?

Avşar Film’in resmî kaydında senaryo ve yönetmenlik Çağan Irmak’a ait.

Öykünün çıkış noktası kime ait?

Irmak, Ayşe Arman’la 2018 söyleşisinde ilk öykü fikrini Şükrü Avşar’ın getirdiğini, senaryoyu kendisinin farklı bir yönde geliştirdiğini anlatıyor.

Eşref neden geri dönmek istiyor?

Yapımcı sinopsisinde oğluna ve ailesine yük olmaktan çekindiği için kendi evine dönmek istediği açıklanıyor.

Film şehir hayatını bütünüyle mahkûm ediyor mu?

Irmak söyleşisinde böyle bir şehir–kasaba güzellemesi yapmadığını; vakitsizliği ve insanların neleri ıskaladığını sorguladığını belirtiyor.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →