Tek kahramanın yerine neden beş ayrı başlangıç var?
Kıyıdakiler, insan hakları temasını tek bir kişinin bütün sorunları yaşadığı bir hikâyede toplamak yerine beş ayrı kısa kurmacayı yan yana getiriyor. 2016 Hangi İnsan Hakları? Film Festivali kataloğu, mülteci eşyalarından şiddet gören gence, sınırdaki anne–kızdan İstanbul’da yol almaya çalışan kişiye ve köyüne dönmek isteyen kadına uzanan farklı başlangıçları listeliyor. Bunlar aynı kahramanın peş peşe yaşadığı olaylar değil.
Filme giriş için yararlı yöntem, her bölümde kimin ne yapmak istediğini ve önüne hangi engelin çıktığını yeniden sormak. Eşya, ev, sokak ve köy aynı işlevi taşımıyor. Birinde sığınmak, diğerinde ilerlemek veya geri dönmek önemli. Ortak tema, bu farklı istekleri birbirine eşitlemeden düşünmeye imkân veriyor.
Kıyıya vuran eşya neden kişiden önce gelebilir?
Festival kataloğunda mültecilerin sahile vuran eşyaları ilk anlatı hatlarından biri olarak tanıtılıyor. Bu ayrıntı, göçü yalnız yüzünü tanıdığımız bir kişinin yolculuğu üzerinden beklememek için somut bir giriş. Bir eşyanın kıyıda bulunması, geride bıraktığı sahibine ilişkin soruları beraberinde getiriyor; nesne hikâyenin insanlardan bağımsız, önemsiz dekoru olmaktan çıkabiliyor.
Buradan yapılabilecek editoryal okuma, görünen ile görünmeyen arasındaki ilişki. Eşyayı görmek, sahibinin hayatını bütün ayrıntılarıyla bilmek demek değil. Tam tersine, eksik bilgi seyircinin bakışını belirleyebilir. Bu hat izlenirken, nesneleri yalnız trajedinin kanıtı veya kolayca çözülen semboller olarak adlandırmadan, neden orada olduklarını sormak anlatının açtığı alanı korur.
Sınırdaki ev güvenlik fikrini nasıl değiştiriyor?
Katalog, bomba seslerinin duyulduğu sınır bölgesindeki bir eve sığınan anne ile kızın hikâyesini de açıklıyor. Burada ev, dışarının tehlikesine karşı aranmış bir yer. Fakat bir çatı altında bulunmak ile kendini güvende hissetmek aynı şey olmayabilir. Sığınmanın hangi koşullarda mümkün olduğu sorusu, mekânın yalnız adresini bilmekten daha önemli.
Anne ile kızın aynı yerde olması da ihtiyaçlarının bütünüyle aynı olduğu anlamına gelmez. Antoloji biçiminin yararı, izleyiciyi önceki bölümdeki hareket veya kayıp beklentisini yeni öyküye otomatik taşımamaya zorlaması. Burada takip edilecek somut ayrım, bir yere ulaşmak ile o yerde kalabilmek arasında. Sınır, yalnız geçilecek çizgi olarak değil, gündelik hayatın koşullarını belirleyen çevre olarak düşünülebilir.
İstanbul’da ilerlemek ile köye dönmek aynı hareket değil
Tanıtımın İstanbul’da engelleri aşarak yol almaya çalışan kişi ve sürüldüğü köye dönmek isteyen kadın hatları, hareketi farklı yönlerde kuruyor. Birinde şehir içindeki hedefe varmak, diğerinde geçmişte bağ kurulan yere yeniden ulaşmak söz konusu. Bu iki durumu tek bir gitmek isteğine indirgemek, her öykünün özgün ihtiyacını siler.
İzlerken fiziksel mesafe kadar o mesafeyi anlamlı kılan ilişkiyi düşünmek yararlı. Bir sokak herkes için aynı ölçüde geçilebilir olmayabilir; tanıdık bir köy herkes için geri dönülebilir olmayabilir. Bunlar hukuki koşullar hakkında genel bilgi veren hükümler değil, filmde tanıtılan hareket engellerini okumak için sorular. Ortaklık, karakterlerin aynı rotada bulunmasında değil, hareket alanlarının başkaca koşullarla belirlenmesinde aranabilir.
Beş yönetmen ve ortak senaryo tasarımı
Hanife Sevinç’in 11 Nisan 2016 tarihli Anadolu Ajansı haberinde yapımcı ve yönetmen Erdem Tepegöz, çalışmanın yaklaşık bir yılda oluştuğunu ve seçilen öyküleri Ceyda Aşar’ın senaryolaştırdığını açıklıyor. Barış Pirhasan, Alphan Eşeli, Melisa Önel, Ramin Matin ve Tepegöz’ün çektiği beş ayrı öykünün birleştirildiği belirtiliyor. Bu açıklama, yapımın rastlantısal bir kısa film derlemesi olmadığını gösteren üretim bağlamı.
Ortak yazar ve farklı yönetmenler bilgisi, bütün bölümlerin aynı görsel üsluba sahip olduğunu iddia etmek için yeterli değil. Seyirci için daha yararlı olan, ortak sorunun farklı karakter ve mekânlarla nasıl yeniden başladığını takip etmek. Bir bölümün kahramanını sonraki öyküde aramak yerine her yeni başlangıcın kendi ihtiyacını tanımak gerekiyor.
2016 projesi ve arşiv süreleri
AA’nın dönem haberinde İNKAP koordinatörü Ekin Bozkurt Şener, filmin Avrupa Birliği destekli çalışma içindeki yerini ve kadın haklarının görünürlüğüne katkı amacını açıklıyor. Bu açıklama 2016’daki yapım bağlamına ait; bugünün kurum yapısı veya güncel hak uygulamaları üzerine bir değerlendirme değil.
Süre konusunda da arşivler ayrılıyor: Hangi İnsan Hakları? kataloğu 65, İstanbul Film Festivali’nin 2016 kaydı 70 dakika veriyor. Rehber bunları tek bir kopyanın kesin süresi olarak birleştirmiyor. İKSV künyesi yapımcıyı Erdem Tepegöz, yapım şirketini Altona Film olarak listeliyor. Arşivlerin aynı beşli yönetmen yapısını doğrulaması, süre farkını gizlemeyi gerektirmeden filmin kimliğini netleştiriyor.
Antolojiyi takip etmek için seyir rotası
Birden fazla yönetmenin aynı uzun metrajda farklı hikâyeler kurmasını merak edenler Anlat İstanbul rehberine bakabilir. Mekânın hareketi ve gündelik imkânları nasıl sınırladığını düşünmek isteyenler Köprüdekiler yazısındaki üç ayrı çalışma hayatı sorusuna geçebilir. Bu referanslar Kıyıdakiler’in öykülerini aynı kalıba sokmadan biçim ve mekân üzerine düşünmeyi sürdürüyor.
Kıyıdakiler’de tutulabilecek basit hat, her yeni bölümde isteği ve engeli ayrı kaydetmek. Kimin sığınacağı, kimin konuşabileceği, kimin ilerleyebileceği veya dönebileceği değişiyor. Beş kısa kurmacanın bir arada bulunması, insan haklarını soyut bir başlık olarak tekrar etmekten çok, aynı başlığın farklı hayatlarda neden farklı somut ihtiyaçlara karşılık geldiğini sormaya alan açıyor.
Sık sorulan sorular
Kıyıdakiler belgesel mi?
2016 Hangi İnsan Hakları? kataloğu yapımı beş ayrı kısa kurmacadan oluşan film olarak tanımlıyor.
Senaryoyu kim yazdı?
Ceyda Aşar. Erdem Tepegöz, AA’ya verdiği dönem açıklamasında seçilen öykülerin Aşar tarafından senaryolaştırıldığını söylüyor.
Beş yönetmen kim?
Barış Pirhasan, Alphan Eşeli, Melisa Önel, Ramin Matin ve Erdem Tepegöz; festival künyeleri ile Tepegöz’ün açıklaması aynı isimleri veriyor.
Film kesin olarak kaç dakika?
Açılan 2016 arşivlerinde farklı süreler var: Hangi İnsan Hakları? kataloğu 65, İstanbul Film Festivali kaydı 70 dakika. Rehber bu farkı koruyor.
KAYNAKLARIYLA
Kaynaklar ve ileri okuma
- Hangi İnsan Hakları? 2016 kataloğu · basılı sayfa 7, beş kurmaca öykü Kontrol: 5 Kasım 2026
- Anadolu Ajansı · Erdem Tepegöz ve proje koordinatörünün özgün açıklamaları, 2016 Kontrol: 5 Kasım 2026
- İKSV · 2016 film arşivi, Kıyıdakiler künyesi Kontrol: 5 Kasım 2026


