REHBER / Film rehberi

Saklı Yüzler: Zühre’yi görünür kılan belgesel neden yeni bir tehlike açıyor?

Handan İpekçi’nin Saklı Yüzler filminde Zühre’nin görünürlüğü, Ali’nin takibi ve belgesel fikrinin kurmacaya taşınması üzerine yaratım rehberi.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Görülmek, korunmakla aynı anlama gelmiyor

Saklı Yüzler’de bir belgesel görüntüsü, Zühre’nin hayatta olduğunu başkalarına ulaştırırken onu arayan kişi için de yeni bilgi sağlıyor. İstanbul Modern’in özgün film kaydı, Almanya’da yaşayan Ali’nin öldüğünü sandığı yeğenini bu görüntü aracılığıyla bulmasını takibin çıkış noktası olarak açıklıyor. Bir hayatı görünür kılmak, görüntünün kimlerin eline geçeceğini de anlatının meselesi hâline getiriyor.

Handan İpekçi’nin yaratım açıklamaları, film içindeki belgeselin tesadüfi bir anlatım oyunu olmadığını gösteriyor. Bu rehber Zühre’nin sonunu açıklamadan, belgeleme arzusu ile güvenlik arasındaki gerilime odaklanıyor. Sorulabilecek temel soru şu: Bir kişinin yaşadıklarını başkalarının bilmesini istemek, o kişinin nasıl görüleceğine ilişkin denetimi de sağlayabiliyor mu?

Yönetmen neden doğrudan belgesel çekmemiş?

Selin Süar Oral’ın Marmara Üniversitesinde hazırladığı doktora tezine eklenen 17 Şubat 2018 tarihli özgün röportajda İpekçi, önce cinayet failleriyle görüşeceği bir belgesel düşündüğünü anlatıyor. Onların kendisine ne kadar doğru konuşacağına ilişkin kuşkusu, belgesel yönetmenini kurmaca hikâyeye taşıma kararında etkili olmuş. Kaynak burada tez yazarının yorumu değil, ekteki yönetmen yanıtı.

Bu yaratım bilgisi, gerçeği öğrenmek için kamera açmanın bütün sorunları çözdüğü varsayımını tartışmaya açıyor. Kamera karşısındaki insan kendisini sunabilir, saklayabilir veya olayın anlamını kendi lehine kurabilir. Kurmaca, bu konuşma koşullarını da hikâyenin içine alabilme olanağı veriyor. Belgeselci artık yalnız bilgiyi toplayan görünmez bir araç değil; seçtiği görüntünün doğuracağı ilişkilerin içinde düşünülebilen bir kişi hâline geliyor.

Zühre’nin hikâyesi tek bir gerçek vakayla eşitlenmiyor

Ayşe Durukan’ın bianet için yaptığı 2005 tarihli özgün telefon görüşmesinde İpekçi, belirli bir yaşanmış öyküyü birebir aktarmadığını, senaryoyu kendisinin kurduğunu açıklıyor. Basına yansıyan cinayetlerden etkilenmekle tek bir kişinin hayatını uyarlamak arasındaki ayrım böylece yönetmenin kendi sözlerinde bulunuyor.

Bu sınır, Zühre’nin başına gelenleri gerçek bir kişinin biyografisi gibi tanıtmamak için önemli. Toplumsal bir şiddet biçiminden beslenen kurmaca, farklı ilişkileri ve zamanları bir araya getirerek bağımsız bir yapı kurabilir. Seyirci için yararlı olan, hangi gerçek kadının hangi sahnede temsil edildiğini tahmin etmeye çalışmaktan çok, şiddetin filmde hangi kararlar ve bakışlarla devam ettirildiğini izlemek. Zühre’yi yalnız bir olayın örneği olarak görmek, onun yaşamını kendi başına düşünmeye ayrılan alanı daraltabilir.

Ali’nin öğrendiği bilgi neden tarafsız değil?

İstanbul Modern’in özetinde Ali’nin belgeseli izledikten sonra aramaya yönelmesi açıkça belirtiliyor. Aynı görüntünün bir seyirci için tanıklık, başka bir seyirci için iz sürme bilgisi olabilmesi, filmin görünürlük sorusunu somutlaştırıyor. Görüntü, onu yapan kişinin amacıyla sınırlı bir dolaşım sürdürmüyor.

Bu başlangıcı izlerken bilgi edinmeyi otomatik biçimde iyi sonuçla eşleştirmemek gerekiyor. Kimin öğrendiği, öğrendiği şeyi ne yapmak için kullandığı ve görüntüdeki kişinin bu kullanım üzerinde ne kadar söz sahibi olduğu farklı sorular. Ali’nin bakışı ile Zühre’nin yaşama ihtiyacı arasındaki mesafe, takip geriliminin yalnız nerede bulunduğu sorusuyla kurulmadığını düşündürüyor. Bir yerden uzaklaşmış olmak, o yere ait baskının kişiye ulaşma yollarının tamamen kapandığı anlamına gelmiyor.

Zamanlar neden iç içe geçiyor?

İpekçi, tez ekindeki özgün röportajında video kayıtlarıyla farklı zamanların ve anlatım biçimlerinin iç içe ilerlediğini açıklıyor. Bu bilgi, film içindeki görüntüleri yalnız geçmişi açıklayan geriye dönüşler olarak ele almamayı öneriyor. Kaydı izlemek de başlı başına şimdiki zamanda gerçekleşen bir eylem; geçmişteki görüntü yeni bir davranış doğurabiliyor.

İzlerken iki soruyu ayırmak yararlı: Gördüğümüz olay ne zaman yaşanmış ve o olaya ilişkin görüntü ne zaman, kim tarafından izleniyor? Bu iki zaman arasındaki fark, bilginin anlamını değiştirebilir. Kayıt geçmişteki bir anı korurken, o anın bugünkü dolaşımı yeni bir tehlike veya yeni bir anlayış üretebilir. Böyle bakıldığında kurgu, yalnız parçaları doğru kronolojiye dizme bilmecesi olarak kalmaz. Bir görüntünün farklı insanların hayatına hangi anda girdiğini düşünmenin yolu olur.

Belgeselciyi ve seyirciyi aynı soruda düşünmek

Yönetmenin kurmacaya taşıdığı belgeselci, bir hayatı anlatmanın sonuçlarını da görünür kılan bir yaratım tercihi olarak okunabilir. Burada çıkarılacak sonuç, hiç görüntü üretmemek veya hiç hikâye anlatmamak değildir. Daha somut soru, anlatılan insanın ihtiyaçlarıyla onu anlatma arzusunun her zaman örtüşüp örtüşmediği.

Saklı Yüzler’i seçerken takibin sonucunu merak etmekle görüntünün ne yaptığını izlemeyi birlikte sürdürebilirsiniz. Kim konuşuyor, kim kaydediyor, kim izliyor ve bu sırada kim yeni bir karar alıyor? Bu soruların her biri Zühre’nin görünürlüğünü farklı bir ilişkiye bağlıyor. Film içinde film düzenleriyle ve tanıklığın sorumluluğuyla ilgilenen seyirci için yaratım açıklamalarının yararı burada: Kamera yalnız olayların önünde duran bir aygıt değil, olayların birbirine ulaşma yollarından biri olarak da düşünülebiliyor.

Sık sorulan sorular

Ali ile Zühre’nin akrabalığı ne?

İstanbul Modern’in özgün özetinde Zühre, Ali’nin yeğeni olarak belirtiliyor.

Saklı Yüzler tek bir gerçek kadının biyografisi mi?

İpekçi, bianet’in özgün görüşmesinde belirli bir yaşanmış öyküyü birebir aktarmadığını, kurmaca bir senaryo yazdığını açıklıyor.

Belgeselci fikri nereden geliyor?

Yönetmen, Selin Süar Oral’ın tez ekindeki özgün röportajında önce belgesel düşündüğünü, sonra belgeselciyi kurmaca anlatıya taşıdığını söylüyor.

Zamanları takip etmek için neye dikkat edilmeli?

Olayın yaşandığı zaman ile o olayın kaydının izlendiği zamanı ayırmak yararlı. Bu, yönetmenin iç içe anlatım açıklamasından hareketle önerilen izleme yöntemi.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →