REHBER / BEŞ VAKİT · ÇOCUKLAR VE ZAMAN

Beş Vakit’te ezan, çocukların büyümesini nasıl bir zaman duygusuna bağlıyor?

Beş Vakit’in Ömer, Yakup ve Yıldız’ını; ezanla bölünen gün, aile içindeki beklentiler, doğa, müzik ve Reha Erdem’in kurgu görevi üzerinden izleme rehberi.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Başlıktaki beş vakit neyi düzenliyor?

Reha Erdem’in Beş Vakit filminde gün, köyde duyulan ezanla beş ayrı vakte bölünüyor. İstanbul Modern’in tanıtımı, bu düzenin içinde çocukluktan gençliğe geçen Ömer, Yakup ve Yıldız’ı öne çıkarıyor. Başlığa buradan yaklaşmak, filmi yalnızca belli sayıda olaya ayrılmış bir öykü gibi görmenin ötesine geçmeyi sağlar: Zamanın gündelik hayatı nasıl örgütlediğine dikkat edebiliriz.

Bir günün geçmesi ile bir çocuğun büyümesi aynı türden değişim değildir. Günün düzeni tekrar ederken kişilerin aynı deneyimi yeniden yaşaması gerekmez. İzleme sırasında dışarıdan gelen zaman işaretleri ile karakterlerin içinde biriken duyguları yan yana tutabilirsiniz. Herkesin paylaştığı saat veya ses, herkes için aynı ağırlığı mı taşır? Bu soru, filmin ritmini bir olayın ne zaman olacağını beklemenin yanında, yaşananların ne kadar sürdüğünü hissetme meselesi olarak da düşünmeye imkân verir.

Üç çocuğu tek bir büyüme hikâyesine sıkıştırmamak

Ömer, Yakup ve Yıldız, resmî tanıtımda on iki ile on üç yaşlarındaki çocuklar olarak sunuluyor. Aynı çevrede bulunmaları ve yakın yaşlarda olmaları, aynı duygusal konumda oldukları anlamına gelmez. Rotterdam Film Festivali’nin özeti, ailede kardeşe ayrılan ilgi, öğretmene yönelen yakınlık ve anneyle ilişkide yaşanan güçlükler gibi farklı gerilimleri öne çıkarıyor.

Bu yüzden film boyunca tek bir ortak çocukluk tarifi aramak yerine her kişinin neye ihtiyaç duyduğunu ayırmaya çalışın. Kabul görmek, büyüklere benzemek veya onlardan uzaklaşmak aynı istek değildir. Bir çocuk için önemli olan ayrıntı diğerinin dünyasında arka planda kalabilir. Üçlüyü birbirinin örneği gibi düşünmemek, ortak bir köy hayatının içinde farklı büyüme hızları olabileceğini görmeyi kolaylaştırır. Yakınlıklarını, farklılıklarını silmeden takip etmek gerekir.

Aile içindeki bakış kimin değerini belirliyor?

Ömer’in aile içindeki konumunu düşünürken yetişkinlerin davranışlarını yalnızca çocuğun karakterini açıklayan bilgi olarak kullanmakla yetinmeyebilirsiniz. Birinin kendini değerli hissetmesi, sürekli başkasıyla karşılaştırılmasına bağlandığında ne olur? Rotterdam’ın tanıtımında yer alan kardeşler arasındaki farklı muamele, izleme sırasında bu soruya somut bir başlangıç sağlar.

Büyüklerin neyi ödüllendirdiği ve neyi görmezden geldiği, çocukların kendi ihtiyaçlarını söyleme biçimini etkileyebilir. Buna bakarken her yetişkini aynı role, her çocuğu aynı tepkiye yerleştirmemek önemli. Çocuğun dışarıdan görünen davranışıyla içinde taşıdığı isteğin aynı olduğunu varsaymadan izleyin. Öfkenin altında tanınma arzusu bulunabilir mi? Bir yetişkinin kendi hayatındaki sıkışıklık, çocuğa yönelen tutumunu anlamayı kolaylaştırsa bile onu haklı çıkarmak zorunda mı? Bu ayrım aile ilişkilerini daha dikkatli tartışmaya yardım eder.

Köyün coğrafyası neden yalnızca güzel manzara değil?

İstanbul Modern’in özeti, denize dönük, kayalıklar ve zeytinliklerle çevrili küçük ve yoksul bir köy tarif ediyor. Bu başlangıç, çevreye yalnızca görsel güzellik açısından bakmamak için yeterli. Doğa, orada yaşayanların gündelik düzeninin ve olanaklarının da parçası. İzleyici açısından geniş bir manzaranın sunduğu ferahlıkla, orada yaşayan bir çocuğun hareket alanı aynı şey olmayabilir.

Bu iki ölçeği yan yana düşünün: Çevre büyük görünürken kişiler kendilerini özgür hissediyor mu? Bir yerin dışarıdan huzurlu görünmesi, içindeki ilişkilerin de huzurlu olduğunu kanıtlar mı? Coğrafyayı karakterlerin sorunlarını otomatik olarak çözen bir alan saymadan izlemek, doğayla kurulan bağın değişkenliğini korur. Güzel bir görüntüyü gördüğünüzde hikâyenin geriliminin durup durmadığını düşünmek, manzara ile yaşantı arasındaki ilişkiyi daha somut hale getirebilir.

Müzik ile kurguya ayrı ayrı kulak vermek

Rotterdam’ın künyesinde senaryo ve kurgu Reha Erdem’e, görüntü yönetimi Florent Herry’ye, müzik Arvo Pärt’a yazılıyor. Bu görev dağılımı, filmin zaman duygusunun yalnızca senaryoda geçen olaylardan oluşmadığını hatırlatır. Çekilmiş görüntülerin yan yana gelişi ve müziğin bu akışla ilişkisi de izleme süresini biçimlendirir. Künyedeki müzik bilgisi, bestecinin film için özel olarak yeni eser bestelediğini tek başına kanıtlamaz.

İzlerken müziğin size kesin bir duygu adı verip vermediğine veya daha açık bir his alanı bırakıp bırakmadığına dikkat edebilirsiniz. Aynı anda görülen yüz, çevre ve duyulan ses birbirini tamamen açıklıyor mu? Kurgu, yalnızca bir olaydan sonrakine geçiş değildir; iki görüntü arasındaki süreyi ve ilişkiyi de kurar. Böyle bakmak, ritmi yalnızca hızlı veya yavaş diye sınıflandırmanın ötesine taşır.

Büyümeyi sonuçtan çok süre olarak düşünmek

Filmden sonra üç çocuğun hayatını tek bir dersle açıklamak yerine, hangi bekleyişin size uzun geldiğini hatırlayın. Zaman algısı her izleyicide aynı olmayabilir; özellikle gündelik düzen tekrar ederken küçük bir duygusal değişim daha belirgin hale gelebilir. Çocuğun çevresini değiştirme imkânı ile kendi bakışını değiştirme ihtimali aynı ölçüde değildir.

Beş Vakit’in adını bu ayrım üzerinden yeniden düşünmek mümkün: Herkesin ortak gününde, kişilerin birbirinden farklı iç zamanları olabilir. Ömer, Yakup ve Yıldız’ın büyümesini yetişkinliğe varılacak tek bir çizgi olarak değil, arzu, öfke ve yakınlık arasında devam eden bir süreç olarak tartışabilirsiniz. Bu yaklaşım, finali bir açıklama anahtarına dönüştürmeden filmin deneyimini konuşmaya yarar. İzleme boyunca sesin, coğrafyanın ve aile ilişkilerinin birbirine nasıl eşlik ettiğini hatırlamak iyi bir başlangıçtır.

Sık sorulan sorular

Beş Vakit adı neye işaret ediyor?

Köyde günün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünmesine işaret ediyor.

Beş Vakit’te hangi çocuklar öne çıkıyor?

İstanbul Modern’in tanıtımında Ömer, Yakup ve Yıldız adlı, on iki ile on üç yaşlarındaki üç çocuk öne çıkıyor.

Beş Vakit’in kurgusunu kim yaptı?

Rotterdam Film Festivali’nin künyesinde kurgu Reha Erdem’e yazılıyor.

Beş Vakit’te hangi bestecinin müziği var?

Festival künyesinde müzik Arvo Pärt olarak belirtiliyor; bu kayıt tek başına film için özel beste siparişi verildiği anlamına gelmez.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →