REHBER / ANAYURT OTELİ · BEKLENEN DÖNÜŞ

Anayurt Oteli: Zebercet’in bekleyişi otelin düzenini nasıl değiştiriyor?

Anayurt Oteli’nde bir gecelik ziyaretin ardından değişen zaman duygusu; Zebercet’in bekleyişi, otelin gündelik işi ve Kavur’un uyarlama yaklaşımı.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Bir gecelik ziyaret neden uzun bir bekleyişe dönüşüyor?

Anayurt Oteli’nin başlangıcında, küçük bir taşra otelini işleten Zebercet’in hayatına bir kadın müşteri girer. İstanbul Modern’in tanıtımına göre kadın kısa ziyaretinin ardından yeniden geleceğini söyler ve Zebercet onu beklemeye başlar. Bu karşılaşmanın etkisini, birlikte geçirilen zamanın uzunluğu açıklamaz. Kısa bir ziyaretin karakterin hayatında kapladığı yer giderek büyür.

Bu nedenle filmi yalnızca kadının geri dönüp dönmeyeceği sorusuyla izlemek, bekleyişin kendisini arka plana itebilir. Daha verimli soru, Zebercet’in bu ihtimale nasıl bir anlam verdiğidir. Kişinin önünde duran günlük işler sürerken zihnindeki gelecek başka bir ana bağlanabilir. Bir sözün tekrar düşünülmesi, o sözü söyleyen kişi hakkında daha fazla bilgi sağlamaz; ama bekleyen kişinin o karşılaşmaya duyduğu ihtiyacı görünür kılabilir. Filmin zamanına buradan yaklaşmak mümkündür.

Otelin işiyle Zebercet’in arzusu aynı ritimde yürümüyor

Bir otelin gündelik düzeni gelenlerin ağırlanması, kalması ve ayrılması üzerine kuruludur. Zebercet’in belirli bir kişinin dönüşünü beklemesi ise geçici konaklama düzeninin içine özel bir süreklilik arzusu yerleştirir. Her müşteri aynı anlamı taşımaz; bir kişinin gelişi bütün ötekilerin gelişinden farklı bir beklentiye dönüşebilir. Buradaki yorum, mekânın işleviyle karakterin isteği arasındaki farktan hareket ediyor.

İzlerken otelde olup bitenleri yalnız yeni olaylar olarak saymak yerine, Zebercet’in neye önem verdiğine dikkat edebilirsiniz. Hangi karşılaşmalar onun için geçici, hangisi zihninde kalıcı hale geliyor? Gündelik düzenin devam etmesi, onun aynı hayata aynı biçimde katıldığını gösteriyor mu? Bekleyiş bu sorularla birlikte düşünüldüğünde, zamanın boş geçmesi olmaktan çıkar. Çevresiyle kurduğu ilişkiyi ve önceliklerini yeniden düzenleyen bir etkinliğe dönüşür.

Gelen giden insan, kendiliğinden yakınlık sağlamıyor

Otel, insanların sürekli uğradığı bir yer olsa da bu hareketlilik Zebercet’in yakınlık kurabildiği anlamına gelmez. Ömer Kavur, uzun arşiv söyleşisinde karakterin insan sıcaklığı arayışını özellikle vurgular. Bu yaratıcı açıklama, yalnızlığı yalnızca etrafta kimsenin bulunmamasıyla tanımlamamak için önemlidir. Bir insanla aynı alanda olmak ile o insan tarafından tanınmak ayrı deneyimlerdir.

Bu açıdan bakınca kadın müşterinin yokluğu, yalnız odanın boş kalması olarak yaşanmaz. Zebercet’in bir ilişki ihtimaline verdiği ağırlık da o yokluğa eklenir. İzleyici olarak kadına dair gerçekten bildiklerimizle Zebercet’in ondan beklediklerini ayırmak gerekir. Karşılaşma hakkında az bilgi varken beklentinin büyümesi, filmin temel gerilimlerinden biri olarak izlenebilir. Bu ayrım, kadını yalnızca erkek karakterin arzusunu açıklayan bir araç gibi değerlendirmemizi de zorlaştırır.

Kavur’un otel deneyimi uyarlamaya ne katıyor?

Kavur, Tersninja’da yayımlanan söyleşisinde üç yıl otelde çalıştığını ve resepsiyonda tek başına kalmanın bekleyişini tanıdığını anlatır. Gelen giden insanlar hakkında hayaller kurulabildiğini, tahminlerde bulunulabildiğini söyler. Yusuf Atılgan’ın romanında kendisine çok yakın bir duygu bulduğunu açıklaması, uyarlamanın onun için yalnız olayları başka bir mecraya taşıma işi olmadığını gösterir.

Yönetmenin yaşadıklarıyla Zebercet’in hayatını özdeş saymak gerekmez. Kendisi de farklı otel ortamlarının doğrudan karşılaştırılamayacağını belirtir. Daha kullanışlı bağ, bekleyişin duygusu üzerindedir. Bu açıklama ışığında, oteldeki gündelik hareketlerin neden kişisel bir anlam taşıyabildiğine bakabiliriz. Bir yerin işleyişini bilmek, orada çalışan kişinin zamanını nasıl hissettiğini bilmekle birleştiğinde, mekânın hikâyedeki ağırlığı daha anlaşılır hale gelir. Filmdeki otel böylece nötr bir arka plan olarak kalmaz.

Zebercet’in yüzünü bir tanının kısa yolu gibi kullanmamak

Macit Koper, Milliyet Sanat’ın 2017 söyleşisinde romanın oyuncuya zengin bir malzeme sunduğunu, fakat oyuncunun karakterle kendi arasında bir ortaklık kurmasının gerekli olduğunu anlatır. Kavur’la çekimler boyunca birbirlerini anlamaya çalıştıklarını da belirtir. Bu, rolün yalnızca görünür bir tuhaflık veya hazır bir davranış kalıbı olarak kurulmadığını düşünmek için doğrudan bir oyuncu açıklamasıdır.

İzlerken yüz, beden ve söz arasındaki ilişkiye dikkat etmek, karakteri tek bir etiketle açıklamaktan daha yararlı olabilir. Bir suskunluğun anlamını hemen bildiğimizi varsaymak yerine, kimin karşısında oluştuğunu ve ardından hangi davranışın geldiğini takip edebiliriz. Zebercet’in yalnızlığını görmek, yaptıklarının etkisini yok saymayı gerektirmez. Karakterle yakınlık kurma çabası ile onu her durumda haklı bulmak aynı şey değildir; oyunculuğun açtığı alan bu ayrımı koruyabilir.

Bekleyişin gündelik hayatı neye bağladığını sorun

İlk izleme için, kadının ziyareti öncesindeki ve sonrasındaki düzeni düşünmek yeterli bir başlangıçtır. Zebercet hangi işleri aynı biçimde sürdürüyor, hangilerine yeni anlam veriyor? Bir günün değeri artık o gün yaşananlardan mı, yoksa beklenen dönüşe yaklaşıp yaklaşmadığından mı geliyor? Böyle sorular, sonucun ne olacağını önceden öğrenmeden filmin zaman duygusunu takip etmeyi sağlar.

Eser Yusuf Atılgan’ın romanından Ömer Kavur tarafından sinemaya uyarlanmıştır. İKSV’nin 2017 festival arşivi filmi 1987 künyesiyle kaydeder; Kavur ise söyleşisinde çekimleri 1986 Ekim’inde yaptığını açıklar. Bu iki tarih farklı aşamalara ilişkindir. Rehberin odağı tarih çözmekten çok, geçici konukları ağırlayan bir yerin tek bir kişinin dönüşüne bağlandığında nasıl değiştiğidir. Zebercet’in bekleyişi, otelin dışındaki zamanı durdurmaz; kendi hayatını o zamanla nasıl ilişkilendirdiğini değiştirir.

Sık sorulan sorular

Anayurt Oteli hangi romandan uyarlandı?

Yusuf Atılgan’ın aynı adlı romanından. Uyarlama senaryosunu yazan ve filmi yöneten Ömer Kavur.

Zebercet’i kim oynuyor?

Macit Koper. Oyuncu, 2017 tarihli Milliyet Sanat söyleşisinde rolü kurarken Kavur’la çalışma sürecini anlatıyor.

Anayurt Oteli’nde 1986 ve 1987 tarihleri neden geçiyor?

Kavur çekimlerin 1986 Ekim’inde yapıldığını söylüyor; İKSV’nin 2017 festival arşivi filmi 1987 künyesiyle kaydediyor. Çekim zamanı ile film künyesindeki yıl farklı aşamalar.

Bekleyişi takip etmek için kadının bütün geçmişini bilmek gerekir mi?

Hayır. Başlangıçta bildiklerinizle Zebercet’in beklentisini ayırarak, dönüş ihtimalinin onun gündelik hayatına ne yaptığını izleyebilirsiniz.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →