REHBER / Film rehberi

Aidiyet: Önce ifadeyi dinlemek tanışma gecesini nasıl değiştiriyor?

Burak Çevik’in Aidiyet filminde boş mekânlar, dış ses ve çiftin ilk gecesinin sıralanışı üzerine anlatı ve yaratım rehberi.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Sonucu bilmek, başlangıcı nasıl görür?

Aidiyet önce bir cinayete ilişkin ifadeyi boş mekânlar üzerinde dinletiyor, ardından çiftin tanıştığı geceye dönüyor. Bu sıra, seyircinin ilk karşılaşmayı tarafsız bir başlangıç gibi görmesini engelliyor. İstanbul Modern’in özeti iki parçalı yapıyı açıkça tarif ediyor. Burak Çevik’in filminde merak, yalnız ileride ne olacağını öğrenmekten doğmuyor; bildiğimiz şeyin gördüğümüz insanları nasıl etkilediğinden de doğuyor.

Bir tanışma gecesi kendi zamanı içinde olasılıklar taşır. İfadenin ardından izlendiğinde aynı olasılıklar, gelecekte olacakların bilgisiyle yan yana gelir. Karakterler henüz bilmedikleri bir geleceğin içindeyken seyirci o geleceğin ağırlığını taşır. Böylece anlatının gerilimi, kişilerin sakladığı bilgiyi açığa çıkarmaktan farklı bir yerde kurulur. Seyircinin bildiği ile o anda gördüğü şey birbirini kolayca tamamlamaz. Film bu sürtünmeyi ortadan kaldırmak yerine merkezine yerleştirir.

Boş mekânları izlerken neye bakıyoruz?

İlk bölümde insan eylemlerinin sesle anlatılması, görüntüdeki yerleri yalnız birer adres olmaktan çıkarır. Bir oda veya yol, tek başına bakıldığında çok sayıda yaşantıya açık görünebilir. Belirli bir olayın anlatımıyla birleşince, aynı yer başka ihtimallerin içinden ayrılan bir hatıranın taşıyıcısına dönüşür.

Burada görüntü sesi birebir kanıtlamak zorunda değildir. Birinin geçmişte yaptığını anlatması ile kameranın bugün bir yeri göstermesi farklı zamanlara aittir. Bu aralık, seyircinin zihninde görünmeyen eylemi kurmasını gerektirir. Film bir yeniden canlandırmanın sağlayabileceği kesin hareketi vermediğinde, bakışımız boşluğu tamamlamaya çalışır. Mekânın etkisi de bundan doğar: Geçmişte olup bitenin kendisi görünmezken, o geçmişle ilişki kurduğumuz yer görünür kalır. Görüntü ile anlatılanın tam olarak örtüşmemesi, hafızanın nasıl çalıştığına ilişkin bir biçim sorusuna dönüşür.

İki fikir hangi yaratım sürecinde birleşti?

Çevik, Yonca Talu’nun Film Comment söyleşisinde ilk tasarının bütünüyle boş yerlerin görüntülerinden oluştuğunu açıklıyor. Daha sonra iki kişinin gece karşılaşmasını çekme isteği bu tasarıya katılmış. İki bölüm, yalnız aynı olayı iki kez açıklamak için değil, farklı sinema fikirlerini karşılaştırabilecek bir yapı içinde birleşiyor.

Bu üretim ayrıntısı, filmin ikinci parçasını ilk bölümün eksik bilgilerini tamamlayan bir ek olarak görmeyi zorlaştırır. Gece karşılaşması başka bir hız, başka bir yakınlık ve başka türden beklenti taşır. İfadeyi dinlerken olayların düzeni önem kazanırken, iki insanın bir arada bulunduğu zamanda aralarındaki ilişkiye ait küçük belirsizlikler öne çıkabilir. Anlatının biçim değiştirmesi, seyircinin görevini de değiştirir. Önce söylenenle görüntüdeki boşluğu birleştirmeye çalışırken, sonra bildiği sonucu o anın canlılığıyla birlikte taşımak zorunda kalır.

Gerçek olay ile kurmaca gecenin sınırı

Aidiyet, yönetmenin ailesindeki bir olaydan besleniyor. Ancak kişisel bağ, her görüntünün tarihsel bir kaydı olduğu anlamına gelmiyor. Çevik’in söyleşisi ikinci bölümün kurmaca alanını özellikle ayırıyor. Filmdeki tanışma gecesini, orada söylenen bütün sözleri aynen bildiğimiz bir olay tutanağı gibi okumamak bu nedenle önemli.

Bir dosya, olayların hukuki anlatımını taşıyabilir; insanların birbirine nasıl baktığını veya bir konuşmanın bütün aralarını aynı biçimde korumaz. Kurmaca bu bilinmeyen alana girerken kesin bilgi sağlamak yerine bir ilişkiyi düşünmeyi mümkün kılabilir. Aidiyet’in yapısı, araştırmanın bıraktığı boşluğu yok saymıyor; farklı bir anlatım düzeyine geçerek onunla çalışıyor. Böylece seyircinin sorusu da değişir: Bir suçu biliyor olmak, o suça karışmış iki kişinin geçmişteki bütün anlarını bildiğimiz anlamına gelir mi? Film iki parçayı yan yana koyarak bu kolay özdeşliği zorlaştırıyor.

Ses tasarımı yerin hafızasına nasıl katılıyor?

Arsenal’in yayımladığı özgün yönetmen söyleşisinde Çevik, mekânları yapım tasarımcısı Dilşad Aladağ’la gezdiğini ve Yalın Özgencil’le bu yerlerin ses dünyasını geliştirdiğini açıklıyor. Bu somut çalışma, mekânın yalnız kadrajla seçilmediğini gösteriyor. Bir yerin nasıl duyulduğu da onunla kurulacak ilişkiyi belirliyor.

Görünür bir boşluk sessiz olmak zorunda değil. Ses, görüntünün sınırının ötesinde bir hayat bulunduğunu hissettirebilir veya anlatılan geçmişe yönelik beklentiyi değiştirebilir. Bu yüzden dış sesi çevreden ayırıp yalnız sözlerin anlamına bakmak, ilk bölümün çalışma biçimini eksiltir. Söz, yer ve çevre sesi aynı anda farklı zamanlara işaret edebilir. Seyirci hepsini bir arada yaşadığı için, filmdeki hafıza duygusu yalnız birinin ne hatırladığıyla açıklanamaz. Hatırlamanın hangi görsel ve işitsel koşullarda paylaşıldığı da anlatının parçasıdır.

Bir suç filmini seçerken farklı bir beklenti

Aidiyet, suçun nedenini tek bir açıklamayla kapatacak çözüm arayışından çok, olayın hangi biçimde anlatıldığının seyirciyi nasıl değiştirdiğini merak edenlere uygun. Çevik, Arsenal söyleşisinde filmi bir araştırmanın sonuçlarını sunmak için yapmadığını, soru sormayı sürdürmekle ilgilendiğini belirtiyor. Bu açıklama, iki parçalı düzenin ulaştığı düşünce alanıyla uyumlu.

Tanışma gecesine dönmek, önce dinlenen şiddeti yok saymaz; şiddete ilişkin bilgi de görülen her insani anı tek başına açıklayamaz. Seyircinin rahatsızlığı bu iki şeyi birlikte tutma zorunluluğundan doğabilir. Birini anlamaya yaklaşmak ile yaptığını mazur görmek farklıdır. Film, bu farkı hazır bir ahlaki ders olarak söylemek yerine anlatının sırasına yerleştiriyor. Esas soru, geleceği bildiğimiz bir geçmişe baktığımızda ne kadarını gerçekten görebildiğimizdir. Aidiyet’in boş yerlerden insan ilişkisine açılan yapısı, bu soruyu yalnız içerik olarak değil, seyretme deneyiminin koşulu olarak kuruyor.

Sık sorulan sorular

Aidiyet iki bölümden mi oluşuyor?

Temel yapı önce mekânlar üzerindeki ifadeyi, sonra çiftin ilk tanışma gecesini sunuyor.

Yönetmen kim?

Burak Çevik. Film kayıtlarında 2019 yapımı olarak yer alıyor.

Tanışma gecesi gerçek olayın birebir kaydı mı?

Hayır. Yönetmenin özgün söyleşisinde ikinci bölüm kurmaca olarak ayrılıyor.

Film esas olarak katili bulma hikâyesi mi?

Tanıtılan yapıda olay baştan anlatılıyor; ilgi, bu bilgiyle daha önceki karşılaşmayı görmenin yarattığı gerilimde yoğunlaşıyor.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →