Eski metin yeniden kurulan bir bakışa dönüşüyor
Zeynep Dadak’ın Ah Gözel İstanbul’u, Kömürciyan’ın seyahatnamesini eski şehrin birebir canlandırılmasına dönüştürmek yerine, o metnin bakışını bugünün İstanbul’unda yeniden hayal ediyor. Yönetmen, Çiğdem Öztürk’le özgün söyleşisinde metne eklediklerini, seyyahın şehri bugün nasıl görebileceğine dair kendi hayali olarak açıklıyor. Bu nedenle duyulan her sözün doğrudan tarihî kitaptan alındığını varsaymamak gerekir.
Filmi izlemek için yararlı başlangıç, eski bir yazarın ne gördüğüyle bugünkü kameranın neye baktığını birlikte düşünmek. İki zamanın görüntüleri tam olarak örtüşmek zorunda değil. Aralarındaki uyumsuzluk da anlatının parçası olabilir. Bir mekânın adını tanıdığınızda onu yalnız geçmişteki hâline geri götürmeye çalışmak yerine, bugünkü görünüşünün eski sözün anlamını nasıl değiştirdiğine dikkat edebilirsiniz. Böylece şehir gezisi, aynı zamanda bir uyarlama sorusuna dönüşür.
Kıyıdan bakmak tanıdık şehri nasıl değiştirir?
İstanbul Modern’in 2020 program kaydı, filmin Eremya Çelebi Kömürciyan’ın 1660’larda yazdığı 17. Asırda İstanbul’dan yola çıktığını ve su yollarından karaya baktığını belirtiyor. Zindankapı, Yedikule Bostanları, Pera ve Adalar tanıtımda anılan duraklar arasında. Bunları hemen bir gezi listesine çevirmekten önce, aralarında kurulan bakışın yönü üzerinde durabilirsiniz.
Bir şehri sokakların içinden bilmekle denizden seyretmek farklı bir mekân ilişkisi kurar. Kıyıdan bakarken bazı yerler birbirine yaklaşır, başka ayrıntılar uzakta kalır. Tanıdığınız bir yapı, alıştığınız geliş yönü değişince farklı görünebilir. Filmin sunduğu rota bu yüzden yalnız nereyi gördüğünüzle değil nereden gördüğünüzle ilgili. Gözünüzün aradığı tanıdık işareti bulamadığı yerde hemen yeni bir işaret aramak yerine, bu mesafenin neyi görünür kıldığına bakmak yararlı olabilir.
Kömürciyan ile Dadak’ın sözünü ayırmak
Dadak, Mehmet Ekinci’nin Bant Mag söyleşisinde film metnini Kömürciyan’la kendi arasındaki hayalî diyalog olarak tarif ediyor; bazı ifadeleri kısalttığını, bazı çağrışımları da kendisinin eklediğini açıklıyor. Tarihî bir kaynağa dayanan belgeselde yaratıcı müdahalenin nasıl yer aldığına dair doğrudan bir bilgi bu.
İzlerken anlatıcının her cümlesini kaynak kitaptan yapılmış alıntı gibi not etmek yerine, sözün görüntüyle ne yaptığına odaklanabilirsiniz. Bir eski hikâye bugünkü bir yapının yanında başka bir anlam kazanabilir. Güncel görüntü de geçmişteki sözü sadece doğrulamak için bulunmayabilir. Bu ilişkiyi korumak, hem tarihî metni hem filmi kendi biçimleri içinde değerlendirmeyi sağlar. Uyarlamanın değeri yalnız ne kadar sadık kaldığında değil, başka bir dönemin bakışını kendi zamanımızda hangi sorulara açabildiğinde de aranabilir.
Akışkan kadrajın somut bir çalışma karşılığı var
Yönetmen, aynı Bant Mag söyleşisinde görüntü yönetmeni Florent Herry’ye akışkan bir kadraj istediğini söylediğini anlatıyor. Kıyıdaki odağı, girilecek hikâyeye göre birlikte seçmişler. Bu açıklama, suyu yalnız filmin konusu olarak değil, bakışın hareketine yön veren bir düşünce olarak da ele almaya imkân veriyor.
Kamera hareket ettiğinde gördüğünüz şeyi hemen tek bir güzel manzaraya sabitlememeye çalışın. Bir odaktan diğerine geçiş sırasında çevrede ne beliriyor, önce önemli sandığınız şey ne zaman geride kalıyor? Bu tür dikkat, İstanbul görüntülerini kartpostal gibi toplamaktan başka bir deneyim yaratabilir. Hareketin kendisi, bakışınızın bir yerde ne kadar kaldığını ve bir hikâyenin başka birine hangi noktada açıldığını hissettirir. Bunun için çekim tekniğinin adını bilmekten çok, geçişi fark etmek yeterli.
Geçmişi sevmekle altın çağ kurmak aynı şey değil
Dadak, söyleşisinde geçmişi kusursuzlaştıran nostaljik bakışa mesafesini açıkça belirtiyor. Dönemler arasında bir üstünlük sırası kurmaktan çok zamanın akışında kalmayı önemsiyor. Bu yaklaşım, filmi eskiden her şey daha güzeldi cümlesinin görüntülü karşılığı olarak seçmemek için önemli bir ölçü.
Gördüğünüz eski bir izi değerli bulduğunuzda onun kimin hikâyesini taşıdığını da sorun. Bir kentin güzel görünmesi, orada herkesin aynı hayatı yaşadığını göstermez. Geçmişe özlem, bazı güç ilişkilerini görünmez bırakabilir. Filmin katmanlarını izlerken bir görüntünün size hangi dönemi sevdirdiğini değil, hangi farklı zamanı aynı anda düşündürdüğünü sormak daha açıklayıcı olabilir. Böylece değişmiş bir yere bakmak, yalnız kayıp listesi çıkarmaktan daha geniş bir düşünme alanına açılır.
Bu Ah Gözel İstanbul’u hangi beklentiyle seçmeli?
Burada ele alınan eser Zeynep Dadak’ın 2020 belgeseli. Yakın adlı başka İstanbul filmleriyle karıştırmadan, seyahatname, çağdaş görüntü ve yaratıcı anlatım ilişkisini merak edenler için seçilebilir. Şehir hakkında kesin ve tamamlanmış bir tarih dersi aramak yerine, bildiğiniz yerleri başka bir bakışla karşılaştırmayı isteyen bir akşam için uygun bir başlangıç sunuyor.
İzleme sonrasında üç ayrı şeyi hatırlamaya çalışın: Aklınızda kalan bir yer, o yere eşlik eden bir söz ve aralarındaki zaman farkı. Sözü kaldırınca görüntü neye dönüşüyor? Görüntü değişince aynı söz nasıl duyuluyor? Bu küçük karşılaştırma, kitabın bugüne yalnız bilgi taşımadığını, bakma biçimini de yeniden düşünmeye açtığını gösterebilir. Şehri ne kadar tanıdığınızdan bağımsız olarak, tanıdıklığın bazen görmeyi kolaylaştırıp bazen de zorlaştırdığını fark edebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Ah Gözel İstanbul’un yönetmeni ve yılı ne?
Zeynep Dadak; İstanbul Modern’in kaydında 2020 tarihli belgesel olarak yer alıyor.
Hangi metinden esinleniyor?
Eremya Çelebi Kömürciyan’ın 17. yüzyıl İstanbul seyahatnamesinden. Müze kaydı eseri 17. Asırda İstanbul adıyla anıyor.
Filmdeki bütün sözler kitaptan mı?
Dadak, özgün söyleşisinde bazı ifadeleri ve çağrışımları kendisinin eklediğini anlatıyor. Film metnini kitabın doğrudan ve bütünüyle aktarımı saymamak gerekir.
KAYNAKLARIYLA
Kaynaklar ve ileri okuma
- İstanbul Modern · Dadak’ın 2020 belgeseli, kaynak kitap ve su rotası program kaydı Kontrol: 30 Ekim 2026
- Jin Dergi · Çiğdem Öztürk’ün Zeynep Dadak ile 31 Ekim 2020 tarihli özgün söyleşisi Kontrol: 30 Ekim 2026
- Bant Mag · Mehmet Ekinci’nin Dadak ile metin, kadraj ve nostalji üzerine özgün söyleşisi Kontrol: 30 Ekim 2026


