Ortak bina, farklı kayıp ihtimalleri
11’e 10 Kala’da Emniyet Apartmanı’nın yıkılıp yeniden yapılması ihtimali iki ayrı hayatı aynı soruna bağlıyor: Mithat Bey koleksiyonunu, apartman görevlisi Ali ise hem işini hem evini kaybetme tehlikesiyle karşılaşıyor. Pelin Esmer’in resmî sinopsisi bu ortaklığı, benzer kişiliklerden doğan bir arkadaşlık olarak değil, farklı ihtiyaçların kesişmesi olarak kuruyor.
2009 yapımı filme giriş için en yararlı soru, apartmanın kime ne sağladığı. Aynı yapı bir kişi için yılların birikimini koruyan düzen, diğeri için geçim ve barınma koşulu. Yıkım kararı böylece soyut bir eski–yeni tartışmasından çıkıp iki kişinin ertesi gün nasıl yaşayacağına ilişkin somut bir mesele oluyor. Sonraki ilişkilerini de bu başlangıçtaki çıkar ve ihtiyaç farkını unutmadan izlemek mümkün.
Mithat Bey’in koleksiyonu neden taşınacak eşya kadar basit değil?
Resmî özette Mithat Bey’in koleksiyonları, dördüncü kattaki evinde kendisine dar bir yaşam alanı bırakacak kadar büyümüş durumda. Aradığı tek bir parça için İstanbul’un farklı köşelerine gidebiliyor. Bu iki ayrıntıyı birlikte düşünmek önemli: koleksiyon evi dolduruyor, ama aynı zamanda onu dışarıdaki insanlara ve yerlere yöneltiyor.
Bu yüzden bütün meseleyi eşyalardan vazgeçemeyen yalnız bir adam cümlesine indirmek eksik kalır. Eşyanın devamlılığı, kişinin zamanla ilişkisinin ve gündelik hareketinin parçası. Bizim önerdiğimiz okuma, nesnelerin sayısını saymak yerine bir parçanın eksik olmasının onun için ne anlama geldiğini takip etmek. Başkasının gözünde yer kaplayan malzeme, Mithat Bey’in kurduğu düzen içinde tamamlanması gereken bir ilişkinin ucu olabilir.
Ali için apartman bir çalışma ve aile meselesi
Ali’yi Nejat İşler canlandırıyor. Köyden İstanbul’a gelip Emniyet Apartmanı’nda çalışmaya başlayan karakterin ailesiyle ilgili güçlüğü de resmî başlangıçta açıklanıyor: kızının rutubetli görevli dairesinde astım olması üzerine, daha iyi koşullar sağlayana kadar ailesini köye göndermiş. Dolayısıyla Ali’nin binayla bağı yalnız bir iş unvanından ibaret değil.
İstanbul Modern’in program kaydı da iki adamın yıkım ihtimaliyle başlayan mücadelesini birlikte tanımlıyor. Ali’nin önceliklerini değerlendirirken evin kime ait olduğundan önce evin hangi işlevi gördüğünü sormak yararlı. Mithat Bey için sürekliliği korumak öne çıkarken Ali için yaşam koşullarını değiştirmek önem kazanabiliyor. Ortak bir tehdidin, aynı geleceği istemek anlamına gelmediğini gösteren başlangıç farkı burada yatıyor.
Aynı İstanbul’u iki ayrı ölçekte yaşamak
Özgü Özman’ın Aralık 2010 tarihli söyleşisinde Esmer, iki adamın birbirine İstanbul’u ödünç verdiği bir hikâye anlattığını söylüyor. Bu söz, resmî sinopisteki şehir farkına karşılık geliyor: Mithat Bey’in İstanbul’u koleksiyonunun uzandığı kadar geniş, Ali’ninki başlangıçta apartman ve yakın çevresi kadar dar.
Şehri yalnız ortak bir dekor kabul edersek bu fark gözden kaçar. Kimin hangi kapıyı tanıdığı, kimin bir nesnenin peşine düşebildiği, kimin çalışma alanının dışına çıkabildiği soruları ilişkilerinin kapsamını açar. Koleksiyon için başlayan alışverişin başka bir insana yeni güzergâhlar sunması, bu okumanın somut ekseni. Burada İstanbul’un bütün sakinleri hakkında genelleme yapmıyoruz; iki karakterin aynı şehre farklı erişimini karşılaştırıyoruz.
Gerçek koleksiyoncu ile yazılmış Ali’nin karşılaşması
Mithat Bey’i yönetmenin amcası Mithat Esmer oynuyor. Pelin Esmer, 3 Mayıs 2009 tarihli Cumhuriyet söyleşisinde diyalogları amcası için yazdığını ve bu rol için tek seçeneğinin o olduğunu anlatıyor. Aynı konuşmada filmin bir metinden ilerlediğini, doğaçlamanın ise beklediğinden daha az gerçekleştiğini belirtiyor.
Bu bilgiler, oyuncunun gerçek koleksiyoncu oluşuyla filmin bütün olaylarının belgesel kaydı olması arasındaki ayrımı netleştiriyor. Gerçek bir kişinin alışkanlıklarından gelen malzeme, yazılmış bir karşılaşma içinde kullanılabilir. Nejat İşler’in Ali’siyle aynı sahneyi paylaşması da bu yöntemin parçası. İzleyici açısından ilginç olan, hangi sözün kendiliğinden söylendiğini tahmin etmekten çok iki farklı oyunculuk varlığının ortak bir gündelik dünya kurabilmesi.
Koleksiyoncu’dan sonra hangi filme bakıyoruz?
Esmer’in Koleksiyoncu adlı ayrı belgeseli 2002 tarihli. Yönetmenin kendi sayfası bu filmde Mithat Esmer’i, koleksiyon parçaları ararken İstanbul sokaklarında izlediğini açıklıyor. 11’e 10 Kala aynı kişiden doğan ilgiyi, apartman ve Ali üzerinden başka bir kurguya taşıyor. İki yapımın bağlantısı gerçek; biri diğerinin yeni adla tekrar sunulması değil.
Yalnız 11’e 10 Kala’yı izlemek için belgeseli önceden bitirmek gerekmiyor: apartmandaki çatışma kendi başlangıcını kuruyor. İki filmi birlikte düşünenlerse bir kişiyi takip etmekle ona yazılmış bir karşılaşma sunmak arasındaki değişime bakabilir. İlk izleme için koleksiyonun sürekliliği, Ali’nin geçim ihtiyacı ve şehrin iki kişiye farklı açılması yeterince somut üç takip noktası sağlıyor. Filmin sonunda kimin ne kazanacağını öğrenmeden bu sorularla yola çıkabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
11’e 10 Kala’da Mithat Bey’i kim oynuyor?
Pelin Esmer’in amcası, gerçek koleksiyoncu Mithat Esmer.
Ali kim, onu kim oynuyor?
Emniyet Apartmanı’nda çalışan görevli Ali’yi Nejat İşler canlandırıyor.
Apartmanın yeniden yapılması iki kişiyi nasıl etkiliyor?
Resmî sinopsiste Mithat Bey koleksiyonunu, Ali ise işini ve evini kaybetme ihtimaliyle karşı karşıya.
Koleksiyoncu ile 11’e 10 Kala aynı film mi?
Hayır. 2002 tarihli Koleksiyoncu ayrı belgesel; 2009 tarihli 11’e 10 Kala, Mithat Esmer’den esinlenerek yazılmış kurmaca uzun metraj.
KAYNAKLARIYLA
Kaynaklar ve ileri okuma
- Pelin Esmer · Emniyet Apartmanı, koleksiyon, Ali’nin ailesi ve resmî oyuncu künyesi Kontrol: 26 Ekim 2026
- İstanbul Modern · iki adamın apartman ve İstanbul’la ilişkisine dair kendi program kaydı Kontrol: 26 Ekim 2026
- Bizim Anadolu · Özgü Özman’ın Aralık 2010 tarihli özgün Pelin Esmer söyleşisi Kontrol: 26 Ekim 2026
- Cumhuriyet · 3 Mayıs 2009 özgün söyleşi; amca için yazılan diyaloglar ve doğaçlama Kaynak tarihi: 3 Mayıs 2009 · Kontrol: 26 Ekim 2026
- Pelin Esmer · ayrı 2002 belgeselinin resmî sinopsisi ve Mithat Esmer kaydı Kontrol: 26 Ekim 2026


