Aliye yalnızca anlatılan kişi olmak istemiyor
O Da Bir Şey Mi’nin başlangıcında Aliye, bir yönetmenin dikkatini bekleyen rastgele bir otel çalışanı değil. Pelin Esmer’in resmî sinopsisinde, kendisine yeni bir hayat hikâyesi edinmeye çalıştığı açıkça belirtiliyor. Film festivalinin konuğu Levent’i ve onun filmlerini tanıyor; Levent ise henüz Aliye’nin varlığından haberdar değil.
Bu eşitsizlik, filmin temel sorusunu kuruyor: Hikâyesi anlatılacak kişinin sözü mü belirleyici olacak, yoksa onu bir filme dönüştürebilecek kişinin bakışı mı? Burada anlatılan, resmî başlangıçtan hareket eden bir okuma. Aliye’nin hangi anlattığının sonradan doğrulandığını veya iki kişinin ilişkilerinin nasıl sonuçlandığını açıklamıyoruz; başlangıçtaki anlatma isteğini ayırıyoruz.
Otel neden sıradan bir karşılaşma mekânı değil?
Timuçin Esen’in oynadığı Levent, Söke’deki film festivaline gelen İstanbullu bir yönetmen. Merve Asya Özgür’ün Aliye’si ise kaldığı otelde kat görevlisi. Aynı binayı kullanmaları, o binada aynı konuma sahip oldukları anlamına gelmiyor: biri misafir, diğeri çalışıyor. Filmle tanışırken bu fark, karşılaşmayı yalnızca tesadüfi bir tanışma olarak görmemeyi sağlıyor.
Yönetmen, Evrensel’in özgün söyleşisinde mekânları bir arka plan olarak düşünmediğini anlatıyor. Otelle İstanbul arasındaki ayrımı karakterlerin yaşam farkıyla ilişkilendiriyor. Buradan her duvarın tek bir sembolik anlamı olduğu sonucu çıkmaz; somut olarak hangi kişinin hangi mekânda söz alabildiğine dikkat etmek, anlatının başlangıcını açan bir soru.
Levent’i herkes dinliyor; peki o kimi dinleyecek?
Rotterdam Film Festivali’nin kendi program metni, çevredeki insanların Levent’e acılarını ve hikâyelerini anlatarak beyazperdede yer bulma umudunu taşıdığını belirtiyor. Aliye önce uzaktan izliyor, ardından kendi anlatısını devreye sokuyor. Böylece yönetmenin etrafındaki olağan dinleyici düzeni değişmeye başlıyor.
Bu açıklamadan çıkan editoryal ayrım şu: Aliye’nin ilgisini sadece bir ünlüyle tanışma hevesi olarak okumak eksik kalır. Sinema, hayat hikâyesinin kimin tarafından seçildiğiyle ilgili bir imkân olarak da duruyor. IFFR’nin anlatıcılar ve dinleyiciler arasındaki dönüşüm vurgusu, iki yabancının birbirine yalnızca bilgi aktarmadığını; birbirlerinin hayal kurma biçimini de etkilediğini tarif ediyor.
Pelin Esmer için başlık neden senaryodan önce geldi?
Merve Tur ve Volkan Pekal’ın yaptığı söyleşide Esmer, O Da Bir Şey Mi adının senaryo yazılmadan önce bulunduğunu söylüyor. Bu sözün günlük hayatta hikâyeleri karşılaştırırken kullanılmasıyla ilgilenmiş. Daha sarsıcı bir hayat anlatmanın, insanın kendi yaşamına değer biçmesinde nasıl rol oynadığını araştırdığını açıklıyor.
Bu nedenle başlığı bir karakterin ötekine söylediği basit bir küçümseme cümlesiyle sınırlamak gerekmiyor. Başlangıçtaki soruya dönersek, Aliye’nin hayatını yeniden kurma isteği ile Levent’in hikâye arayan mesleği aynı yerde buluşuyor. İzleyicinin takip edebileceği gerilim, yalnızca ne yaşandığı değil; yaşananın hangi biçimde anlatıldığı ve anlatanın neyi değiştirmek istediği.
Gerçek ile kurgu arasındaki seçim ne anlama geliyor?
Filmin kendi sinopsisi iki karakteri gerçek ile kurgu arasında bir seçimle karşılaştırıyor. Bu ifade, yapımı bir belgesel olarak sınıflandırmıyor. Oyuncuların canlandırdığı Aliye ve Levent üzerinden, hayatı anlatırken kullandığımız seçme, saklama ve yeniden kurma davranışlarını düşünmeye açıyor.
IFFR filmi bir dram olarak sunuyor ve bu iki kişinin birbirlerinin hikâyelerine biçim vermesini öne çıkarıyor. Dolayısıyla filmi araştıranlar için gerçeğin sınırını tartışmak ile her sahnenin yaşanmış bir olaya birebir dayandığını iddia etmek farklı şeyler. Yönetmenin kişisel deneyimlerinden yararlanması da Aliye’nin bütün hayatını otobiyografi yapmıyor. Rehberimiz bu ayrımı koruyarak giriş yapıyor.
Oyuncu ve yaratıcı ekipte hangi görevler var?
Resmî yapım sayfasında İpek Bilgin Nigâr, Nur Sürer Gülistan, Mehmet Kurtuluş Avukat Mehmet Sönmez ve Şebnem Hassanisoughi Aynur olarak listeleniyor. Ana eksende Levent ile Aliye bulunurken bu rol listesi çevredeki kişileri takip etmek için yararlı. Oyuncu adlarını karakter adlarıyla eşleştirmek, bir röportajda sözü edilen gerçek kişiyle kurmaca kişiyi karıştırmayı da önler.
Pelin Esmer hem senarist hem yönetmen. Yapımcılar Dilde Mahalli, Esmer ve Kerem Çatay; görüntü yönetmeni Barbu Balasoiu, kurgucu Özcan Vardar. Künye, yazılmış hikâye ile onun görüntü ve kurgu aşamalarının ayrı emeklerle oluştuğunu gösteriyor. Burada oyuncuların kendilerini oynadığı veya bütün konuşmaların doğaçlama olduğu gibi bir iddia bulunmuyor.
Yapımı hangi kayıtla bulmalı?
O Da Bir Şey Mi’nin İngilizce adı And the Rest Will Follow. Yönetmenin teknik kaydı 2025, Türkçe, renkli ve 114 dakika olarak veriliyor; IFFR’nin 2025 kaydı da 114 dakikayı doğruluyor. Ortak yapım ülkeleri Türkiye, Bulgaristan ve Romanya. Festival arşivindeki dünya prömiyeri kaydı, filmi yeni bir 2026 duyurusu hâline getirmiyor.
Aliye ile Levent’in ilişkisini araştırırken başlangıç için bu iki adı, yönetmeni ve yılı birlikte kullanmak yeterli. Film, hikâye dinleyen kişiyle hikâye kuran kişinin yerlerinin sabit kalmadığı bir karşılaşma sunuyor. Seçim yaparken anlatının bu sorusunu, açıklanmamış bir sonuca dair hazır yorumların önüne koymak daha anlaşılır bir giriş sağlar.
Sık sorulan sorular
O Da Bir Şey Mi’de Aliye’yi kim oynuyor?
Aliye’yi Merve Asya Özgür, Levent’i Timuçin Esen canlandırıyor.
O Da Bir Şey Mi belgesel mi?
IFFR yapımı dram olarak sunuyor. Gerçek ile kurgu üzerine sorular, filmin belgesel olduğu anlamına gelmiyor.
O Da Bir Şey Mi kaç dakika?
Yönetmenin resmî kaydı ve IFFR 114 dakika veriyor.
Filmin İngilizce adı ne?
And the Rest Will Follow.
KAYNAKLARIYLA
Kaynaklar ve ileri okuma
- Pelin Esmer · resmî sinopsis, rol tablosu ve yapım künyesi Kontrol: 22 Ekim 2026
- IFFR · 2025 programı, anlatıcı–dinleyici ilişkisi ve teknik kayıt Kontrol: 22 Ekim 2026
- Merve Tur ve Volkan Pekal · Pelin Esmer ile başlık, mekân ve anlatma üzerine özgün söyleşi Kaynak tarihi: 8 Ekim 2025 · Kontrol: 22 Ekim 2026


