REHBER / BEKLEYİŞ · MEKTUPLAR VE RAYLAR

Küf: Basri neden rayları denetleyip oğluna dair mektuplar yazıyor?

Ali Aydın’ın Küf filminde Basri’nin demiryolu işi ile on sekiz yıllık arayışı nasıl birleşiyor? Ercan Kesal, Murat, Cemil ve bekleyişin sinema dili.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Basri’nin gündüzü ile akşamı aynı arayışta birleşiyor

Küf’te Basri, gündüz demiryolunda hattı denetleyen, akşamları ise on sekiz yıl önce kaybolan oğlundan haber almak için yetkililere mektuplar yazan bir baba. Film at Lincoln Center’ın resmî programı bu iki rutini yan yana kuruyor. Ali Aydın’ın 2012 tarihli ilk uzun metrajı, beklemeyi yalnızca bir yerde hareketsiz oturmak olarak anlatmıyor.

Rayları kontrol etmek bir iş; mektup yazmak kişisel bir arayış. Fakat ikisi de gözden kaçmış bir işaret bulma ve bir karşılık alma isteğini düşündürüyor. Bu son bağlantı, başlangıç bilgisinden hareket eden editoryal bir okuma; yönetmenin her rayı belirli bir sembole çevirdiğine ilişkin bir iddia değil. Rehber, Basri’nin arayışının sonucunu açıklamadan bu düzenin nasıl kurulduğuna bakıyor.

Oğlunun yokluğu neden geçmişte kalmış bir olay değil?

Venedik Eleştirmenler Haftası’nın film kaydı, Basri’nin oğlunun İstanbul’da üniversite öğrencisiyken gözaltına alındıktan sonra kaybolduğunu anlatıyor. Film başladığında aradan uzun yıllar geçmiş olması, babanın kesin bir bilgiye ulaştığı anlamına gelmiyor. Belirsizlik devam ettiği için mektup da tekrar eden bir eylem hâline geliyor.

Bu başlangıç, sıradan bir yas öyküsüyle aynı soruyu sormuyor. Basri yalnızca geçmişteki bir anıyı taşımıyor; cevap verilmeyen güncel bir talebi var. Aradaki süreyi bilmek, neden yeni bir mektup daha yazdığını anlamaya yardımcı. Yazı burada hatırlamanın yanında, bir kuruma yöneltilmiş haber isteme biçimi olarak da duruyor.

Rayların başındaki meslek nasıl hikâyeye dönüşmüş?

Ali Aydın, Fırat Yücel ve Ali Deniz Şensöz’ün özgün söyleşisinde, yol bekçiliğini 2003’te bir dergi yazısı sayesinde merak ettiğini anlatıyor. Mesleğin görüntü potansiyelini ilginç bulmuş, fakat tek başına yeterli bir hikâye olmadığını düşünmüş. Kayıp yakınlarının deneyimiyle bağı daha sonra kurmuş.

Bu açıklama, demiryolunun yalnızca etkileyici bir görüntü için eklendiği varsayımını sınamayı sağlıyor. Meslek bir başlangıç fikri; Basri’nin babalığı ise o fikre başka bir süre ve ihtiyaç getiriyor. Yönetmenin araştırma sürecini bilmekle filmdeki her olayın tek bir gerçek kişinin birebir hayatı olduğunu söylemek aynı şey değil. Burada böyle bir biyografi iddiası kurulmamış.

Murat ve Cemil neden yalnızca yan karakter değil?

Lincoln Center, polis Murat’ı Basri’nin karşısındaki bürokrasi ve gizlilikle bağlantılı kişi olarak tanıtıyor; Cemil ise başka bir çatışma alanı açıyor. Basri’nin arayışını sadece kendi içinde sürdürmediği böylece anlaşılıyor. Karşısındaki insanların cevabı, bakışı veya önyargısı da gündelik deneyimin parçası.

Bu üç kişiyi aynı vicdani noktada buluşturan hazır bir şema kurmak doğru olmaz. Film, babanın ne istediği ile başkalarının onu nasıl gördüğü arasındaki mesafeyi araştırmaya imkân veriyor. İzleyici için somut soru, mektuptaki talebin neden basitçe okunup yanıtlanmadığı. Her karşılaşmayı bir çözüm adımı sanmadan takip etmek, belirsizliğin Basri’nin hayatındaki sürekliliğini daha görünür kılıyor.

Uzun planların bekleyen adamla ilişkisi

Aydın aynı söyleşide, görüntü yönetmeni Murat Tuncel ile daha hareketli bir kamera seçeneğini tartıştıklarını, fakat bunun hikâyeyi farklı bir yöne ittiğini söylüyor. Bekleyen bir kişiye uygun dili ararken amaçsız kamera hareketlerinden uzaklaşmış. Burada biçim, baştan seçilmiş bir bağımsız sinema kalıbını konuya uygulamak olarak açıklanmıyor.

Bu gerekçe, filmi olay sayısıyla ölçmenin neden eksik olabileceğini gösteriyor. Bir cevabın gelmeyişi, yalnızca bir sonraki sahneye geçince ortadan kalkmaz. Zamanın geçişini hissetmek de anlatılan deneyimin parçası. Yönetmenin tercihi, beklemeyi hızlandırarak aşmak yerine o sürenin ağırlığına yer açmak şeklinde okunabilir.

Oyuncular ve üretim künyesi

Basri’yi Ercan Kesal canlandırıyor. Venedik’in kendi yapım kaydı Tansu Biçer’i Cemil olarak eşleştiriyor; Lincoln Center, Muhammet Uzuner’in polis Murat rolünü açıkça veriyor. Bu rol bilgileri, oyuncuların başka filmlerdeki kişilerini Küf’ün karakterleriyle karıştırmadan takip etmeyi sağlıyor.

Senaryo ve yönetmen Ali Aydın; görüntü yönetmeni Murat Tuncel. Kurgu künyesinde Ayhan Ergürsel ve Ahmet Boyacıoğlu bulunuyor. Film Türkiye–Almanya ortak yapımı, renkli ve 94 dakika. Uluslararası adı Mold. Yapım yılı 2012 olmasına rağmen 2013 New Directors/New Films gösterim kaydına rastlamak normal: program tarihiyle filmin üretim yılı ayrı bilgiler.

Başlangıç için hangi soruyu izlemeli?

Küf’ü araştırırken en açıklayıcı soru, Basri’nin her gün neden aynı çabayı tekrarladığı. Demiryolundaki görevi onu hareket ettiriyor; oğluna ilişkin cevapsızlık ise aynı bekleyişe bağlıyor. Karşılaşmalar, başvurular ve mektuplar bu ikili hayatı takip etmek için somut dayanaklar sunuyor.

Bu rehber, bekleyişin sonucuna dair bir final çözümlemesi değil. Resmî programlardaki başlangıç ile yönetmenin üretim açıklamalarını birleştirerek filmin neyle ilgilendiğini ayırıyor. Eski New York seansları güncel Türkiye erişimi anlamına gelmiyor; adı ararken Küf, Ali Aydın ve 2012 bilgilerini birlikte kullanmak aynı yapımın kayıtlarını bulmaya yarıyor.

Sık sorulan sorular

Küf’te Basri’yi kim oynuyor?

Basri’yi Ercan Kesal canlandırıyor.

Basri ne iş yapıyor?

Demiryolunda hat denetimi yapan bir yol bekçisi. Akşamları kayıp oğlundan haber almak için mektuplar yazıyor.

Küf kaç dakika ve hangi yılın filmi?

Ali Aydın’ın 2012 yapımı filmi, resmî festival kayıtlarında 94 dakika olarak listeleniyor.

Küf’ün İngilizce adı ne?

Mold.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →