REHBER / Film rehberi

Koridor: Müyesser ile Zeliha’nın evinde küçük tartışmalar neden bitmiyor?

Erkan Tahhuşoğlu’nun Koridor filminde miras ev, kardeş kıskançlığı, dar mekânın ışığı ve yaşanan zaman üzerine yaratım rehberi.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Aynı evde yaşamak geçmişi ortaklaştırmıyor

Koridor’da Müyesser ile Zeliha’nın küçük tartışmaları, anne babadan kalan evin ortak bir geçmiş kadar çözülememiş bir hesap taşımasından besleniyor. Münih Türk Film Günleri’nin özgün programı, yaşlı iki kız kardeşin birlikte yaşadığı bu evde gündelik sürtüşmelerin çocukluktan kalan suçluluk ve kıskançlıkla iç içe geçtiğini belirtiyor. Dolayısıyla bir anlaşmazlığı yalnız o anda konuşulan meseleyle açıklamak yetersiz kalabilir.

Bu yaratım rehberi, hangi kardeşin haklı olduğunu baştan seçmek yerine tartışmanın nasıl devam ettiğine bakmayı öneriyor. Aynı olayı hatırlayan iki kişi, o olayda kendisine düşen yeri farklı anlatabilir. Ortak ev de bu farklı anlatıları sürekli karşılaştıran bir alan gibi düşünülebilir. Birbirini uzun süredir tanımak, karşısındakini yeniden dinlemeyi kolaylaştırmayabilir; bazen daha konuşmadan ne söyleyeceğini bildiğini varsaymaya yol açabilir.

Tek mekân, baştan verilmiş bir anlatım kararı

Ankara Film Festivali’nin gösterim sonrası özgün söyleşi kaydında Erkan Tahhuşoğlu, Koridor’u başlangıçtan itibaren tek mekânlı düşündüğünü açıklıyor. İki kız kardeşin eve sıkışmışlığının, yaşlılıkla gelen yalnızlığın ve bu duygunun görsel karşılığının peşinde olduğunu söylüyor. Mekânın sınırlılığı böylece yalnız üretim koşuluyla açıklanacak bir ayrıntı olmaktan çıkıyor.

Bu tercih, seyircinin ilgisini yeni yerlere ve yeni olaylara dağıtmak yerine aynı ilişkinin içindeki değişimlere yöneltebilir. Bir odadan diğerine geçmek her zaman ilişkiden uzaklaşmak değildir. Tartışma bittiğinde aynı evde kalmak, söylenen sözün etkisini hemen dağıtacak bir çevreye sahip olmamak anlamına gelebilir. İzlerken evin kaç odası bulunduğunu saymaktan çok, kardeşlerin birbirinden uzaklaşmak için ne kadar alana sahip olduğunu düşünmek yararlı. Fiziksel mesafe ile duygusal mesafe aynı şey olmayabilir.

Küçük meselelerin ağırlığı nereden geliyor?

Münih programında dış dünyayla bağların giderek zayıflaması da kardeşlerin durumu içinde anılıyor. Bu başlangıç bilgisi, gündelik bir çekişmenin neden bütün günü kaplayabileceğini düşünmeye yardım ediyor. İnsanların birbirine söyleyeceği sözlerin ve temas kuracağı kişilerin azalması, en yakın ilişkinin üzerine daha fazla beklenti bindirebilir.

Burada her davranışı yaşlılığın değişmez sonucu saymak yerine, bu iki karakterin ilişkisinin nasıl daraldığına bakmak daha açıklayıcı. Bir itiraz, yalnız belirli bir şeye karşı çıkış mı; yoksa evin düzeninde hâlâ söz sahibi olduğunu gösterme girişimi mi? Bir hatırlatma yardım etmek için mi yapılıyor, eski bir üstünlüğü korumak için mi? Bu soruların kesin yanıtlarını önceden vermek gerekmez. Asıl yarar, önemsiz görünen konuşmaların güç, ilgi ve tanınma talepleri taşıyabileceğini fark etmekte.

Tahhuşoğlu neden geçen zamanı öne çıkarıyor?

Boğaziçi Film Festivali’nin özgün soru-cevap kaydında yönetmen, iki kadının yalnızlığa birlikte sürüklenirken geçirdiği zamanı nasıl yansıtacağını uzun süre düşündüğünü anlatıyor. Olay aktarmaktan çok yaşlılık ve yalnızlığı anlamaya verdiği önceliği de açıklıyor. Bu, seyircinin filmden bekleyeceği hareketin ölçeğine ilişkin somut bir yaratım bilgisi.

Böyle bir yapıda tekrar, her zaman önceki sahnenin aynı anlamla yeniden kurulması demek değildir. Benzer bir konuşma, ardından gelen suskunluk veya yeniden aynı kişiye dönmek, ilişkinin kolay değişmeyen tarafını düşündürebilir. İzlerken yalnız neyin yeni olduğunu aramak yerine, değişmesi beklenen şeyin neden değişmediğine de dikkat edilebilir. Kardeşlerin birlikte geçirdiği zamanın hem yakınlık hem yıpranma taşıması mümkün. Yönetmenin açıklaması, bu ikisini tek bir duyguya indirgemeden seyretmek için bir başlangıç sağlıyor.

Dar alanın görüntüsü nasıl üretilmiş?

Aynı Boğaziçi söyleşisinde görüntü yönetmeni İlker Berke, mevcut ışığı değerlendirmeye yöneldiklerini ve dar mekânın yaratıcı çözümler gerektirdiğini söylüyor. Bu açıklama, görüntünün gündelik görünüşüyle onu üretmek için verilen kararların ayrı düşünülmesini sağlıyor. Sade bir görüntü de ayrıntılı bir çalışma sonucunda ortaya çıkabilir.

Bu bilgiyle bakarken ışığın bir karakteri otomatik olarak iyi ya da kötü ilan ettiğini varsaymak yerine, evin nasıl bir yaşama alanı olarak göründüğünü izlemek daha yararlı. İnsanla çevresindeki eşya arasındaki oran, aynı karede bulunmakla birbirine yakın olmanın farkı ve bir yüzün ne kadar görülebildiği gibi sorular denenebilir. Bunlar belirli bir çekimi görmeden ona teknik özellik yükleyen hükümler değil; Berke’nin mekân ve mevcut ışık açıklamasından hareketle önerilen dikkat noktaları.

Kardeşlik bağını, uyuşmak zorunluluğu gibi okumamak

Koridor’u seçerken iki kardeşin birbirini anlamasıyla aynı fikirde olması arasındaki farkı korumak yararlı. Uzun bir ortak geçmiş, insanı diğerinin yanında tutabilir; aynı geçmişin eşitsiz hatırlanması ise yakınlığı sürekli zorlayabilir. Münih programının mizah ve ironiye de işaret etmesi, anlatının tek bir ağır duygu içinde kalmadığını düşündürüyor.

Bu nedenle gülünç bir sürtüşmeyi yalnız rahatlatıcı bir ara olarak görmek yerine, ilişkinin nasıl işlediğini açığa çıkaran bir an olarak da değerlendirebilirsiniz. Kimin sözü alışkanlıkla kabul ediliyor, kim tekrar açıklama yapmak zorunda kalıyor, hangi eski hesap bugünkü tartışmanın diline sızıyor? Evin içinde dolaşan bu sorular, filmin sonunu açıklamadan kurulabilecek bir izleme hattı sunuyor. Koridor’un yaratım bağlamı, büyük bir aile sırrını çözmekten çok birlikte yaşamanın giderek daralan koşullarını anlamak isteyen seyirciye yardımcı oluyor.

Sık sorulan sorular

Müyesser ile Zeliha nerede yaşıyor?

Münih Türk Film Günleri’nin özgün programına göre, vefat etmiş anne babalarından kalan evde birlikte yaşıyorlar.

Tek mekân sonradan verilmiş bir karar mı?

Tahhuşoğlu, Ankara’daki özgün söyleşi kaydında filmin başlangıçtan itibaren tek mekânlı düşünüldüğünü söylüyor.

Görüntü yönetmeninin mekânla ilgili açıklaması ne?

İlker Berke, Boğaziçi söyleşisinde dar alanın çözüm gerektirdiğini, mevcut ışığı değerlendirmeye çalıştıklarını anlatıyor.

Bu rehber bir kardeşi haklı çıkarıyor mu?

İzleme önerisi, kimin haklı olduğunu belirlemekten çok gündelik sözlerin eski hesaplar ve birlikte yaşama koşullarıyla ilişkisini takip etmek.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →