REHBER / YARATICI EMEK / UYARLAMA VE KÜNYE

İstanbul Kırmızısı kitapla aynı mı? Özpetek’in uyarlaması

Ferzan Özpetek’in kendi romanından İstanbul Kırmızısı filmine: yazarın açıklamalarıyla kurmaca, senaryo ortaklığı ve şehrin sesi.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Aynı adlı romanın filmi, ama birebir hayat kaydı değil

İstanbul Kırmızısı, Ferzan Özpetek’in kendi kitabından hareketle yaptığı film. Yönetmen, Anadolu Ajansının Büyükada’daki set toplantısında kaydettiği açıklamasında filmin ne kendi hayatının ne de romanın birebir karşılığı olduğunu özellikle belirtiyor. Dolayısıyla başlık ortaklığından hareketle her sahneyi gerçek kişinin yaşamındaki bir olayın kaydı gibi okumamak gerekiyor.

Bu rehber kitabın veya filmin tüm konusunu özetlemiyor. Aynı yaratıcı kendi metnine döndüğünde neyi değiştirebileceğini, anılardan yararlanmakla otobiyografiyi aynen aktarmanın nasıl ayrıldığını ve sinema senaryosundaki ortak imzaların ne anlattığını araştırıyor. Özpetek’in doğrudan açıklaması, “kitapla aynı mı?” sorusuna belirsiz bir benzerlik cevabı yerine açık bir sınır çiziyor: kaynakla bağ var; tek tek ayrıntılarda aynılık iddiası yok.

Kendi kitabını uyarlamak yeni kararlar gerektiriyor

Özpetek, aynı basın toplantısında romanın aynısını yapmanın kendisini sıkacağını söylüyor. Burada önemli olan yalnızca birkaç sahnenin değişmiş olması değil; yaratıcının kendi eski çalışmasına yeni bir anlatı kurmak için dönmesi. Kitabı yazan kişi film üzerinde çalışırken de yeni karakter ve ilişkiler tasarlayabiliyor.

Bu açıklamayı kitabın gereksiz olduğu veya filmin kaynağından tamamen koptuğu şeklinde okumak gerekmez. Aynı fikir başka bir mecrada başka ağırlıklar kazanabilir. Okurken anlatıcının verdiği bilgi, filmde bir karşılaşmanın veya mekânın gösterilmesiyle duyulabilir. Karşılaştırma yaparken yalnız nelerin eksildiğini saymak yerine, eklenen bir bakışın hikâyeyi nasıl yönlendirdiğini sormak, uyarlama kararını daha açık biçimde değerlendirmeyi sağlar.

Romanın yazarıyla senaryonun yazarlarını ayırın

BKM’nin resmî film künyesinde yönetmen Ferzan Özpetek; senaryo yazarları Gianni Romoli, Valia Santella ve Ferzan Özpetek olarak listeleniyor. Dolayısıyla roman Özpetek’e ait olsa da sinema senaryosunu yalnızca onun kişisel metni diye tanıtmak ortak yazarlığı eksik bırakır. Burada üç adın birlikte belirtilmesi, filmin açıklanan yaratıcı yapısının parçası.

Ortak senaryo kredisinden kimin hangi sahneyi veya cümleyi tek başına yazdığı çıkarılamaz. Fakat araştırmada hangi çalışmadan söz ettiğinizi ayırır: romanın yazarlığı başka, çekime dönüştürülen anlatının yazarlığı başka bir kayıt. Filmin yönetmeninin aynı zamanda senaristlerden biri olması bu ayrımı kaldırmıyor. Kaynak eserle ekran arasındaki geçişi anlamak için jenerikteki görevleri birlikte okumak gerekiyor.

Yönetmen karakteri gerçek yönetmenin kendisi mi?

AA’nın set kaydında Özpetek, Nejat İşler’in bir yönetmeni oynadığını, ama bu yönetmenin kendisi olup olmadığından bile kesin konuşamayacağını söylüyor. Halit Ergenç’in oynadığı kişiyi ise yeni bir karakter olarak açıklıyor. Bu iki bilgi, filmdeki bir mesleği doğrudan yaratıcının biyografisiyle eşleştirmemek için özellikle değerli.

Bir karakterin bazı tanıdık özellikler taşıması, onun bir gerçek kişinin şeffaf portresi olduğu anlamına gelmeyebilir. Yazar kendi deneyimini farklı kişilere dağıtabilir, birleştirebilir veya tamamen yeni kişiler yaratabilir. İstanbul Kırmızısı’nı izlerken kimin gerçekte kim olduğunu çözme yarışına girmek yerine karakterin hikâye içindeki işini sorabilirsiniz. Kimin hatırladığı, kimin düzenlediği ve kimin kendini açıklayamadığı, tek bir biyografik anahtardan daha çok şey anlatabilir.

Orhan’ın dönüşü, şehre bakmak için bir çerçeve

BKM’nin 25 Şubat 2017 tarihli tanıtımı, uzun süre yurt dışında yaşayan yazar Orhan’ın bir kitap üzerinde çalışmak için İstanbul’a gelişini ve şehri geçmişiyle ilişki içinde yeniden görmesini anlatıyor. Bu başlangıç, şehir görüntülerini yalnızca tanınabilir yerler listesi olarak değerlendirmemek için kullanılabilir. Bir yere dönmekle o yeri eskisi gibi bulmak farklı deneyimler.

Uyarlama açısından şehri, yazıdaki anının filmde nasıl bir çevreye dönüştüğü sorusuyla izleyebilirsiniz. Seyircinin bir binayı tanımasıyla karakterin orada bir şeyi hatırlaması aynı ilişki değildir. Bu nedenle filmde görülen her mekân için gerçek çekim adresi aramak yerine, önce anlatıda o yerin neyi değiştirdiğine bakın. Mekânın işlevi, haritadaki karşılığından daha geniş olabilir.

Şehrin sesi de uyarlamanın malzemesi

Özpetek, AA’nın Roma’daki film tanıtımında kaydettiği açıklamada müzik ve ses için şehrin gürültüsünden yararlandığını söylüyor. Bu, İstanbul’un yalnızca görüntü olarak değil, işitilen bir çevre olarak da düşünülmesini sağlayan somut bir yaratıcı açıklama. Kaynak, kullanılan her sesin listesini veya bütün müziklerin adlarını vermiyor; yöntemin bir yönünü anlatıyor.

Kitapla film arasındaki farkı araştırırken yalnızca olay sırasını düşünmek bu nedenle yetersiz kalabilir. Yazıda bir semtin duygusunu cümleyle alan okurla, filmde o çevrenin seslerini duyan seyirci aynı malzemeyle karşılaşmaz. Bir sesin konuşmayı örtmesi, bekleyişi uzatması veya yakınlık hissini değiştirmesi üzerinde durmak, uyarlamayı yalnızca görüntülü kitap beklentisinden çıkarıp sinemanın kendi araçlarıyla değerlendirmeye açar.

Arşiv açıklamalarını nasıl kullanmalı?

Bu rehberdeki AA kayıtları 2016’daki üretim ve tanıtım dönemine, BKM bülteni ise 2017’deki gösterim hazırlığına ait. O açıklamaların “çekimleri sürüyor” veya “gösterime hazırlanıyor” dili bugünün yeni haberi olarak sunulmuyor. Eserin nasıl oluşturulduğunu anlatan yaratıcı kayıtlar olarak kullanılıyor.

İstanbul Kırmızısı için kalıcı ayrım şu: aynı adlı kitapla bağ kuran film, yazarının kendi açıklamasına göre ne romanın ne hayatının birebir kopyası. Ortak senaryo imzası, yeni karakter tercihi ve şehir sesine ilişkin anlatım bu ayrımı somutlaştırıyor. Kitabı ve filmi birlikte ele alırken değişikliği bir hata listesine çevirmek yerine, her biçimin neyi görünür veya duyulur kıldığını karşılaştırabilirsiniz. Böylece tek bir “aynı mı?” sorusu, gerçekten incelenebilir birkaç yaratıcı karara dönüşür.

Sık sorulan sorular

İstanbul Kırmızısı hangi kitaptan uyarlandı?

Ferzan Özpetek’in aynı adlı kitabından. Yönetmen, filmin kitabın birebir aktarımı olmadığını açıklıyor.

Film Ferzan Özpetek’in gerçek hayatı mı?

Özpetek, kendi yaşamından parçalar bulunduğunu ama filmin hayatının birebir karşılığı olmadığını söylüyor. Karakterleri doğrudan gerçek insanlarla eşleştirmemek gerekir.

İstanbul Kırmızısı’nın senaryosunu kimler yazdı?

BKM künyesinde Gianni Romoli, Valia Santella ve Ferzan Özpetek listeleniyor.

Nejat İşler filmde yönetmeni canlandırıyor mu?

Özpetek’in set açıklaması Nejat İşler’in bir yönetmeni oynadığını belirtiyor; bunu Özpetek’in birebir portresi olarak kesinleştirmiyor.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →