REHBER / CEVİZ AĞACI · FİLM REHBERİ

Ceviz Ağacı: Hayati’nin kuruyan ağacıyla yazısı neden aynı soruya açılıyor?

Faysal Soysal’ın filminde Hayati’nin yazma tıkanıklığı, aile geçmişi ve kurumuş ceviz ağacı; özgün yönetmen söyleşileriyle bir okuma rotası.

Yazıyı oku
PERDE.PERDE illüstrasyonu
PERDE illüstrasyonu · Resmî afiş veya yapımdan bir sahne değildir.

Ağacı kurtarmak geçmişi değiştirmek mi?

Ceviz Ağacı’nda Hayati’nin kurumuş ağacı canlandırma isteği, yazma gücünü geri kazanma arzusundan ayrı durmuyor. İKSV’nin film özetinde yazısı ve evliliği çıkmaza giren karakter, annesinin bahçesindeki ağaca takılmış, babasının ölümünü araştırırken geçmişin içine çekilmiş biri olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla ağacı yalnız umut işareti saymak eksik: O, Hayati’nin değiştiremediği aile tarihinin hâlâ önünde duran maddi parçası.

Bu başlangıç, filme iki hareketi birlikte izleyerek girmeyi mümkün kılıyor. Bir yanda yeniden üretmek isteyen yazar, öte yanda canlılığını yitirmiş görünen bir şeyi yaşatmaya çalışan oğul var. İkisinde de sonuca hemen ulaşamıyor. Ağaca yönelmek, geçmişi araştırmak ve yazıya dönmek arasındaki geçişler, karakterin dünyayla ilişki kurma çabasının farklı biçimleri olarak düşünülebilir.

Bahçe neden yalnız bir dekor değil?

Ağaç annesinin bahçesinde bulunuyor; Hayati’nin babasının ölümüne ilişkin soruları da aile geçmişine açılıyor. Bu yerleşim, doğayı insan ilişkilerinden bağımsız bir dinlenme alanı olmaktan çıkarıyor. Bahçeye her dönüş, kişinin geride bıraktığını sandığı şeyin aslında yaşam çevresinde durmayı sürdürmesi anlamını taşıyabilir. Kurumuş gövdeye bakmakla eski bir olayı yeniden düşünmek, farklı zamanları aynı yere topluyor.

Burada yararlı ayrım, ağacın Hayati için taşıdığı anlamla seyircinin ona yüklediği anlam arasında. Karakter onu kurtarılması gereken somut bir varlık olarak görebilir; izleyici ise bu çabayı tıkanmış yazıyla yan yana düşünebilir. Tek bir simge sözlüğü hazırlamak yerine, ağacın hangi ilişkiler ve anılarla birlikte anıldığını takip etmek daha açıklayıcı. Böylece nesne, bütün filmi tek başına çözen bir anahtara dönüşmüyor.

Soysal’ın başlangıcı hazır bir uyarlama değil

Anıl Mert Özsoy’un 31 Ekim 2019 tarihli Gazete Duvar söyleşisinde Soysal, ilk tretmanı 2014’te yazdığını ve Dünya Edebiyatında Caniler kitabındaki bir edebiyatçı hikâyesinden etkilendiğini anlatıyor. Onun sorusu, sevilen edebiyat karakterlerinin şiddetle ilişkisi üzerine kurulmuş. Aynı konuşmada Necip Fazıl Kısakürek’in Bir Adam Yaratmak oyunundan da belirli göndermeler aldığını söylüyor.

Bu açıklamalar, filmi tek bir kitabın olay sırasını perdeye taşıyan uyarlama gibi beklememek için önemli. Bir eserden gelen başlangıç fikriyle başka eserlerden alınan çağrışımlar aynı şey değil. Hayati’nin yazıyla ilişkisini izlerken edebiyatı yalnız konuşmalarda geçen isimler olarak saymak yerine, üretme isteği ile eyleme geçememe arasındaki gerilimi düşünmek mümkün. Yazmak karakterin mesleki niteliği kadar, kendisini nasıl görmek istediğiyle de ilgili.

Kamera hareketi ile düşüncenin süresi

Soysal’ın kendi sitesinde yayımlanan Alpaslan Paşaoğlu/Cineritüel söyleşisi, bu hikâyeye biçim tarafından yaklaşmak için başka bir dayanak sağlıyor. Yönetmen, hareket eden kamerayı zamanın oluşmasıyla ilişkilendiriyor; uzun planların algıda süreklilik kurma imkânından söz ediyor. Bu, belirli bir ağaç planının nasıl çekildiğini kanıtlayan tarif değil, yönetmenin sinema anlayışı hakkında doğrudan açıklama.

İzleme sırasında bundan çıkarılabilecek somut soru şu: Bir düşüncenin başlamasıyla sonlanması arasında geçen süreye ne kadar alan açılıyor? Tıkanmış bir karakterin dünyasını yalnız söylediği cümlelerden öğrenmek zorunda değiliz. Bekleme, hareketin devamı ve bir mekândan kolayca ayrılamama da düşünmeye eşlik edebilir. Bu yüzden Hayati’nin üretkenliğini sadece yazdığı sayfalarla ölçmek, filmin zamanla kurduğu ilişkiyi daraltabilir.

Hayati’yi tanımak onu aklamak anlamına gelmiyor

Aynı söyleşide Soysal, Hayati’yi doğrudan kendi portresi olarak görmediğini; sevdiği roman kişileriyle çevresindeki sanatçıların bazı ortak özelliklerinden yararlandığını belirtiyor. Bu yaratım bilgisi, karakteri yönetmenin sözcüsü gibi okumayı zorlaştırıyor. Bir yazarın kırılganlığına yaklaşmak, onun ilişkilerdeki her tutumunu doğru bulmak zorunluluğu doğurmuyor.

Özellikle evlilikteki çıkmazı, yalnız yazma yeteneği körelen erkeğin kaybı üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Hayati’nin bakışına yakın durmak, diğer kişilerin isteklerini onun iç dünyasının aksesuarına dönüştürebilir. Gazete Duvar konuşmasında Soysal da Yaprak’ı kötü, Serap’ı bütünüyle iyi kişi olarak tasarlamadığını vurguluyor. Bu açıklama karakterlerin aynı derinlikte yazıldığını kanıtlamaz; fakat yönetmenin kurduğu karşıtlığı basit bir iyi kadın–kötü kadın ayrımına indirmemek için somut bir uyarı sağlar.

Yazının düzelmesi hayatın düzelmesine eşit mi?

Ağaçla yazı arasındaki bağın gücü, ikisinin de bir iyileşme sonucu vaat etmesinden çok, Hayati’nin onlardan böyle bir sonuç beklemesinde bulunabilir. Bir şeyin yeniden yeşermesini istemek anlaşılır; fakat bu istek, kişinin geçmişte yaşadıklarını değiştirme gücüne sahip olduğu anlamına gelmez. Benzer şekilde yeniden yazabilmek, aile içindeki bütün anlaşmazlıkları kendiliğinden çözmez.

Bu nedenle film için önerilen okuma rotası üç soruyu birbirinden ayırıyor: Hayati neyi onarmak istiyor, neyi gerçekten değiştirebiliyor ve başkalarının kararlarını ne ölçüde kabul edebiliyor? İlk soru arzuyu, ikincisi eylemi, üçüncüsü ilişkiyi görünür kılar. Ağacın ve edebiyatın yan yana gelişi, ancak bu ayrımlar korunduğunda karakterin dünyasını genişletir. Yoksa canlılık işaretini görür görmez bütün sorunların çözüldüğünü varsaymak kolaylaşır.

Benzer soruları hangi mevcut rehberler açıyor?

Ana Yurdu rehberi, Nesrin’in yazmak için çekildiği evin annesiyle birlikte nasıl bir sınır meselesine dönüştüğünü inceliyor. Ceviz Ağacı’yla yararlı ortak soru, üretmek için seçilen yerin aile geçmişinden ne kadar ayrılabildiği. Buna karşılık iki yazarın davranışını aynı nedenlere bağlamak gerekmiyor; her birinin karşısındaki kişi ve mekân farklı bir baskı düzeni kuruyor.

Yazgı ve Yabancı üzerine rehber ise eylemde bulunmama ile başkasının kişiye yüklediği anlam arasındaki mesafeyi düşünmeye yarıyor. Ceviz Ağacı’na dönerken odak yine somut bahçe ve yazı olsun: Hayati bir ağacı yaşatmaya çalışırken hangi geçmişin içinde duruyor? Bu soru, olayların ileride ulaşacağı suçlama düğümünü önceden çözmeden filmin aile, sanat ve irade bağlantısını izlemek için yeterli bir başlangıç veriyor.

Sık sorulan sorular

Hayati neden ceviz ağacını canlandırmaya çalışıyor?

İKSV özeti bu çabayı yazma tıkanıklığı ve aile geçmişine yönelişiyle birlikte anlatıyor. Ağaç annesinin bahçesinde bulunuyor; bu nedenle arayışın aileye ait somut mekânı.

Film Bir Adam Yaratmak uyarlaması mı?

Soysal, 2019 söyleşisinde oyundan ilham ve göndermeler aldığını, kendi hikâyesinin başka bir meseleye yöneldiğini söylüyor. Bu açıklama birebir uyarlama tanımı sağlamıyor.

Hayati yönetmenin kendisi mi?

Soysal, Paşaoğlu söyleşisinde Hayati’yi kendisinden ayrı gördüğünü; karakteri edebiyat kişilerinde ve sanatçılarda gözlediği özelliklerle kurduğunu belirtiyor.

2020 kaydı filmin ilk gösteriminin de 2020 olduğunu mu gösterir?

Hayır. İKSV sayfası 2020 festival kaydıdır; Gazete Duvar’ın 31 Ekim 2019 tarihli söyleşisi Antalya’daki gösterim bağlamını açıkça içerir.

KAYNAKLARIYLA

Kaynaklar ve ileri okuma

BİR SONRAKİ OKUMA

Başka bir hikâyeye geç

Tüm haberler ve rehberler →