Aynı filmde iki ayrı görev
Akın Aksu, Ahlat Ağacı’nın ortak senaristlerinden biri ve filmde İmam Veysel’i canlandıran kişi. Cannes’ın resmî künyesi senaryoda Nuri Bilge Ceylan, Ebru Ceylan ve Akın Aksu adlarını birlikte listeliyor. Aksu’nun oyunculuk görevi ise kendi özgün söyleşisinde açık biçimde doğrulanıyor.
Buradaki ayrım küçük görünse de filmle ilgili birçok soruyu netleştiriyor. Aksu’nun senaryoya kişisel deneyimlerinden malzeme sağlaması, ekranda kendisini oynadığı anlamına gelmiyor. Senaryo çalışmasına katılmasıyla bir karakteri canlandırması farklı üretim aşamaları. Birinin kanıtını ötekine otomatik olarak taşımamak gerekiyor. Veysel rolü, senaryo künyesindeki ortak yazarlık bilgisinin yerine geçmez.
Senaryodan önce kişisel bir metin var
Aksu, BirGün’ün Şubat 2019 tarihli özgün söyleşisinde Nuri Bilge Ceylan ile konuşmalarının ardından bir metin yazdığını, bunu göndermesinden sonra senaryo çalışmasının başladığını anlatıyor. Bu, ilk malzemenin yazılmasıyla filmin çekim senaryosunun aynı anda ortaya çıkmadığını gösteriyor. Arada ortak geliştirme aşaması bulunuyor.
Kişisel bir deneyim anlatısı, doğrudan oyuncuların oynayacağı sahnelerden oluşmak zorunda değil. Bir hatıra başka karaktere dağıtılabilir, tek bir olay farklı sahnelere açılabilir. Ahlat Ağacı üzerine yazarken ilk metinle son senaryoyu aynı belge diye tanıtmak, bu dönüşümün çalışmasını görünmez bırakır. Aksu’nun tanıklığı özellikle bu ayrılığı araştırmaya imkân veriyor.
Sinan, Akın Aksu’nun birebir portresi mi?
Şebnem Göksel’in Çanakkale İçinde / Bir Kent Günlüğü için yaptığı ve Okumak İyi Gelir’de yayımlanan söyleşide Aksu, başlangıç hikâyesini gençliğindeki kitap bastırma serüveniyle ilişkilendiriyor. Ancak senaryo sürecinin sonunda gerçeğin değiştiğini, Sinan’ı kendisine benzetmenin amaçları olmadığını söylüyor. Bu yüzden filmdeki kişiyi doğrudan gerçek Aksu olarak tanımlamıyor.
Bu açıklama, bir eserin kişisel yaşantıdan yararlanmasıyla otobiyografi olması arasındaki farkı somutlaştırıyor. Kaynak yaşanmış olabilir; ekrandaki kişi başka bir karakter olarak kurulabilir. Seyirci için daha verimli soru, gerçek hayatta kimin aynı sözü söylediğinden çok, o sözün Sinan’ın hikâyesinde ne işe yaradığı olabilir.
İmam Veysel rolü nasıl gelmiş?
Aksu, BirGün söyleşisinde oyunculuğu baştan planlamadığını anlatıyor. Başka bir oyuncunun programa katılamaması üzerine yönetmen yardımcısı aracılığıyla kendisine haber verilmiş; Ceylan’ın İmam Veysel için onu düşündüğü söylenmiş. Bu bilgi, oyuncu seçiminin yazarlık göreviyle en baştan birlikte tasarlandığı varsayımını desteklemiyor.
Bir senaristin filmin içinde görünmesi, anlattığı bütün fikirlerin kendi görüşleri olduğu anlamına da gelmez. Canlandırılan kişinin mesleği ve konuşmaları kurmaca içindeki konumuna aittir. Yazarlık emeği birden fazla karakteri düşünmeyi gerektirirken oyunculuk belirli bir karakterin davranışını taşır. Aksu’nun iki görevi birlikte yapması bu temel farkı ortadan kaldırmıyor.
Ortak imza, sahneleri kişilere bölüştüren bir anahtar değil
Cannes künyesindeki üç senarist adı, filmin yazarlık yapısının resmî kaydı. Buna bakarak hangi diyalog cümlesini hangi yazarın tek başına yazdığı söylenemez. Bunun için taslak, çalışma notu veya o karar hakkında doğrudan tanıklık gerekir. Aynı şekilde yönetmenin aynı zamanda senarist olması diğer iki imzayı gereksiz kılmıyor.
Yaratıcı emeği araştırırken görev listesiyle karar geçmişini ayırmak yararlı. Künye kimin hangi alanda çalıştığını verir; bir sahnenin nasıl oluştuğu ise ayrıca araştırılır. Bu rehberin kaynakları kişisel metnin gönderilmesi ve ortak senaryo çalışması hakkında bilgi sağlıyor. Bütün yazım sürecinin ayrıntılı bir günlük kaydını sundukları iddia edilmiyor.
İlham verilen hayat ile oynanan rolü çapraz eşleştirmeyin
Aksu’nun geçmişinden esinlenerek oluşturulduğunu açıkladığı karakter Sinan; kendisinin canlandırdığı kişi ise Veysel. Böylece malzemenin kaynağı ile kamera karşısındaki temsil doğrudan aynı kişide buluşmuyor. Bu ayrım, yönetmen ve oyuncu adları kadar dikkatle okunması gereken bir bilgi.
Aynı filmi yalnız “yazar kendi hayatını oynadı” cümlesiyle tarif etmek iki farklı ilişkiyi yanlış birleştirir. Oyuncunun bedenini gördüğümüz karakter, hikâyeye kaynak olan kişi olmak zorunda değil. Bir filmdeki gerçek yaşam etkisini araştırırken önce kimin hangi karakteri oynadığını, sonra hangi yaratıcı açıklamanın hangi bağa işaret ettiğini ayırmak gerekir.
Film tarihini ve uluslararası adını doğru okuyun
Cannes kaydı Ahlat Ağacı’nı 2018 yapımı, 188 dakikalık yarışma filmi olarak listeliyor; İngilizce başlık The Wild Pear Tree. Uluslararası bir söyleşide bu isimle karşılaştığınızda başka bir devam filmi veya yeniden çevrim söz konusu değil. Aynı eserin farklı dildeki başlığını görüyorsunuz.
2019 ve 2021 söyleşileri de bugün yeni bir film haberi olarak kullanılmıyor. Kalıcı değerleri, kaynak deneyimin senaryoya dönüşmesini ve Aksu’nun iki farklı yaratıcı görevini açıklamaları. Filmi ekip üzerinden araştırmak isteyen okur, ortak yazarlığı Cannes künyesinden, oyunculuk sürecini Aksu’nun doğrudan anlatımından takip edebilir; birebir hayat eşleştirmesini ise kendi açıklamasının çizdiği sınırda tutabilir.
Sık sorulan sorular
Ahlat Ağacı’nın senaristleri kim?
Cannes resmî künyesinde Nuri Bilge Ceylan, Ebru Ceylan ve Akın Aksu birlikte listeleniyor.
İmam Veysel’i kim canlandırıyor?
Akın Aksu. Aksu, BirGün söyleşisinde rolün kendisine nasıl geldiğini anlatıyor.
Akın Aksu filmde kendisini mi oynuyor?
Aksu Veysel’i canlandırıyor. Kendi deneyimlerinden yararlanılarak kurulan Sinan ile birebir eşleştirmeyi ise özgün söyleşisinde reddediyor.
The Wild Pear Tree başka film mi?
Hayır, Ahlat Ağacı’nın İngilizce uluslararası adı. Cannes aynı kayıtta bu başlığı kullanıyor.
KAYNAKLARIYLA
Kaynaklar ve ileri okuma
- Cannes · 2018 yapım, üç senarist ve uluslararası başlık künyesi Kontrol: 22 Ekim 2026
- BirGün · Akın Aksu ile senaryo ve Veysel rolü özgün söyleşisi, 17 Şubat 2019 Kontrol: 22 Ekim 2026
- Şebnem Göksel · Aksu ile kişisel hikâye ve kurmaca ayrımı söyleşisi, 12 Ocak 2021 Kontrol: 22 Ekim 2026


